İnterseksüel ŞaLaLa

cinsiyet ve cibilliyetin kaygan zemini

Monthly Archives: Ekim 2013

Ne eksiğiz ne de suçlu; sadece interseksiz

Cumhuriyet Pazar’a kapak olduk biz 🙂 Okumak için görsellere tıklayarak büyütebilirsiniz, aşağıda bir sayfa görseli daha var ayrıca metni de ekliyoruz.

27PD01

cum27CDR02_IST

Onlarla bir blog aracılığıyla tanıştım, itiraf etmeliyim ki, her gün açıp sonra okuyamadığım onlarca blogdan biri olarak kalacağını düşünüyordum linke tıkladığımda, ama sonra uzun bir yazı takıldı gözüme; “Köyün birkaç kadını ve annemin beni zorla yatırarak, ağlamalarım ve feryat figanlarım arasında apış arama bakıp ellediklerini, yorumlar yaptıklarını hatırlıyorum: ‘Bak şurada yeri belli. Açarlar Allah’ın izniyle’. İlk defa bir parçamın öcü, kötü olduğunu algılıyordum”…

Okudukça biraz daha anlamak istedim anlatılan yaşamı; “Arkadaşlarım bana hem kız hem oğlan olduğumu belirten, genital organlarımı tarif eden onlarca lakap takardı. Delirecek gibi olurdum, o koroyu bırakıp eve koşardım. Okul yaşım geldiğinde tam olarak öğrendim dışlanmanın ne olduğunu. Yaşıtlarım okul ihtiyaçlarını bana gösteriyorlardı. Eve koşup benimkilerin ne zaman alınacağını sordum. Bir sessizlik oldu… Babam yüzüme bakmadan hışımla ‘Üç köyün çocukları aynı okula geliyor, her gün eve bir sorunla gelir, çocuklar buna rahat mı verir sanki. Temelli rezil mi olalım’ dedi. Abim babamı destekledi; tiksinerek bakıp ‘Defol git. Okul mokul yok’ diye söylendi… Her yönden ailenin utanç kaynağı, saklanması gereken öcüsüydüm. Söz konusu para olunca hiç utanmadılar ama.”

https://intersexualshalala.wordpress.com sitesinin kurucuları Tuna, Deniz, Şerife ile işte bu yazıdan sonra iletişime geçtim. Onlar, şimdiye kadar LGBT örgütleri arasında bile konuşulmayan bir konuyu gündemimize sokuyorlar: İnterseks. Öyle basitleştirildiği gibi “hem vajinası, hem penisi olan çift cinsiyetli insan” tanımlaması onları anlatmak için yetmiyor, çünkü hem biyolojik, hem de ruhsal bir kimlik bu. O nedenle bireyin rızası alınmadan erken yaşta yapılan ameliyatlara karşılar. Şimdilik, Lambdaİstanbul çatısı altında yürütüyorlar faaliyetlerini. Çünkü henüz bunu dillendirecek kadar çok cesur interseks bireye ulaşamamışlar. Oysa interseks bireylerin dünya nüfusunun yüzde 5’ini oluşturduğu tahmin ediliyor. Gelin sözü sahiplerine bırakalım…

-Tanışalım? Ben Tuna. 33 yaşındayım. Grafikerim.

Deniz. 31’imdeyim. Özel sektörde çalışıyorum.

Adım, Şerife. 40’ımdayım. Emekliyim.

– İnterseks, Türkiye için yeni bir kavram. İnterseks bireyi nasıl tanımlamamız gerekiyor? TUNA: İnterseks biyolojik, bedensel bir durum. Pek çok farklı biyolojik cinsiyet çeşitliliğini interseks tanımında topluyoruz, bunlar cinsel organ ve kromozom farklılıklarını içeren kategoriler, yani interseks toplumda bilinen basit anlamıyla “hem vajinası hem penisi olan çift cinsiyetli insan” değil. İnterseks bir birey kendisini kadın, erkek, çokcinsiyetli ya da cinsiyetsiz olarak tanımlayabilir, bu bireyden bireye değişir. Cinsel yönelim de her interseks bireyde farklıdır.

– Ya siz; sizler kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz? TUNA: Biyolojik durumum interseks, toplumsal cinsiyetim kadın ve cinsel yönelimim de kadınlara. Gerçekten sevgililik diyebileceğim ilişkilerim 29 yaşımdan sonra oldu, ama insanların kafasını karıştırdığı için sanırım, uzun sürmedi. Yine de tutkuyu, hevesleri, sevme arzusunu elden bırakmadım hiç. Acı ya da tatlı yaşadıklarımdan pişmanlık duymadım. “İnterseks olmama rağmen bedensel ve romantik deneyimler yaşayabiliyorum”u kendime kanıtlamaya çalıştım galiba biraz.

DENİZ: Bilinçlendikçe son yıllarda kendimi interseks olarak tanımlamaya başladım. Fakat, bu şu an için kısıtlı bir çevrede böyle. Sosyal olarak kadın kimliğindeyim. Cinsel yönelimim, erkeklere.

ŞERİFE: Dünyaya erkek gözüyle bakıyorum sanırım. Araba alım-satımı yaptığım zamanlarda arabalardan çok iyi anladığımı gördüklerinde bana “abi” diye hitap eder, sonra özür dileyip abla derlerdi. XY kromozomu taşıyorum. Cinsellik sanırım çoğu interseks için kabus. Korkularla dolu. Hele bir de operasyon geçirmişsen; cinselliğiniz fiziksel olarak da darbe alıyor. Platonik veya karşı tarafı da haberdar ederek aşkı çok yaşadım fakat beden temasından hep kaçındım.

– İnterseks olduğunuz için şimdiye kadar yaşadığınız en büyük zorluk nedir? TUNA: Rızam olmadan içine sokulduğum tıbbi süreç. Doktordan doktora, laboratuvardan laboratuvara sürüklenmem, ama bana hiç bilgi verilmemesi, tıp personeli tarafından bazen küçümseyici, acıyarak bakan tavırlara maruz kalmak, bedenimin kontrolünün bende olmadığını görmek ciddi bir travmaya yol açtı.

O kadar çok zorluk var ki, hangisini anlatayım. Romantik ilişkilerdeki sıkıntılar da ayrı. Birisiyle flörte başladığınızda ona durumunuzu anlatmak, sizden uzaklaşacağından korkmak çok sıkıntılı. Ben bunu zamanla tanıştıklarıma baştan interseks olduğumu söyleyerek aştım. Bunu özel bir seremoniyle de yapmıyorum artık, lafın arasında doğal birşeymiş gibi bahsediveriyorum, doğal da zaten. Derin bir suskunluğa, bedenimizdeki sırrı saklamaya programlanarak yetiştiriliyoruz ailelerimiz tarafından. Bu da intersekslerde en çok rastlanan psikolojik sıkıntının sosyofobi olmasına yol açıyor. Bu öyle bir rahatsızlık ki telefona cevap vermek bile büyük mesele oluyor bazen.

DENİZ: Ben de ilk sıkıntıları ve gerginlikleri ergenliğimden itibaren doktorlarla olan maceralarımda yaşadım. Söz konusu kendi bedeniniz olduğu halde siz sanki bir misafirmişsiniz gibi davranılıyor. Doktor annenize durumunuzu gizlice anlatıyor. Ya da jinekoloji masasında muayene olurken artık neredeyse reşit olduğunuz halde izin alma gereği bile duymadan annenizi ve diğer doktorları çağırıp en mahrem bölgenizi gösterebiliyorlar.

İnterseks olmak toplumumuzun bilinçsizliği ve geri kafalılığı nedeniyle size sürekli suçluluk psikolojisi aşılıyor. Sürekli kusurlu, eksik, yanlış, defolu ve ucube olduğunuzu düşünmeye başlıyorsunuz. Bu kronikleşerek hayat boyu peşinizi bırakmayacak özgüven problemi yaratıyor. Üniversiteden itibaren kadın cinsel kimliğine girebilmek için bir nevi kendimden vazgeçiyor, rol yapıyor ve içimdeki erkek tarafımı bastırmaya çalışıyordum. Hayatınızın her anında rol yaptığınızı düşünün! Benliğimde hem kadınlığı hem erkekliği taşıyorum. Sadece, kadın yanımı yaşayabildiğim oranda erkek yanımı da yaşayabilmek istiyorum. İnsanlara açılırsam “Haa şu interseks kişi mi?” şeklinde yaklaşmalarını istemiyorum. Çünkü interseks olmak özelliklerimden sadece biri, kişiliğimin tamamı değil. ŞERİFE: Hayatın her alanı zor bizim için. Çünkü üçüncü bir cinsiyete yer yok. Ekonomik koşullardan tutun da toplumsal tabulara, sosyal yapıya kadar her şey bize karşı. Kendimiz olamıyoruz. Kısaca toplumda cinsiyet sahtekarı olmak zorundayız. Umarım sonraki nesiller daha özgürce kendilerini ifade edebilecekleri bir dünya bulurlar.

– LGBT örgütlerinde bile pek konuşulmayan interseksi gündemimize sokmak için uğraşıyorsunuz. Neden bunca zaman konuşulamadı bu konu sizce? TUNA: Tabular yüzünden. Susturulmaya, saklanmaya programlandığımız için. İnterseks bireyler deşifre olmaktan, yaftalanmaktan, hırpalanmaktan çok korktular. Ortaya çıkıp kendilerini anlatamadılar. Onlar çıkmayınca da kimse konuşmadı.

Doktorlar aileleri yanlış yönlendirmeye, gereksiz kozmetik ameliyatlarla çocuklar “normalleştirilip” cinsellikleri sakatlanmaya devam edildi… Beni, aktivist arkadaşlarım cesaretlendirdi. Mesela, geçen hafta kaybettiğimiz, trans erkek aktivizmi ve feminist mücadelede ciddi emeği olan Ali Arıkan, blogu kurmamı, yazmamı teşvik etti, çeviriler yaptı. Cesareti olan interseks birey sayısı henüz çok çok az, sadece intersekslerin yer aldığı bir örgüt kurmak için henüz erken. Biz de işe Lambdaistanbul’da başladık.

LGBT de intersekslere toplumun geri kalanı kadar yabancıydı, ama birbirimizi tanıdık, tartıştık, özeleştirilerini yaptılar sahiplenmekte geç kaldıkları için. Lambda bildiri yayınlayıp mücadele alanlarını LGBT’den LGBTİ’ye genişlettiklerini, interseks meselesini sahiplendiklerini deklare etti. Pek çok ülkede intersekslerle LGBT arasında böyle bir bağ yok henüz.

DENİZ: Konu tıp camiası içinde kaldı çoğunlukla, doktorlar bunu salt tıbbi bir durum olarak görüyor. İki neşter darbesiyle, “oldu da bitti maşallah” şeklinde yaklaşarak sadece ameliyatla bireyi istedikleri cinsiyete çevirebileceklerini düşünüyorlar. Oysa intersekslik hayat boyu yaşanacak, kadınlık, erkeklik gibi bir kimlik. Çünkü işin bir de ruhsal boyutu var. İnterseksliğin ruhsal, toplumsal boyutları tıbbi durumdan çok daha derin.

– Bu yüzden mi çocuklukta yapılan ameliyatlara karşınız? TUNA: Geçen hafta Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nce kabul edilen bir kararda, kız, erkek ve interseks çocukların maruz kaldığı genital organ cerrahi müdahaleleri gereksiz ve çocukların psikolojik sağlığında iz bırakan müdahaleler olarak nitelendirildi. İnterseks çocuklar herhangi bir tıbbi şikayetleri olmadan, sadece kadın- erkek imajına uydurulabilmek, normalleştirilmek için rızaları olmadan aileleri ve doktorlarının kontrolünde ameliyat ediliyor. Bir organınızın size sorulmadan kesilmesi büyük travma, hem psikolojik hem fiziksel olarak cinsellikte sıkıntılar yaşıyorsunuz, bedeniniz geri döndürülemez biçimde başkalarınca değiştiriliyor. Size çok fantastik bir şey söyleyeyim, anne-babalarımız ve doktorlar bizi bizden saklıyor, 20’lerimizde google’dan araştırarak öğreniyoruz interseksliğin ne olduğunu, interseks olduğumuzu bilmiyoruz bile, bende ne var diye dolaşıp duruyoruz kafayı sıyırır şekilde. Bu bir insan hakkı, interseksler her yaşta birey olarak ciddiye alınıp bilgilendirilmeli, fikirleri alınmalı, bedenleri kendilerine bırakılmalı. Karar verecek yaşa geldiğinde birey ne ameliyatı isterse olur ya da istemiyorsa olmaz.

– İnterseks bireyler için nasıl bir mücadele yürütmeyi planlıyorsunuz? TUNA: Türkiye için yolun henüz başındayız. Ama umutluyuz. İlk yapmamız gereken daha fazla interseks bireye ulaşmak. İleride yine LGBT çevrelerle temasda ancak interseks bireylere özel bir örgütlenme kurabiliriz. Blogumuz da kendi çapında bir kurum olmaya başladı. Temel bilgi içeren pek çok yazı var. Bir anne-baba rehberi olacak, bunu çok önemsiyorum, intersekslerin ebeveynleri doğru yönlendirilmeli, çocuklarının yanlış, hatalı, arızalı, utanılması gereken bir şey olmadığını bilmeliler, onları birey olarak görüp ciddiye almalılar. İnterseks aileleri için de bir örgütlenmeye ihtiyaç var.

ŞERİFE: Mücadele en başta tıp alanında olmalı, “genital cinayet” işleyen doktorlara karşı! İnterseks çocuklara ve ailelerine daha iyi yönlendirme yapılmalı, psikolojik desteğe ulaşmaları kolaylaştırılmalı. Toplum denen olgu bir hapishane interseksler için, kapıdan dışarı adımını attığın anda korku ve saklanma başlıyor. Bu değişmeli.

DENİZ: Bir de yasal haklar var. Avustralya ve Almanya resmi belgelere 3. cinsiyet kutucuğunu koydu. Bu ülkelerde interseks bireylerin hakları ayrımcılığa karşı anayasal korumada. AB’nin Çocukların Bedensel Bütünlüğünü Koruma Hakkı Raporu da yasal güvenceleri pekiştirecek. Avustralya Tony Briffa’yı çıkardı, dünyanın kimliği açık ilk interseks belediye başkanı. ABD’de interseks çocuk ameliyatlarını yapan devlet kurumları ve doktorlar mahkemeye verilebiliyor, emsal davalar var. Sırf tıp kurumuna başvurmuş, hastanede kaydı düşülmüş interseks bireyler dünya nüfusunun yüzde 2’si, bir de kaydı olmayanlarla rakamın yüzde 5’i bulduğunu düşünüyoruz, yani 200’le 350 milyon kişi arasında çok ciddi bir kitle söz konusu, bunu gözardı edemeyiz. İnterseksler vardır!

İnterseks Farkındalığı Günü bu yıl 10. kez kutlanıyor

47106_4709525263001_178428900_nBugün, 10. kez, interseks bireyler, zorla uygulanmış cerrahi operasyonlardan hayatta kalanlar, sevgililer, eşler, aileler, arkadaşlar ve müttefikler tüm dünyada İnterseks Farkındalığı Günü’nü kutluyor ve Boston’da 26 Ekim 1996 tarihinde gerçekleştirilen dünya tarihindeki ilk interseks protestosunu anıyor. Amerikan Pediatri Akademisi’nin yıllık toplantısı sırasında Heidi Walcutt tarafından gerçekleştirilen bu protestonun başlattığı hareket bugün tüm dünyada büyüyerek devam ediyor ve interseks görünürlüğünü her geçen gün arttırıyor. İnterseks hareketinin zorunlu genital ameliyatları durdurmak için örgütlü mücadelesi 20. yılını doldurdu. İnterseks Farkındalığı etkinlikleri dünyanın çeşitli kentlerinde 8 Kasım’a kadar devam edecek.

Intersex, buffer zone of the geography of sexes

For Turkish: https://intersexualshalala.wordpress.com/2011/05/07/cinsiyet-cografyasinin-tampon-bolgesi-intersex/

First Publication Date in Turkish: 07/05/2011

YinYangRainbow_2In the light of personal experiences…

Intersex individuals are not just a bunch of reality show materials, they are between us and they are silent. They are the least spoken part of queer world. Most of them live as heterosexual, homosexual, married or single and ordinary citizens. But all of them carry bitter memories, deep traumas. I’ve never met another intersex individual but i’m an intersex and i know that all of us are wounded both physically and emotionally. I know all the things we’ve been through at the cost of normalization.

With these text, my aim is not to expose myself or not to remind myself my bad memories. I write because i want to leave the things that choking me up and that hurts me, behind. Silence poisons us and the antidote is speaking, saying “i exist”. I write because i want you to know what an intersex individiual live. Bu yazının devamını oku

To Be an Intersex Child in a Village

12go51wh3 (1)Source: Şerife, “Köyde interseks bir çocuk olmak,” (“To Be an Intersex Child in a Village,”) İnterseksüel ŞaLaLa, 1 October 2013, https://intersexualshalala.wordpress.com/2013/10/01/koyde-interseks-bir-cocuk-olmak/

Do you know what it is like to be an intersex person in Anatolia, in a village in Turkey? I know that pain, I know what it is like to be the kid who got called names or heard a mother’s sigh when she was asked about it.. Listen to it from someone like me who once could not speak Turkish at all.

I guess I was 5 or 6 years old, I remember some women from our village and my mother forcing me to lie down and touching me between my legs while I was crying and screaming, making comments like they were doctors. They were consoling my mother by saying: ‘’Look, it is right there. Doctors will open it with the grace of God’’ and my mother would agree with them with gratitude and say, ‘’Amen, please God.’’

Bu yazının devamını oku

Not a girl that looks like a boy or a boy that looks like a girl: INTERSEX!

neaeeoazodt (1)Source: Lambdaistanbul, “Kız görünümlü erkek, erkek görünümlü kız değil: İNTERSEKS!,” (“Not a girl that looks like a boy or a boy that looks like a girl: INTERSEX!”) 1 October 2013, http://www.lambdaistanbul.org/s/etkinlik/kiz-gorunumlu-erkek-erkek-gorunumlu-kiz-degil-interseks/

During the Gezi Resistance in June, a significant part of society clearly saw how the media can be prejudiced, manipulative, and can choose to ignore certain things. However, this has always been the case for groups who have been made “the other” or silenced. Mainstream media has always ignored what women, unrecognized ethnic groups, LGBT people have said, done and experienced or turned them into circus freaks who can be abused. In general, these groups have tried to overcome this problem by creating their own alternative media outlets. On the other hand, one group has remained more silent, more invisible than the others. They could not even create a safe ghetto, a sub culture to exist in. We will tell you more about intersex people.

Intersex people are born with biological gender differences. They are called hermaphrodites by science, and the public use vulgar colloquial terms that denote an androgenous or monoclinous nature to describe them. Intersex people are living with the loneliness and pain caused by being invisible and the fear of being labeled if they become visible. Last week, mainstream media surprised us by showing us an example of how one can be ignored and labeled at the same time. In a widely publicized story, “He became a boy at age 10,” from Anadolu Agency sources, the experience of an intersex child called R.Y. was reported, without once using the word ‘intersex’ and instead using phrases like “originally a fertile girl,” “a girl that looks like a boy or a boy that looks like a girl” as if R.Y. was a product in a store. R.Y. was operated on without permission or receiving counselling. Not only was the uninformed child subjected to a harsh medical procedure without their opinion or consent, they also became the plaything of the media that used an incorrect and harsh language.

Bu yazının devamını oku

İnterseks Dostları Kılavuzu

443496998_640

– Broşürü buradan pdf formatında da indirebilirsiniz –

İnterseksliğin Temelleri

İnterseks nedir?

İnterseks bireyler tipik kadın veya erkek tanımına uymayan anatomik cinsiyet özelliklerinin (kromozomlar, genital, ve/veya üreme organları) bir karışımına sahiptirler. İnterseksin birçok şekli vardır, tek bir kategori değildir. Detaylı bir liste için bakınız: http://goo.gl/ShwqN1

Ne kadar interseks birey var?

İnterseks doğumları hakkında bulunabilen en geniş çalışmada, interseks bireylerin nüfusun %1.9’unu oluşturduğu söyleniyor. Bu oran, interseks bireylerin kızıl saçlı bireyler (dünya nüfusunun %1-2’si) kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, bu araştırma sadece kliniklere gitmiş interseks bireyler veri olarak kullanılarak yapılmıştır. İnterseks olarak sınıflandırılabilecek fakat kendini interseks olarak tanımlamayan bireylerle birlikte bu oranın daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

İnterseks bireylerin “tedavi”ye ihtiyaçları var mı? İnterseks bireyler hasta mı?

Bir çocuğun interseks özelliklerinin acil tedavi gerektiren sağlık sorunlarına yol açtığı çok az örnek vardır. Aksine, interseks bireylerin de bütün bireyler gibi bazen sağlık sorunları olabilir. Örneğin; kadın olmak bir sağlık problemi değildir fakat “kadın”lara özgü, meme ve yumurtalık kanseri gibi, sağlık problemleri vardır.

İnterseksin cinsiyet, cinsel yönelim veya cinsel aktiviteyle bir bağlantısı var mı?

İnterseks biyolojik bir gerçektir fakat insan vücudu ve cinsellik arasında sosyokültürel bir ilişki bulunduğu için cinsiyet, cinsel yönelim ve aktiviteyle karıştırılabilir. Aksine, interseksin cinsel kimlikle bir bağlantısı yoktur: interseks bireyler, interseks olmayan bireylerle aynı cinsel tanımlamalara sahiptir. İnterseks bir birey kendisini kadın, erkek, cinsiyetlerarası, cinsiyetsiz ve başka kimliklerden birisiyle ifade edebilir. İnterseksin ayrıca cinsel yönelimle de bir bağlantısı yoktur: interseks bir birey heteroseksüel, homoseksüel, biseksüel veya kuir olabilir.

Bu yazının devamını oku

Avrupa Konseyi’nden interseks bireyleri sevindiren karar

011020132025097847799_2

Avrupa, çocukların bedensel bütünlüklerinin korunması hakkında tarihi bir karara imza attı. Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) tarafından bugün Strasbourg’da kabul edilen bir kararda, kız, erkek ve interseks çocukların maruz kaldığı genital organ cerrahi müdahaleler gereksiz ve çocukların psikolojik sağlığı üzerinde iz bırakan müdahaleler olarak nitelendirildi. Karar interseks bireyler ve interseks haklarını savunan sivil toplum örgütlerince memnuniyetle karşılandı.

Kayhan Karaca’nın Deutsche Welle Türkçe servisinde yer alan haberine göre, AKPM Sosyalist Grup üyesi Alman parlamenter Marlene Rupprecht tarafından kaleme alınan “Çocukların Fiziksel Bütünlük Hakkı” başlıklı rapor ve beraberindeki karar taslağı nihai oylamada 19’a karşı 77 oyla kabul edildi, 12 parlamenter ise çekimser kaldı. Rapor sadece erkek çocukların sünnet edilmesini konu almasa da Avrupa Konseyi kulislerinde “sünnet raporu” olarak anılıyor.

14 YAŞINA KADAR BEKLENMESİ ÖNERİSİ
Alman raportör, oylama öncesi genel kurulda yaptığı konuşmada, sirkumsizyon (sünnet) ve genital mutilasyonun (keserek kötürüm etme) çocukların psikolojik sağlığı üzerinde uzun vadede bıraktığı izlerin sorgulanmasını ve cerrahi operasyon çocukların onayının alınmasını istedi. Raporun açıklama bölümünde çocukların onayının alınması için 14 yaşına kadar beklenmesi önerisi yer alıyor. Raporun “dinsel hakları sınırlayıcı” olduğu yönündeki eleştirileri de reddeden Marlene Rupprecht, “Amacım bir şeyi şu ya da bu yasayla yasaklatmak değil, diyalog başlatmak” şeklinde konuştu.

Bu yazının devamını oku

Lambdaistanbul’dan interseks bildirisi

neaeeOaZodTLambdaistanbul LGBTİ Derneği bir bildiri ile bundan böyle interseks bireylerin sorunlarını ve görünürlük mücadelesine de kendi mücadele gündemlerinden birisi olarak sahiplendiğini ve bünyesinde interseks aktivistlerle birlikte çalışacağını deklare etti. Bildiride medyanın intersekslerle ilgili haber yaparken kullandığı yaftalayıcı dil de eleştirildi.

İnterseksüel Şalala olarak Lambda’daki tüm arkadaşlarımıza teşekkür ederiz. Bildiriyi aşağıda yayınlıyoruz:

Kız görünümlü erkek, erkek görünümlü kız değil: İNTERSEKS!
Haziran ayında Gezi direnişi sırasında da toplumun büyük kesimi medyanın ne kadar yanlı, ne kadar manipülatif olabildiğini ve bazı şeyleri nasıl yok saydığını açıkça gördü. Ancak bu ötekileştirilmiş, sesleri bastırılmış bazı gruplar için zaten ezelden beri böyleydi. Anaakım medya her zaman kadınların, kimlik mücadelesi içindeki etnik grupların, lgbt bireylerin söylediklerini, yaptıklarını, başına gelenleri ya görmezden geldi ya da birer sirk ucubesi şeklinde servis ederek sömürülebilir hale dönüştürdü. Bahsi geçen ötekileştirilmiş gruplar bu sorunu genellikle kendi alternatif basın yayın mecralarını oluşturarak aşmaya çalıştılar. Öte yandan, bir grup herkesten daha sessiz, daha görünmez kaldı, kendine içinde var olabileceği korunaklı bir getto, bir altkültür dahi yaratamadı. Size interseks bireylerden bahsedeceğiz. Bu yazının devamını oku

Köyde interseks bir çocuk olmak

12go51wh3Yazar: Şerife

Anadolu’da, Türkiye’nin herhangi bir köyünde interseks olmak nasıl bir şey bilir misiniz? Ben bilirim o acıları, lakaplar takılan bir çocuk olmayı, bir anneye sorulduğunda çektiği ahı. Bir zamanlar hiç Türkçe bilmeyen benden dinleyin.

Sanırım 5 veya 6 yaşındaydım, köyün bir kaç kadını ve annemin beni tutup zorla yatırarak, ağlamalarım ve feryat figan çığlıklarım arasında birer doktor edasıyla apış arama bakıp ellediklerini, yorumlar yaptıklarını hatırlıyorum. “Bak şurada yeri belli. Açarlar Allah’ın izniyle” diyerek anneme teselli veriyorlardı. Annem de “Amin. İnşallah” diyerek minnettarlıkla katılıyordu onlara.

İlk defa bir parçamın öcü olduğunu, kötü olduğunu algılıyordum, zihnimle o bölgem arasında iletişim başlamıştı. Günlerce yaşlılardan korkarak uzak durdum. 1978 ilkbaharı. Bu yazının devamını oku