İnterseksüel ŞaLaLa

cinsiyet ve cibilliyetin kaygan zemini

İnterseks Farkındalık Günü kutlu olsun!

14713792_1565346013491142_1347776495051352678_n

Türkiye’nin en büyük LGBTİ portalı Kaosgl.org’da yayınlanan röportajımız…

Bugün 26 Ekim İnterseks Farkındalık Günü. Gün anlamını Boston’da 26 Ekim 1996 tarihinde gerçekleştirilen dünyadaki ilk interseks protestosundan alıyor.

İnterseks Farkındalık Günü için Türkiye’deki interseks aktivistlerden Şerife Yurtseven ve Belgin İnan ile konuştuk.

İlk olarak soralım, interseks farkındalığı neden önemli?

Belgin: İnterseks farkındalığı önemli çünkü interseksler cinsel azınlıklar içerisinde görünürlüğü en az olan grup. Bu son yıllarda dünya çapında az da olsa kırılmaya başladı, bu da İnterseks Farkındalığı Günü gibi özel çabalar sonucunda oldu. Bu yıl Birleşmiş Milletler “Özgür ve Eşit” kampanyası çerçevesinde BM bünyesinde ilk kez interseksle ilgili bir video yayınlandı, bu da interseks farkındalığı günü için hazırlanan bir şey.

İntersekslerin neredeyse bütün problemlerinin kökeninde görünürlükten yoksun olmak, gizlilik ve bilgisizlik yatıyor. Toplum, devlet hatta tıp profesyonelleri dahi interseksleri tanımıyor, sıkıntılarını ve ihtiyaçlarını bilmiyor. Kendi kaderini tayin hakkı elinden alınan, sürekli gizliliğe ve suskunluğa mahkum edilen interseks bireylerle ilgili bir farkındalık oluşturmak elzem bir mesele.

Şerife: En önemli tarafı yalnızlık kendi kaderi ve çaresizliğiyle baş başa bırakılmak istenen bireyin, kendinden kaçarak kusur gördüğü veya kusurlu olduğu yerleştirilmiş bilinçaltını ortadan kaldırması için mutlak surette kendi farkındalığını yakalayıp ben varım demesi. Kendinin farkında olmayan ne çevre ne topluma içinde gereken kabullenme ve kabul ettiremez. Burada mücadele şart ve şeffaf olması gereken durumları zorlamak gerekir.

LGBT kısaltmasına İ harfinin eklenmiş olması neleri değiştirdi/değiştirdi mi?

Şerife: Hiç şüphesiz LGBT kısaltmasına İ harfinin eklenmesi hem Türkiye’de hem uluslararası bağlamda interseksler için bir çığır açmıştır. İnterseks bireylerin birbirlerini bulması birlik oluşturmaları dertlerini ve sorunlarını paylaşmaları kendilerinden güç almaları ve Türkiye’de ilkler imza atmaları panel, film, ders ve pek çok etkinlik İ harfinin eklenmesi sayesinde gerçekleşti. Yeterli mi? Değil tabi ki. Daha ulaşmamız gereken çok interseks var. Sorunlarımız için mücadele yollarını birlikte geliştirmemiz gerek.

Türkiye’de İ harfinin eklenmesi için en büyük payı olan Aligül’ü hep yâd ediyoruz, edeceğiz. İnterseksler olarak dernek kurup onun hayalini gerçekleştirmeyi ve LGBTİ camiasından Aligüllerin çoğalmasını istiyoruz. Tıpkı Aligül’ün Belgin ile ilk adımları attıkları o kadim dostlukların çoğalmasını istiyoruz.

Belgin: Değiştirdi. Artık “Lût kavmi” diye yöneltilen saldırı ve tehditlere biz de maruz kalıyoruz (gülüyor). Gezi olayları ile birlikte toplumda LGBT görünürlüğü arttı, hemen ardından buna İ de eklendi ancak bu kısaltmaların tamamı için kafalar hala karışık. Daha doğrusu, zaman zaman bu kısaltma görünürde cehalet nedeniyle ama belki de biraz kasıtlı olarak aleyhimize çevriliyor. “LGBTİ’li birey” gibi ifadeler kullanılmaya başlandı sanki veremli birey ya da Konyalı birey der gibi. Büyük çeşitliliğe sahip bu camia baskıcı muhafazakâr kesim tarafından tek şeye indirgenmeye çalışılıyor.

İşin harflerle, kısaltmalarla ilgili yanını geçecek olursak, elbette LGBT hareketinin interseksi de kapsamaya başlaması bazı şeyleri değiştirdi ve olumlu oldu. Bu konuda interseksler olarak LGBT örgütlenmelerini epey bir dürtmek zorunda kaldığımız bir gerçek ancak LGBT arkadaşlarımızın interseks meselesini kendi meseleleri olarak sahiplenip bize her türlü desteği verdiklerini de inkar edemem. Kesinlikle bu dayanışma bizi bir yerlere taşıdı. Hayalimizde göremeyeceğimiz bazı şeyler yaptık. Üniversitelerde paneller, cep telefonuyla evlerimizde çektiğimiz amatör bir video ile Fransa Douarnenez’de film festivaline katılmak, en başta birbirimizi bulup dostluklar kurmak, beş ya da altı yıl öncesine kadar aklımızın ucundan bile geçmeyecek şeylerdi ve bunlarda LGBT camianın interseksleri de kapsamasının, dayanışmasının payı büyük. Elbette daha alacak çok yolumuz da var.

 

Şerife ve Belgin

Dünya’daki interseks örgütleriyle iletişimde misiniz?

 

Belgin: Evet. Elimizden geldiğince iletişimdeyiz. Özellikle Avustralya, Almanya ve film festivalinden bu yana Fransa ile temaslarımız var. OII (Uluslararası İnterseks Örgütü) Avrupa web sitesindeki diller arasına Türkçe’yi de kattık, bu örgütün Avrupa ayağı ile iletişimimiz devam edecek. Biz kendi aramızdaki koordinasyonu daha güçlendirip dernekleşme sürecimizi tamamlayabilirsek dünyadaki örgütlerden çok daha fazla destek görebileceğimizi düşünüyorum.

Türkiye’de interseks kimlik hareketinin ivme kazanması için neye ihtiyacı var sizce?

Şerife: Türkiye’de interseks hareketin ivme kazanması için mutlak surette kurumsallaşmaşı gerekiyor. Yine LGBTİ çatısı altında kendi dernek çalışması için de olması gerekiyor. Böyle daha çok ses ve görünürlük sağlanır. Bedenlerimiz haklarımızı korumak ve ihlallerini önüne geçmek istiyoruz.

Belgin: Öncelikle Türkiye’deki genel atmosferin değişmesine ihtiyaç var biraz sanırım. Çünkü dönüp baktığımda interseksler olarak bizim kalkışıp bir şeyler yapmaya, LGBT camiaya girmeye başlamamız Gezi süreci ile hemen hemen aynı dönemlere denk düşüyor diyebiliriz, o süreçteki ve hemen öncesindeki ortamdan faydalandık. Bugünse Türkiye’de ne yazık ki her alanda bir gerileme yaşıyoruz, gergin ve insanları korkuya sevk eden bir ortam var. On binlerce hatta son zamanlarında yüz binlerce kişinin yürüdüğü onur yürüyüşü zamanları bizi de motive ediyordu, henüz IŞİD bombaları ile, bir gece ansızın meclisin üzerinde beliren F16’larla tanışmamış bir Türkiye’deydik ve bir şey düşünmeden kendimizi sokağa atabiliyorduk.

Şimdi ortam böyle değil ama elbette bu birşeylerden vazgeçeceğimiz anlamına da gelmiyor. Bütün LGBTİ camia artık eskisi kadar sokak aktivizmi yapamıyor belki ama başka platformlarda aktivizme, bazı kazanımlar elde etmeye ve dayanışmaya devam ediyoruz. İnterseksler olarak biz bir dernekleşme sürecine girmeye çalıştık, hepimiz farklı şehirlerde yaşadığımız ve özel hayatlarımızda bizi bağlayan bazı şeyler olduğu için biraz koordinasyonsuzluk var ve yavaş gidiyor ancak öyle ya da böyle bunu sonuca bağlayacağız. Yazıp çizmeye, kendi aramızda dayanışmaya, dostluğa ve iletişim ağımızı genişletmeye devam ediyoruz. Hareketin ivme kazanması için görünürlüğümüzün artması, ayrıca interseks olarak açılan kişilerin çoğalması da gerekli. Görünürlüğümüzü arttırmak için zaten her an uğraşıyoruz, yeni tanıştığın birisine interseks olduğunu söylemek bile ciddi bir eylem bu anlamda.

Doğumdan itibaren doktorların sebep olmasıyla başlayan ayrımcılığın aşılması için neler yapmak gerek?

Belgin: Öncelikle interseks çocuk ameliyatlarının durdurulması gerek. İnterseks bireyler bedenlerinin kontrolünü ellerine alabilmeli. Ebeveynlerin ve tıp profesyonellerinin interseksliğin bir hastalık, yanlış ya da ayıp bir durum olmadığını kabul etmeleri gerekiyor. Yani olay hastanede ve evde başlıyor, buradaki ayrımcılık aşılırsa okulda, işyerinde, arkadaş ortamlarında da interseksler gizlenmeden daha fazla kabul görmeye başlar. Dernekleştikten sonra umarım özellikle odaklanacağımız iki konu olacak. İlki, ebeveynleri bilgilendirecek ve dayanışacak bir ağ oluşturmak. Diğeri ise, tıp profesyonellerini intersekslerin bireysel iradelerini tanımaya sevk etmek, onlara intersekslerin birer denek ya da istediğin cinsiyeti giydirebileceğin bir robot değil birer insan olduğunu göstermek.

Şerife: Öncelikle aileler bilinçlendirmek gerekiyor. İnterseks çocuğu olan aile ilk iş olarak soluğu hastane kapısında almamalı ve çocuğun beden bütünlüğü doktor inisiyatifine bırakmamalı. O ameliyatlar, çocukların tüm hayatı boyunca acı vermenin yanı sıra psikolojik travma sebebi. Çocuklar ergenlik yaşlarında kendine ait olmayan bir cinsiyeti mahkum edildiğini fark ediyor. Genelde tüm interseksler bunu yaşamakta. Mutlak surette interseks çocukların 02 yaş çocukların ciddi bir sağlık sorunu yaşamadıkları sürece ameliyat edilmemeleri aksi takdirde insan hakları suçuna giren bu müdahalelere son verilmeli.

LGBTİ dernekleri ve oluşumlarıyla ortak etkinlikler planlıyor musunuz yakın dönemde?

Belgin: Bu konuda tekliflere her zaman açığız ve zaten bir etkinlik, panel ya da video gösterimi gibi bir şey düzenlediğimizde mutlaka birden fazla oluşumun dayanışmasıyla yapıyoruz bunu. Önümüzdeki süreçte de söyleşilere devam ederiz. Bu sefer daha az amatör olacak yeni bir video çekmeyi planlıyoruz, bunu tamamladığımızda gösterimi için de başka dernek ve oluşumlara gidebiliriz.

Şerife: Biz her alanda LGBTİ dernekleriyle tam bir dayanışma ve işbirliği içindeyiz. Bu alanda çok yönlü çalışmaya devam ediyoruz, edeceğiz. Biz LGBTİ dernekleriyle karşılıklı olarak daha güçlü bir dayanışma ağı yaratmak istiyoruz.

Buradan intersekslere ne demek istersin?

Belgin: Biraz kişisel gelişim kitabı gibi konuşacağım ama biliyorum bu sözleri duymaya ihtiyacı olan çok interseks var oralarda biryerlerde. Kimsenin size kim olduğunuzu söylemesine izin vermeyin. Kendinizi başkalarının gözünden görmeyin. Aynaya kendi gözlerinizle bakın. Adınızı kendiniz koyun. Kendinizin arkadaşı olun, onun elinden tutun ve yerden kaldırın, aynada gözlerinin içine sevgiyle bakmasını sağlayın. Kolay olmayacak. Zorlandığınızda kendiniz olmanıza izin verecek başkalarıyla dayanışmaktan çekinmeyin, dostlar edinin ve onlara kim olduğunuzu gösterin.

Bu röportaj ilk olarak http://kaosgl.org/sayfa.php?id=22370 adresinde 26.10.2016 tarihinde yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: