İnterseksüel ŞaLaLa

cinsiyet ve cibilliyetin kaygan zemini

Category Archives: Alıntı

Almanya’dan interseksüeller için tarihi karar

*Bu yazı Deutsche Welle Türkçe Servisi’nden alınmıştır.

Alman Anayasa Mahkemesi interseksüellere ilişkin “tarihi” bir karar aldı. Nüfus kayıtlarındaki cinsiyet hanesinde bundan böyle “erkek” ve “kadın” ibarelerinin yanı sıra üçüncü bir cinsiyet seçeneği de kullanabilecek.

Almanya, Avrupa Birliği'nde 3. Cinsiyeti resmen tanıyan ilk ülke olduAlman Anayasaya Mahkemesi’nin yargıçları bugün aldıkları kararda, tipik kadın veya erkek tanımına uymayan anatomik cinsiyet özellikleri taşıyan interseksüel bireylerin doğum kütüklerindeki “erkek” ya da “kadın” ibarelerinden birini seçmek zorunda bırakılmalarının ayrımcılık olduğuna hükmetti.

Şu anda yetişkin yaşta olan interseksüel bir kişinin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı şikayet ve nüfus dairelerindeki uygulamanın değiştirilmesi talebi, böylece başarıyla sonuçlanmış oldu. Yasama birimlerinin 2018 yılının sonuna kadar bu konuda yeni bir düzenlemeye gitmeleri gerekiyor.

Mahkemelerin farklı kararları

Gözlemciler daha önceleri bu konuda hem Hannover Yerel Mahkemesi’nin hem de Federal Yargıtay’ın tamamen farklı kararlar almış olmasından dolayı Federal Anayasa Mahkemesi’nin kararının daha dikkate şayan olduğunu belirtiyorlar.

Federal Meclis‘in atadığı Alman Etik Konseyi de bundan yıllar önce interseksüel insanların sadece tek bir cinsiyeti seçmek zorunda bırakılmalarını onların kişilik haklarına yapılmış haksız bir müdahale olarak nitelendirmişti. 

Etik Konseyi’nin üyelerinden olan etik uzmanı ve ilahiyatçı Andreas Lob-Hüdepohl bu gerekçe ile Anayasa Mahkemesi’nin kararına onay verenlerden. Lob-Hüdepohl Deutsche Welle’ye yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Etik açıdan interseksüellik bedende var olan, alışagelinen iki cinsiyetli insan yaşamının ve insanın cinsel gelişme çizgisinin olağanüstü bir çeşitlemesidir. İnterseksüeller bu anlamda tam bir onayı ve saygıyı hak ediyorlar.“

İntersex bayrağıBilim insanları tarafından “orta cinsiyet” ya da “üçüncü cinsiyet” olarak da tanımlanan interseksüellikte cinsiyet tam olarak belirlenemiyor.  Hem erkeksi hem de kadınsı cinsiyet özelliklerine sahip olan bireylerdeki bu niteliğin onların cinsel kromozomlarından kaynaklandığı ama aynı zamanda hormonlarla da ilgili olabileceği kaydediliyor.

Almanya Aile Bakanı’ndan karar destek

Almanya Aile BakanıKatarina Barley de kararı onaylarından. Sosyal Demokrat Partili politikacı Berlin’de yaptığı açıklamada “Tam olarak erkek ya da kadın özelliklerine sahip olmayan bu kişilerin nüfus kayıtlarında cinsiyet hanesi boş bırakıldığında bunların genel kişilik hakları incitilmiş oluyordu. Ayrıca (Almanya’daki) mevcut ayrımcılık yasağını da çiğneyen bir uygulamaydı.“ 

Katarina Barley yeni bir düzenlemenin zamanının çoktan gelmiş olduğunu kaydederek yeni federal hükümeti oluşturmak için şu sıralarda müzakerelerde bulunan Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU), Hür Demokrat Parti (FDP) ve Yeşiller Partisi’ne çağrıda bulunarak, Federal Anayasa Mahkemesi’nin kararına ilişkin yasal düzenlenlemeleri bir an önce uygulamaya koymalarını talep etti.

Bu tarihî bir gelişme”

Yaklaşık 10 yıldan bu yana faaliyetlerini sürdermekte olan Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi ise kararı tarihî olarak niteledi. Daire Başkanı Christine Lüders bu karar sayesinde Federal Meclis’in yaz aylarında süpriz bir biçimde kabul ettiği ve eşcinsel çiftlerin evlenebilmesine de imkan tanıyan düzenlemenin artık interseksüeller için de geçerli olacağının altını çizdi. 

Almanya İnterseksüeller Derneği’nden Lucie Veith da DW’ye yaptığı açıklamada “Bu karar insan hakları açısından büyük bir adım. Şimdi sıra artık bu kararın yasal düzenlemesindedir“ diye konuştu.

Karar öncesinde bir bilirkişi raporu ile interseksüel bireylerin eşit muamele görmesi yönünde girişimde bulunan Alman İnsan Hakları Enstitüsü de kararı memnuniyetle karşıladı.

Karara mesafeli tepki ise Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere’nin sözcüsü Johannes Dimroth’dan geldi. Dimroth bugün berlin’de yaptığı açıklamada “Karar henüz çok yeni. Onun için bir değerlendirmede bulunmak istemiyorum. Ancak elbette ki karara saygı duyuyoruz“ demekle yetindi.

Federal Anayasa Mahkemesi 31 Aralık 2018’e kadar bu konuda yeni bir yasal düzenleme yapılması için yasama kurumlarına süre tanıdı. Buna göre nüfus kayıtlarında cinsiyet hanesinin ya tamamen ortadan kaldırılması ya da üçüncü bir cinsiyet hanesinin açılması hedefleniyor.

© Deutsche Welle Türkçe

8 Kasım 2017

Kısa link http://p.dw.com/p/2nIcV

Reklamlar

Ünlü Top Model İntersex Olduğunu Açıkladı

Kaynak: BBC Türkçe.

Ünlü  Top modelin interseks olduğunu açıklaması büyük sansasyon yarattı. 

Belçikalı top model Hanne Gaby Odiele, “İnterseks” yani hem erkek hem kadın cinsiyet özelliklerine sahip olarak doğduğunu açıkladı.

ABD’de yayımlanan USA TODAY gazetesine konuşan 29 yaşındaki model, “tabuları yıkmak amacıyla” bu açıklamayı yaptığını söyledi.

Odiele, “inmemiş testis” denilen tıbbi durumla doğduğunu, kanser riski taşıması nedeniyle 10 yaşında ameliyatla yumurtalıklarının alındığını(gonadektomi) belirtti.

“Ameliyattan bir süre sonra çocuk sahibi olamayacağımı anladım” diyen Odiele, “Regl olmuyordum. Kendimde bir farklılık olduğunun farkındaydım” dedi.

Tıbbi adı “Androjen Duyarsızlığı” olan sendromla   { androgyn insensitivy syndrome } doğan Odiele, “Yaşadığımız bu zamanda ve çağda bunlardan bahsetmenin tamamıyla normal olması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

18 yaşında vajina konstrüksiyon ameliyatı olan ünlü model, kendi yaşadığı sıkıntıları başkalarının yaşamaması, ailelerin gereksiz ( tıbbi gerekliliği olmayan toplum normlarına uydurmaya yönelik kozmetik nitelikli ) ameliyatlardan çocuklarını koruması gerektiğini düşündüğü için bu açıklamayı yaptığını kaydetti.

Eşinden ve Vogue dergisinden övgü

“İnterseks” olmanın büyütülecek bir şey olmadığını söyleyen Hanne Gaby Odiele, “Eğer benimle baştan beri dürüst olunsaydı , benim için bu kadar travmatik olmazdı.  Bunun bende bir travma olmasının sebebi dürüst olunmamasıdır” dedi.

Odiele’in model olan eşi John Swiatek de, USA TODAY’e, eşinin durumu hakkında konuşmasından gurur duyduğunu açıkladı.

Ünlü moda dergisi Vogue ise “İnterseks olarak doğanlar sesi” diyerek tanımladığı Odiele’in cesaretini övdü.

Birleşmiş Milletler verilerine göre “İnterseks” kişiler, toplam dünya nüfusunun yüzde 1,7’sini oluşturuyor.

İnterseks Farkındalık Günü kutlu olsun!

14713792_1565346013491142_1347776495051352678_n

Türkiye’nin en büyük LGBTİ portalı Kaosgl.org’da yayınlanan röportajımız…

Bugün 26 Ekim İnterseks Farkındalık Günü. Gün anlamını Boston’da 26 Ekim 1996 tarihinde gerçekleştirilen dünyadaki ilk interseks protestosundan alıyor.

İnterseks Farkındalık Günü için Türkiye’deki interseks aktivistlerden Şerife Yurtseven ve Belgin İnan ile konuştuk.

İlk olarak soralım, interseks farkındalığı neden önemli?

Belgin: İnterseks farkındalığı önemli çünkü interseksler cinsel azınlıklar içerisinde görünürlüğü en az olan grup. Bu son yıllarda dünya çapında az da olsa kırılmaya başladı, bu da İnterseks Farkındalığı Günü gibi özel çabalar sonucunda oldu. Bu yıl Birleşmiş Milletler “Özgür ve Eşit” kampanyası çerçevesinde BM bünyesinde ilk kez interseksle ilgili bir video yayınlandı, bu da interseks farkındalığı günü için hazırlanan bir şey. Bu yazının devamını oku

“İnterseks gençler herkes gibi tam ve kaliteli bir yaşam sürebilir”

Uluslararası LGBTQI Gençlik ve Öğrenci Örgütü IGLYO, İnterseks Farkındalık Günü’nde interseks gençlerin kendi deneyimleri hakkında konuştuğu bir video yayınladı.

 

Videoyu izlemek için tıklayın

İnterseks gençlerin, interseks görünürlüğünü artırmak için kendi deneyimleri hakkında konuştuğu “Biz buradayız” videosu IGLYO tarafından OII Europe ve İnterACT Youth’un katkısıyla yayınlandı.

Kısa ancak etkileyici bir film olan Biz Buradayız boyunca genç interseks kişilerinin deneyimlerinin altı çiziliyor. Film, diğer interseks gençlere yönelik damgalama ve izolasyonu azaltmayı amaçlıyor. Filmdeki mesaj oldukça açık: “İnterseks genç kişiler de herkes gibi tam ve kaliteli bir yaşam sürebilir” Bu yazının devamını oku

Nepal’de interseks olarak büyümek…

İnterseks erkek Esan Regmi: “Bizde yanlış olan bir şey yok. Böyle doğduk ve böyle kabul edilmeliyiz. Herkes gibi hayatımızı yaşamamıza izin verilmeli, haklarımız verilmeli!”

Dünyada lezbiyen, gey, biseksüel ve trans hak mücadeleleri sık sık gündeme gelse de interseks bireyler hakkında hala çok az şey biliniyor. Geçtiğimiz aylarda bir sivil toplum örgütü olan Blue Diamond Society Nepal’in ilk ulusal çapta interseks buluşmasını düzenledi. Buluşmanın öncülüğünü interseks bir erkek Esan Regmi yaptı. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS), Esan Regmi ile bir söyleşi gerçekleştirerek Nepal’deki interseksleri ve interseks hareketinin durumunu sordu. Bu yazının devamını oku

6 maddede “interseks kadın” olmak

Bu yıl Kadıköy ve Şişli belediyeleri kapsayıcılık adına çok güzel bir jest yaptı: 8 Mart billboardlarında interseks kadınların da adı geçiyor. Muhtemelen bugüne kadar pek çok kişi interseks sözcüğünü hiç duymamıştır, duyanlar da “İnterseksi biliyorduk da bir de kadınlısı mı oluyor bunun?” diye düşünebilir. Bu listede buna biraz açıklık getirmeye çalışacağım.

Öncelikle şunu belirtmem gerek; interseks kadınların tamamı bu şekilde düşünmüyor olabilir, kendi adıma konuşacağım ama bugüne kadar zorla bir kimlik kutusu içine hapsedilmekten çok çekmiş, o yüzden de hepsine mesafeli duran birisi olarak benim kendimi kadın olarak nitelememin en büyük sebebi kadınlarla aynı sosyal problemleri yaşıyor olmam. Milan Kundera “İktidar sizi nerenizden yaralıyorsa orası kimliğiniz olur” der. Kadınlığımdan da yaralandım ve kimliklerimden birisi haline geldi. Benim için toplumsal cinsiyet bundan pek de fazlası değil ama diğer interseks kadınlar için farklı olabilir.

Bu yazının devamını oku

Salyangozlar Sevişirken Ne DüŞünür ?

*Aşağıda paylaştığımız yazı National Geographic dergisinden alıntıdır.Yabancı kaynaktan türkçeye çeviri bir yazıdır. Yayımlanma tarihi :03/07/2015.

Salyangozların yavaş seks hayatı biz basit insanların alışık olmadığı dinamikler içeriyor.
Belli belirsiz, yumuşak bir dokunuşla başlıyor her şey. Bir dokunaç, ikircikli ve ümitli, yavaşça uzanarak havada asılı kalıyor. Bir anlık duraksama. Tenin tene değişi. Biri diğerini yavaşça okşuyor, yakınlaşıyor. Sonra özenle sarılıyorlar, birbirlerini okşuyor, inceliyor, sarmaş dolaş oluyorlar. Hareket ettikçe parlıyor ikisi de. Ve salyangoz oldukları için her şey çok yavaş gelişiyor. Sürtünme, haz, tüm bu yoğunluk… Salyangozları seks yaparken seyretmek olağanüstü güzel. İlk cinsel birleşmesini yaşamaya çalışan Chip adlı bahçe salyangozu gibi. 

 Bahçe salyangozları açık havada –bahçe teraslarında, ormanların açıklıklarında– sevişiyor. Ve bunu bir, iki, üç saat boyunca sürdürüyor. Alakarga, sarı asma kuşu, kurbağa, yılan, kır faresi, fare, böcek gibi onları yemek isteyecek hayvanlar tarafından görülmesine aldırmadan gökyüzünün altında çiftleşiyorlar. Salyangozların çabuk kaçma şansı yok, o yüzden bu kadar ortalıkta olmak tehlikeli, hem de çılgınca tehlikeli. Neler oluyor? Onları böylesine vurdumduymaz yapan, birbirlerine böylesine derinden saplantılı hale getiren şey ne? Cevaplardan biri şu: Salyangoz cinselliği çok karmaşık. Salyangozların seks yaparken düşünecek çok şeyi var. Çünkü salyangozlar hermafrodit. 

 Yani sizlerden (hermafrodit olmayan insanlardan) farklı olarak bahçe salyangozları, aynı anda hem bir erkek gibi sperm üretiyor hem de dişi gibi yumurta taşıyor.

Bu durum hem bir avantaj hem de sorun. Tennessee’li biyoloji profesörü David George Haskell bir keresinde ormanda yere çömelip sizin biraz önceki videoda gördüklerinizin aynısını –cinsel birleşme sırasında bir çift salyangoz– izlemişti. Onun farkı aksiyonu büyüteç yardımıyla bir metre kadar uzaktan seyretmiş olmasıydı. Salyangozların ruh halini fark etmişti. The Forest Unseen adlı kitabında, uzun süren ön sevişmenin ve cinsel ilişkinin, ateşli olduğu kadar diplomatik incelikte bir koreografisi olduğunu da yazıyor. Salyangozlar birbirinin üzerine çıkmıyor, daireler çiziyor. “Yavaşça pozisyon alıyorlar, daima geri çekilmeye ya da farklı bir yerleşime hazırlar.” Cinsellikleri yoğun, coşkulu, yükseliş, durgunluk ve yeniden yükseliş, “evlilik anlaşmasının koşulları üzerine bir konferans.” Neyin müzakeresini yapıyorlar?

Salyangozlar da dahil çoğu hayvanın spermi bol, üretmesi kolay ve boşaltması eğlenceli. O yüzden cinsel ilişki sırasında salyangozların ikisinin de bunu yapmaya çalıştığını düşünüyor insan.

Buna karşılık yumurta sınırlı ve üretmesi zor ve bu nedenle de değerli. Yumurta kesenizi öyle herkesin döllemesine izin veremezsiniz. Haskell’in düşüncesine göre, salyangozlardan biri diğerinde “hastalık kokusu” alırsa içine girmeye hazır oluyor ama kendi içine girilmesine hiç mi hiç yanaşmıyor. Hiçbiri değerli yumurtalarının hasta bir baba tarafından döllenmesini istemiyor. Bu yüzden alıcı durumundaki salyangoz kavitesini eşine kilitlerken, bu arada kendisi onun içine girmeye çalışıyor. Bu durum diğer hayvanda kızgınlık, şaşkınlık ve hatta haksızlık duygusu uyandırabiliyor.

“Hermafroditlerde,” diye yazıyor Haskell, “bireylerin sperm almaya karşı gardını korurken bir taraftan da eşini döllemeye çalışması nedeniyle çiftleşme tedirginlik yüklü hale geliyor.” Seks açısından açıklamak gerekirse, dört zihinli iki salyangoz karmaşık bir cinsel ilişkiye yol açıyor. “Salyangozların bu kadar ikircikli olmasının nedeni işte bu,” diye düşünmüştü Haskell ormanda onları izlerken. Karar vermeleri gereken çok şey var.

Hermafrodit Bolluğu

Neden hermafrodit olunuyor? Bunlardan çok var mı? İşte size bir sürpriz; hermafroditler her yerde.Bitki aleminin yüzde sekseni hem tohum (polen) hem de yumurta (ovül) üretiyor, hem alıcı hem verici oluyor ve bu da onları hermafrodit yapıyor. Hava yağışlı ve soğuk olduğunda polenleme yapmak için arılara güvenilmeyeceğini öğrendiklerinden, “iş başa kalınca biz bunu kendimiz de yaparız” türü bir yedek plan geliştirmişler.

Genel olarak hayvanların cinsiyetleri oluyor, erkek ve dişi olarak ayrılıyorlar. Ancak Stanford biyoloji profesörü Joan Roughgarden, The Genial Gene adlı kitabında bir hesap yapıyor. Hayvanlar aleminin yüzde 75’ini oluşturan ve hermafrodit olmayan böcekleri bir tarafa bırakırsak, elimizde “….tüm hayvan türleri içinde 1/3 oranında hermafrodit tür” kaldığını yazıyor. Büyük bir hermafrodit yüzdesi bu.  

Yani Kimler Hermafrodit?

Pek fazla önem verdiğimiz hayvanlardan değil bunlar (parazit, bağırsak kurdu, yıllık balığı, papağanbalığı, müren, kaya midyesi, solucan, tenya ve daha nicesi) ama cinsiyetleri alışılmışın dışında. Yaşamları boyunca hem verici hem alıcı olabiliyorlar ya da taraf değiştirebiliyorlar. “Sonuçta,” diye yazıyor Roughgarden, “tüm bitkiler ve hayvanlar ele alındığında hermafrodik olan türlerin sayısı, dişisi ve erkeği olan türlere eşit. Ve bu cinsiyet biçimlerinin herhangi birini “standart” olarak değerlendirmek mümkün değil.Erkek/dişi durumunun doğanın tercihi olduğunu düşünenlerin doğaya bakmadığını söylüyor Roughgarden. Ve hatta daha da ileri gidiyor.

Cinsiyetler mi Önce Geldi Hermafroditler mi?
“Hermafrodit mi yoksa erkek/dişi mi daha önce ortaya çıkmıştı?” diye merak ediyor Roughgarden. Gerçekten hayvanlar cinsiyetlerini kazanmadan önce hermafrodit olarak ortaya çıkmış olabilir mi? Böyle bir şey nasıl yaşanmış olabilir? Roughgarden, meslektaşı Priya Iyer ile birlikte hazırladığı bir rapordan bahsediyor.
İlk hayvanların muhtemelen hem sperm hem de yumurta taşıyıcılar olarak ortaya çıktığını, alt gruplardan birinin penisi boşluğa sokma, spermi hedefe nişan alma ve yöneltmede çok ustalaşmış olabileceğini öne sürüyorlar (araştırmacılar buna “adrese teslim” adını veriyor). Bunu öyle büyük bir başarıyla yapıyorlardı ki giderek daha az yumurtaya ihtiyaç duymaya başlamışlar ve sonuçta sperm nişancısı, veya günümüzdeki adlarıyla “erkek” haline gelmişlerdi.
Bu gelişme sonucu diğerleri, spermden tamamen vazgeçerek yumurtalarını korunaklı köşelerde saklamaya odaklanma ve böylece “dişi” durumuna gelme şansını elde etmişti. Böylece giderek daha fazla sayıda hayvan cinsiyet sahibi olmayı kendileri için bir avantaj olarak görmeye başlamıştı.
Ayer ve Roughgarden böyle bir şeyin yaşanıp yaşanmadığından tam emin değil. Var olan kanıtlara göre öykünün “iki yöne doğru” çekilebileceğini söylüyorlar.
Alternatif görüş ise hayvanların en başında Adem ile Havva misali cinsiyetlere ayrılmıştı ama elverişsiz durumlarda istisnalar yaşanıyordu. 

 Örneğin bir grup hayvan düşünelim, örneği somutlaştırmak için de adına salyangoz diyelim. Tür olarak bir facia atlatıyorlar, korkunç bir hastalık, buzul çağı, yeni bir güçlü yırtıcı ya da belki bir yanardağ patlaması.

Ve böylece elimizde tek bir birey kalır, yalnızdır, üreme olasılıklarını araştırmaktadır, etrafta dolaşmakta, biriyle, üreyebileceği herhangi biriyle karşılaşmayı ümit etmektedir ve çok ama çok uzun stresli bir dönemin sonunda en sonunda aradığı şeyi bulur. Giderek yakınlaşır, heyecan doruktadır.Ama kur yapacak kadar yakına gittiğinde birdenbire fark eder ki –hayır, olamaz– onun da cinsiyeti aynıdır…

Burada yavru olanağı yok. Böyle bir durum yüzde elli olasılıkla yaşanıyor (istatistiklere göre ihtimal bu). Artık böyle bir durumda erkek/dişi ayrımı dostunuz değil düşmanınızdır. Şimdi bir hermafrodit, ihtiyacınız neyse hemen o olan bir erkek/dişi salyangoz için neler vermezdiniz. Bir hermafroditle (yine istatistiklere göre) her zaman yavru yapabilirsiniz. Dünya varmış! Belki de böyle bir şey yaşanmıştı. Cinsiyet farklılığı, yavru edinmeye yaramadığı zaman (ve anne baba olarak orada bulunmak zorunda olmadığınızda) ortadan kalkıyor.

Hangi öykü doğru? Bilmiyoruz. Belki de tek öykü, doğanın esnek olduğu. Cinsiyet fayda sağladığında cinsiyetiniz oluyor. Sağlamadığında, olmuyor. İnsan olarak unuttuğumuz şey flörtleşmek, birleşmek, yavru yapmak için bir sürü yol olduğu. Dünya kur yapma yollarıyla dolu. 

“İnterseks bedenler patolojikleştiriliyor”

insAyrımcılık Karşıtı Sempozyum’da konuşan İnterseks Örgütü Avrupa’dan Ins A Kromminga, “Zorunlu ameliyat ve hormonlarla intersekslerin cinsel doğalarına saldırılıyor” dedi.

Kaos GL Derneği, Türk Tabipler Birliği (TTB), Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD), Ankara Tabip Odası (ATO) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi’nin (SES) düzenlediği 4. Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum’un ikinci gününün son oturumunda LGBTİ’lerin sağlığa erişim hakkında Avrupa deneyimleri tartışıldı. Bu yazının devamını oku

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği “Free&Equal” çalışması sonuç bildirgesi

SONUÇ BİLDİRGESİ

*Aşağıdaki metin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi’nin bildiri metnidir.

Çeviri: Evrim Bal

United_nations_flagİNTERSEKS

 İnterseks Ne Demektir ?

İnterseks insanlar ; genital organlar , kromozom yapısı, gonadlar  vb. açısından tipik dişi ve erkek  özelliklerini tam olarak göstermeyen cinsiyet karakteristiğiyle doğan insanlardır.

İnterseks kelimesi doğuştan gelen ve çok çeşitli farklı bedensel varyasyonları tanımlamak için kullanılan ortak şemsiye bir  terim ve tanımlamadır.

Bazı durumlarda interseks durumu doğuş anında farkedilebilir ama bazı durumlarda ise ergenliğe kadar anlaşılamayabilir.

Bazı kromozomal interseks varyasyonları (çeşitleri)  ise fiziksel olarak görülemeyebilir(anlaşılamayabilir).

Uzmanlara göre ,  nüfusun % 0.05’i ila % 1.7’si arası birey interseks özellikleriyle doğmaktadır. Bu rakamın oransal olarak  kızıl saçlı doğanlarla benzer olduğu tespit edilmiştir.ohchr-logo

İnterseks olmak , o kişinin biyolojik cinsiyet karakteristiğiyle ilişkilidir. Ancak o kişinin cinsel oryantasyonundan(yöneliminden) ve cinsiyet kimliğinden bağımsız bir olgudur. İnterseks bir kişi heteroseksüel(düz cinsel) , eşcinsel (gay veya lezbiyen) ,biseksüel veya aseksüel olabilir. Ve kendini kadın veya erkek veya her ikisi birden olarak tanımlayabilir. Ya da hiç birisi olarak tanımlamaz. Bu , o kişinin tercihidir.

Intersex_flag.svgBedenleri çoğunluktan farklı görünebildiği için interseks çocuklar veya interseks yetişkinler genellikle yaftalamaya veya dışlanmaya , küçük düşürülmeye maruz kalabilmektedirler. Ayrıca sağlık haklarından faydalanamama veya bedensel bütünlüklerine yönelik ihlâller gibi durumları içeren  çok çeşitli insan hakları ihlâllerine maruz kalabilmektedirler. Zoraki yapılan ilaç tedavileri ve bedensel eziyetlere maruz kalabilmekte ve ayrımcılığa uğrayarak eşitlik hakkından faydalanamayabilmektedirler. Bu yazının devamını oku

Fransa’da ilk “NÖTR” Cinsiyet Kimliği Verildi !

*Aşağıdaki haber Hürriyet gazetesinden alınmıştır. ( 14 Ekim 2015)

İlk defa Fransa’da bir mahkeme, daha önce erkek olan bir Fransız vatandaşının kimliğindeki “cinsiyeti” hanesine, “nötr cinsiyet” ibaresini kullanabilmesine karar verdi.image

Tours şehrindeki idari mahkemeye başvuran 64 yaşındaki Fransa vatandaşı, her iki cinsiyete ait organlar ile doğduğunu, bir “mikropenis”e sahip olduğu için kimlik kartına “erkek” yazıldığını söyledi.

Hayatının hiç bir bölümünde kendisini bir erkek gibi hissetmediğini, sakalının çıkmadığını ve kaslarının gelişemediğini söyleyen 64 yaşındaki Fransız vatandaşı, aynı zamanda kendisini bir kadın olarak da hissetmediğini dile getirerek mahkemeye başvurduğunu ifade etti.

Mahkemeden kimlik kartındaki “cinsiyet” hanesine “nötr cinsiyet” yazılması için müracaat eden 64 yaşındaki vatandaşa hak veren hakim mahkeme kararını Tours şehrinin nüfus idaresine gönderdi.

ALMANYA İLK AVRUPA ÜLKESİ

11709554_641534132647860_1197534594268011666_nAlmanya, 2013’te çıkarılan bir yasayla iki cinsiyetin özelliklerini de taşıyan bebekleri kadın ya da erkek yerine üçüncü cins olarak kaydeden ya da cinsiyetini belirlememeyi kabul eden ilk Avrupa ülkesi oldu.

Alman pasaportlarına da, M ve F harfleriyle ifade edilen erkek ve kadın kategorilerinin yanısıra, interseks bireyleri ifade eden X harfi eklendi.

Uygulamanın bir örneği de Nepal‘de bulunuyor. Nepal, 2007 yılında anayasa mahkemesi tarafından alınan bir kararla kimliklere üçüncü cinsiyet seçeneğini ekledi.

Avustralya hükümeti de 2011 yılında pasaportlara üçüncü cinsiyet seçeneği ekledi. Trans bireylere yönelik ayrımcılığın ve gümrük kapılarında yaşanan bürokratik karışıklıkların önlenmesi amacıyla kadın ve erkeğin yanına ‘belirsiz’ seçeneğide yer alıyor.