İnterseksüel ŞaLaLa

cinsiyet ve cibilliyetin kaygan zemini

Tag Archives: AIS

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği “Free&Equal” çalışması sonuç bildirgesi

SONUÇ BİLDİRGESİ

*Aşağıdaki metin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi’nin bildiri metnidir.

Çeviri: Evrim Bal

United_nations_flagİNTERSEKS

 İnterseks Ne Demektir ?

İnterseks insanlar ; genital organlar , kromozom yapısı, gonadlar  vb. açısından tipik dişi ve erkek  özelliklerini tam olarak göstermeyen cinsiyet karakteristiğiyle doğan insanlardır.

İnterseks kelimesi doğuştan gelen ve çok çeşitli farklı bedensel varyasyonları tanımlamak için kullanılan ortak şemsiye bir  terim ve tanımlamadır.

Bazı durumlarda interseks durumu doğuş anında farkedilebilir ama bazı durumlarda ise ergenliğe kadar anlaşılamayabilir.

Bazı kromozomal interseks varyasyonları (çeşitleri)  ise fiziksel olarak görülemeyebilir(anlaşılamayabilir).

Uzmanlara göre ,  nüfusun % 0.05’i ila % 1.7’si arası birey interseks özellikleriyle doğmaktadır. Bu rakamın oransal olarak  kızıl saçlı doğanlarla benzer olduğu tespit edilmiştir.ohchr-logo

İnterseks olmak , o kişinin biyolojik cinsiyet karakteristiğiyle ilişkilidir. Ancak o kişinin cinsel oryantasyonundan(yöneliminden) ve cinsiyet kimliğinden bağımsız bir olgudur. İnterseks bir kişi heteroseksüel(düz cinsel) , eşcinsel (gay veya lezbiyen) ,biseksüel veya aseksüel olabilir. Ve kendini kadın veya erkek veya her ikisi birden olarak tanımlayabilir. Ya da hiç birisi olarak tanımlamaz. Bu , o kişinin tercihidir.

Intersex_flag.svgBedenleri çoğunluktan farklı görünebildiği için interseks çocuklar veya interseks yetişkinler genellikle yaftalamaya veya dışlanmaya , küçük düşürülmeye maruz kalabilmektedirler. Ayrıca sağlık haklarından faydalanamama veya bedensel bütünlüklerine yönelik ihlâller gibi durumları içeren  çok çeşitli insan hakları ihlâllerine maruz kalabilmektedirler. Zoraki yapılan ilaç tedavileri ve bedensel eziyetlere maruz kalabilmekte ve ayrımcılığa uğrayarak eşitlik hakkından faydalanamayabilmektedirler. Bu yazının devamını oku

Reklamlar

We are celebrating the World Intersex Awareness Day!

10478679_826494344027480_1443666437171478094_nTranslation from Turkish: Öner Ceylan

Today, for the 19th time, intersex people, survivors of forced surgical operations, lovers, spouses, families, friends and allies all over the world are celebrating the Intersex Awareness Day and commemorating the first ever intersex protest in the world that took place in Boston on October 26, 1996.

What we did in Turkey Bu yazının devamını oku

Dünya İnterseks Farkındalığı Günü’nü kutluyoruz !

12189525_443402689180379_5470152569295442921_n

Bugün, 19. kez, interseks bireyler, zorla uygulanmış cerrahi operasyonlardan hayatta kalanlar, sevgililer, eşler, aileler, arkadaşlar ve müttefikler tüm dünyada İnterseks Farkındalığı Günü’nü kutluyor ve Boston’da 26 Ekim 1996 tarihinde gerçekleştirilen dünya tarihindeki ilk interseks protestosunu anıyor. Amerikan Pediatri Akademisi’nin yıllık toplantısı sırasında Heidi Walcutt tarafından gerçekleştirilen bu protestonun başlattığı hareket bugün tüm dünyada büyüyerek devam ediyor ve interseks görünürlüğünü her geçen gün arttırıyor. İnterseks hareketinin zorunlu genital ameliyatları durdurmak için örgütlü mücadelesi 20 yılı aştı. İnterseks Farkındalığı etkinlikleri dünyanın çeşitli kentlerinde 8 Kasım’a kadar devam edecek.

Son yıllarda dünyada interseks bireyler açısından iç açıcı gelişmeler yaşanıyor. Fransa, Almanya, Malta, Şili, ABD gibi pek çok ülkede intersekslerin kimlik belgelerinde cinsiyet belirtme zorunluluğunun kalkması, interseks çocuklara yapılan ameliyatların yasaklanması ya da bu konuda açılan hukuki davaların olumlu sonuçlanması gibi gelişmeler, bunun yanı sıra Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi’nin interseks çocukların bedensel bütünlüğünün korunması ve interseks hakları konusundaki girişimleri ve tavsiyeleri umut verici.

Nereden nereye geldik?

Türkiye’ye bakarsak; Türkiye’de kurumsallaşmış bir interseks hareketinden söz edemiyoruz belki ama on yıl hatta beş yıl öncesi ile karşılaştırdığımızda hayal bile edemeyeceğimiz kadar yol aldık. Öyle büyük bir suskunluğun, görünmezliğin içinden geliyoruz ki son bir kaç yıldır en azından LGBT camia içerisinde edindiğimiz görünürlük ve bir elin parmaklarını zar zor geçen sayıdaki interseks yoldaşlarımız bile çok anlamlı bizim için.

Türkiye’de bir interseks aktivizminin varlığından söz edeceksek bunun başlangıçta internet üzerinden örgütlenme sayesinde, çeşitli internet mecraları sayesinde, en önemlisi de LGBT camiadan interseks olmayan yoldaşların destekleriyle mümkün olduğunu belirtmeliyim. İnterseks bireylerin henüz birbirlerine ulaşamadıkları, sayımızın az olduğu dönemlerde lezbiyen, gey, biseksüel, trans, kuir, anarkofeminist arkadaşlar bizim sesimiz olmaya çalıştılar, iyi ki hala yanımızdalar. Neler yaptık diye kısaca bir göz atarsak, sürecin temelini LGBT örgütlere ulaşıp temaslar kurmaya başladığımız 2009 yılının oluşturduğunu söyleyebiliriz sanırım.

Blog ile çıkmıştık yola…

Ardından intersexualshalala.wordpress.com blogumuzun kurulması, buradaki yazıların Lambda, Kaosgl, Pembe Hayat gibi başka örgütlerin yayın organlarında da çıkması, bu şekilde ufak ufak LGBT çevrelerde interseksin görünürlük kazanmaya başlaması geldi. Bu sırada blog sayesinde biz interseks aktivistleri birbirimizi bulmaya devam ettik, blogun yanı sıra bütün sosyal medya platformlarında hesaplarımızı açtık. Gerek kişisel hikayelerimizin kendi ağzımızdan aktarımı ile, gerekse çeviri çalışmaları ile bu blog Türkçe’deki en doyurucu interseks bilgi kaynağı oldu desek yanlış olmaz. Blogda bazı yazıları İngilizce ve Kürtçe’ye de çevirdik.

Ayrıca, onur haftası kapsamında Arjantinli interseks aktivist Mauro Cabral’ın İstanbul’da bir konuşma yapması, ardından Gabrielle Le Roux’nun “Türkiyeli, Trans, Gururlu” adlı çalışması dahilindeki kitapta blogdaki yazılardan birisinin de İngilizce’ye çevirilerek yer alması, yine blogumuzdaki yazıların Almanca’ya çevrilerek Almanya’da intersekslerin deneyimlerinin anlatıldığı bir kitapta yer alması dünyadaki interseks aktivistlerini de Türkiye’deki intersekslerden haberdar etti.

LGBTİ’nin “İ”si

Bu sırada Lambda ve diğer örgütlerde zaman zaman toplantılar yaparak LGBT müttefiklerimizin interseks bireyleri daha iyi tanımalarını sağlamaya çalıştık. Bu esnada blog aracılığı ile sayımız artmaya devam etti. Onur yürüyüşlerine katılmaya başladıktan bir kaç yıl sonra Lambda’nın “interseksler vardır” lolipopları da onur yürüyüşünde belirmeye başladı ki bu da bizim açımızdan önemli ve hoş bir şeydi. Onur yürüyüşünde gey, lezbiyen, trans, biseksüel lolipoplarının, pankartlarının yanı sıra intersekslerin de adını görmek bir dönüm noktasıydı. Aynı zamanda Lambdaistanbul İnterseks Manifestosu’nu yayınlayarak bundan sonra mücadeleye LGBTİ çatısı altında devam edeceğini duyurdu, bugüne kadar “İ”nterseksi eksik bıraktığı için tüm interseks bireylerden özür diledi. Yola çıkarken lgbt’nin bir de “i”si var, “i” harfini getirmeye geldik demiştik, bunu başardığımızı artık her yerde görüyoruz. “LGBTİ” kısaltması o kadar yaygınlaştı ki homofobik yayınlarda bile artık “i”yi eksik etmiyorlar 🙂

Türkiye pratiğinde 3. dalganın en ilham verici örneklerinden biri olan Feministival’de de yoldaşlarımız sayesinde intersekslerin adının geçmesi feminist hareket ile birbirimizi kucaklamaya dair çok hoş bir gelişmeydi.

Medya görünürlüğü ve video çalışmamız

Bizim için göreceli küçük ama önemli zaferlerden biri de fotoğrafsız, çekine çekine de olsa Hürriyet, Cumhuriyet, Bianet gibi yayın organlarına verdiğimiz röportajlar oldu. Bu şekilde ilk kez daha geniş kitlelere ulaşma şansı bulduk. Bu yıl ise herşey çok daha farklı. Başka bir heyecan içindeyiz. Çünkü biz interseks aktivistleri artık öyle bir iki kişi değiliz, birbirimizi bulduk, hepimiz biraraya gelme, tanışma, hikayelerimizi birbirimizle paylaşma imkanı bulduk, arkadaş olduk, dost olduk. Artık bir iç dayanışma grubumuz var. En son geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz değerli trans aktivisti Aligül Arıkan’ı anma etkinliklerinde hep birlikte bir video hazırladık ve gösterimini yaptık. İlk kez böyle kamusal bir etkinlikte yüzlerimizi açtık, sesimizi duyurduk. Bu çok başka bir duyguydu.

Sırada bir arkadaşımızın kitap projesi ve daha bin bir türlü fikrimiz, planımız var. Umuyoruz ki önümüzdeki süreçte bir çocuğun interseks olduğu fark edildiğinde ailenin danışmak, dayanışmak için başvurabileceği bir örgütlenme haline geleceğiz. Belki bir doktor, psikolog, psikiyatrist interseks bir danışan gördüğünde destek için bize yönlendirecek. İnterseks bireylerin haklarını koruyan bir yasa çıkacak, interseks çocuklar artık rızaları olmadan ameliyat edilemeyecek. Bu noktaya gelmek için daha almamız gereken çok yol var biliyoruz ama umutluyuz. En büyük motivasyonumuz bizden sonraki nesile daha iyi şartlar sunabilmek, bizim yaşadığımız travmaları bundan sonra doğacak interseks çocukların yaşamadıklarını, mutlu ve engellenmeyen bireyler olabildiklerini görebilmek.

İnterseksüel Şalala Yazarları adına Belgin

İnterseksler Onur Yürüyüşü’ndeydi

Bugün düzenlenen İstanbul LGBTİ Onur Yürüyüşü’nün engellenmesini, çok sayıda LGBTİ’ye polis tarafından gaz, TOMA ve plastik mermilerle saldırılmasını, LGBTİ’lerin toplantı ve yürüyüş haklarının engellenmesini kınıyoruz! Özellikle Gezi olayları ile başlayan ve son genel seçimler ile devam eden süreçte LGBTİ’lerin de siyasal bir aktör, ciddi bir muhalefet unsuru oldukları iktidar tarafından iyice anlaşılmıştır. Bu yaşanan saldırılar gücümüzü gösteriyor. Görünürlüğümüzün artmasından rahatsız olanlar, sesimizi kısmak isteyenler var. HER YERDEYİZ, ALIŞIN!

İnterseks bireyler olarak biz de bugünkü Onur Yürüyüşü’nde yerimizi aldık, en azından bazı arkadaşlarımız yürüyüşe katıldı. İmkan verilse, yürüyüş daha sağlıklı devam etse daha da fazla görünürlük sağlayacaktık. Önümüzdeki aylarda interseksler olarak biraraya gelip örgütlenme yolunda daha sağlam adımlar atacağız. BU DAHA BAŞLANGIÇ, MÜCADELEYE DEVAM!

 

Pidgeon Pagonis’in Al Jazeera röportajı

Chicago’da yaşayan interseks aktivisti Pidgeon Pagonis, Al Jazeera’ye interseks çocuk ve gençleri anlatıyor – Türkçe altyazılı (Çeviri: Çağla Altıntaş)

Lİ Anatolia navin û li gundek tirkiye Nêremo bûn tiştek çawa ye hûn dizanin?

Köyde İnterseks Bir Çocuk Olmak başlıklı yazının Kürtçe çevirisidir.

Tirkî: https://intersexualshalala.wordpress.com/2013/10/01/koyde-interseks-bir-cocuk-olmak/

12go51wh3 (1)Lİ Anatolia navin û li gundek tirkiye Nêremo bûn tiştek çawa ye hûn dizanin? Wan êşan ez dizanim navlêkirin dema ji dayikê dihat pirsin axkirina wê. Zorakek ew dem qet tirki nizanibu ji min guhdarbikin.

Ew dem ez pênç an ji şeş salî bûm. jinê gundê me dayika min, min bi zorê dirêj kirin û wek ku bijişkbin nav piyê min cihê mehremi et a min dinêrtin û şirove dikirin ew dem qire qire dikir, ez digiriyam. jina ji hevre dıgot: Binêr cihê wî diyar e . Ewê vekin inşallah bi izna xweda, dayika mİn ji digot: Amin inşallah û dilxwaziya xwe dani ziman.

Sala 1978 ande demsala biharê bû. Ji perçek laşê xwe êdi ez ditirsiyam min digot ew der tiştek xirab e. Di navbera mêjiye min û ew herema min de têkiliyek xirap destpê kiribu. Êdi ez bi rojan ji piran ditirsiyam. Jinepir min bidiya min xwe vedişêra. Ji ber ez zexm û xortbüm, di listikande zarokande serkefti derdiketim. Serkeftina min zarokan aciz dikir, dema aciz dibûn gotine xirap ji min re digotin. Ez Ji ber nêremobûm bi kurdi derheqê nasnameya minde bin av lêkirina dijûn dikirin. Ew gotinên wan min din û hardikir. Ez dibaziyam û diçûm malê ji dayika xwere digot: Zarok ji min re wiha dibejên. Dayika min ji nifira dikir û digot: Bila qurbana te bibin. Carna ji bi wan re şer dikir.

Bu yazının devamını oku

Hristiyan, ev hanımı ve interseks

ls4

Kaynak: http://morganguyton.us/2013/10/05/testimony-of-a-happily-married-intersex-eunuch-lianne-simons-story/#more-8045

Çeviri için LGBTI News Turkey‘e teşekkürler

Mutlu bir evliliği olan interseks bir hadımın beyanı

[Bu ziyaretçi yazısı Lianne Simon’dan geliyor. Cinsel belirsizlikle doğan ve 18 yaşına kadar erkek olarak yetiştirilen bir kadın. Takip edecek bir yazı ile sizden gelecek sorulara cevap vermeyi önerdi. Saygılı ve münasip olacağınıza güveniyorum.]

Bir Hristiyan, bir ev hanımı ve bir yazarım. Ayrıca cinsel belirsizlikle sonuçlanan bir durumum var. İnterseks; tipik erkek ya da kadın cinsiyetinden bir şekilde farklı olmakla sonuçlanan birçok farklı tıbbi durum için kullanılan şemsiye bir terim. Teknik detaylarla sizi boğmaktansa birkaç örnek vereceğim.

16 yaşında bir kızınız var diyelim. Cinsel gelişimi normal, iki küçük problem dışında – henüz adet görmedi ve hiç kasık kılı yok. Dolayısıyla onu bir uzmana gönderiyorsunuz ve onda Androjen Duyarsızlığı Sendromu olduğu ortaya çıkıyor. XY kromozomlarına sahip, fakat X kromozomundaki bir mutasyon sebebiyle vücudu erkek hormonlarıyla ne yapacağını bilemiyor. Bir vajinası ve klitorisi var fakat abdomeninde yumurtalıklar ve rahim yerine testisleri var.

Yeni doğmuş bir bebeğiniz var diyelim. İlk bakışta bir oğlan gibi gözüküyor, fakat doktorlar emin olmak için bazı testler yapmaları gerektiğini söylüyorlar. Ve çocuğunuzda Konjenital Adrenal Hiperplazi olduğu ortaya çıkıyor. XX bebeklerde belirsiz üreme organlarına sebep olan en yaygın neden. Tıbbi bir aciliyet ve de hayat boyu sürecek bir sorun. Hayatta kalabilmek için steroit kullanması gerekecek. Herhangi bir yaralanma ya da tıbbi işlem bir krize dönüşebilir. Doktorlar üzerinizde çocuğun jenital bölgesini kadınsılaştırmak üzere baskı kuruyorlar. Fakat daha biraz önce bu çocuklar için ameliyatın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsetmişlerdi. Jenital bölgesindeki bu estetik ameliyat, cinsel fonksiyona zarar verebilir.

Fallusunu bu kadar büyük yapan hormonlar şimdi beynini etkiliyor. Cinsiyeti ile ilgili bir şüphesi yok, fakat bir tomboy ve hayatı boyunca tipik olarak erkeksi ilgi alanları oldu. Diğer kızlardan hoşlanıyor olmak dahil.

Belirsiz üreme organlarına sahip yeni doğmuş bir bebeğiniz var diyelim. Bir testisi ve bir yumurtalığı var. Durumun adı Karışık Gonadal Disgenezi. Doktorlar size yapılacak en iyi şeyin çocuğun jenital bölgesini kadınsılaştırmak ve onu bir kız olarak yetiştirmek olduğunu söylüyorlar. Uzman olan onlar, dolayısıyla kabul ediyorsunuz. Çocuğun eşey organlarını alıyorlar, klitorisini kesiyorlar ve vajinal kanal yaratmak için deri grefti kullanıyorlar.

3-4 yaşlarına geldiğinde ise çocuğunuz bir oğlan olduğunda ısrar etmeye başlıyor. En az bir testisle doğan ve testosterona bağışık olmayan çoğu çocuk oğlandır. Ve siz doktorların onu hadım etmelerine ve üreme organlarını kesmelerine izin verdiniz çünkü çok küçüktü ve şekli doğru değildi.

Doktorlar kızınızın ona yapılandan asla haberdar olmamasını ve size onun cinsiyetinden şüphe etmemeniz gerektiğini söylediler. Çocuğunuzun tek bildiği: vücuduyla ilgili o kadar utanç verici bir şey var ki, bu konuda onunla konuşamıyorsunuz bile.

Bu yazının devamını oku

Oprah Winfrey Show: İnterseks’lere Işık Tutmak -1-

Bir süre önce Amerikalı ünlü Talk Show’cu Oprah Winfrey ‘in programında ele alınan İnterseks konusu dahilinde programa çıkan İnterseks bireylerle ve konunun uzmanı doktor ile yapılan röportajları tek tek ele alarak çevirisini yapıp belli aralıklarla sizlerle paylaşmak istedik. Önümüzdeki günlerde ABD’den farklı interseks öyküleri okuyacaksınız. Bugün Katie ile başlıyoruz. Bizi izlemeye devam edin. 

Yüzyıllardan beri toplum tarafından 2000’de 1 doğum oranına sahip  intersex bireyler Hermafrodit olarak adlandırılırdı. Ancak artık günümüzde bu terim intersekslere yönelik saldırganca ve itici bulunduğu için, bunun yerine interseks kelimesi kullanılıyor ve bu tanımlama 30 farklı interseks çeşidi için genel bir ad olarak kullnılıyor diyor NorthWestern üniversitesinden Cinsel Gelişim Bozukluğu uzmanı Dr. Alice Dreger.

Katie tıp öğrencisi bir interseks birey. 6 yaşındayken fıtık ameliyatı olmak için hastaneye başvurduğunda, operasyon esnasında doktorlar Katie’nin kasığında inmemiş ve tam gelişmemiş testislere rastladılar. Ve Katie’ye Androjen Duyarsızlığı Sendromu teşhisi kondu. Ardından yapılan genetik testte XX kromozomlarına sahip olmasına rağmen Xy kromozomları taşıdığı farkedildi. Vücudundaki hücreler Testosteron hormanuna cevap vermediği için bedeni anne karnından itibaren erkek yönünde değil kız yönünde gelişme göstermişti. Vajinası vardı fakat rahmi(uterus) yoktu. 14 yaşına geldiğinde östrojen hapları almaya başladı böylece diğer kız arkadaşları gibi gelişebildi. Ve 18 yaşına geldiğinde de kasıklarındaki inmemiş testisler alındı. Şimdi Katie’nin sözlerine kulak verelim: “Benim için bu programa çıkmak insanları intersex konusunda aydınlatmak ve benim gibi kadınların bu konuda daha rahat konuşabilmesini sağlamakla ilgili önemli bir adım. Benim gibiler utanç hissetmek zorunda değiller, pek çok interseksin hayatını kaplayan bu gizlilik örtüsü tamamen kaldırılmalı. İnterseksleri çevreleyen gizlilik anne baba ve çocuklara fazladan gereksiz bir utanç yükü yüklüyor. Ama bunun böyle olması elbetteki gerekmiyor. Operasyondan sonra eve döndüğümde, ailem bana durumumu açık bir şekilde saklamadan anlatmaya karar vermişlerdi ve bu aldıkları en iyi kararlardan birisiydi.
Katie’nin Annesi Arlene : “Küçük bir çocuğa anlatılabilecek her ne varsa hepsini, onun anlayacağı şekilde anlattık.” diyor. Ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Örneğin 6 yaşındaki bir çocuğa bebeklerin insanların karnında büyüdüğünden bahsedebilirsiniz. Fakat bağzı insanlar ise bebek evlat edinerek bir aile kurarlar. Biz de bunun gibi şeyleri vurguladık. Zaman geçtikçe kendi durumu hakkında daha fazla bilgi  de verdik.”
İnterseks olmak Katie için Lise yıllarını sıkıntılı yaptı. Katie sözlerine şöyle devam ediyor: “Bir genç kız için ergenlik çağının büyük çoğunluğu ilk kez regl olmak, ilk sütyenini satın almak, ilk flörtünü yaşamak ve bunun gibi şeyler hakkında ailesiyle tartışmakla geçer. Ancak ben bunların hiç birisini yapamıyordum. Bu yüzden arkadaşlarımın yanında kendimi dışlanmış hissediyordum.”
18 yaşına geldiğinde Katie ve ailesi intersekslere yönelik bir destek grubu keşfettiler.” Burada gerçekten yetenekli, güzel, zeki, heyecan verici interseks kadınlarla tanıştım. Aramızda -Aslında ne biliyor musun ? evet testislerim vardı ama bu benim hayatımı nasıl yaşadığımı belirleyemez. Testisler benim vücudumun parçası, tamamı değil.- gibi konuşmalar geçiyordu.”

Şimdi 22 yaşında olan Katie flört etmenin hâlâ sıkıntılı olduğunu belirtiyor. “Durumumu flört ettiğim birisine anlatmak benim için her seferinde korkutucu oluyor. Bu konuşma zihnimde sürekli kurguladığım bir şey. Ve her seferinde gerçekten çok geriliyorum. Aslına bakarsanız 3 erkek arkadaşım oldu ve 3’ü de bunu umursamadı. Hattâ birisi – Pekiyi , e o zaman saat kaçta yemeğe çıkıyoruz ? – demişti. Şu anki erkek arkadaşım da gerçekten çok iyi.” diyerek konuşmasını sonlandırıyor.

İSTİRİDYEDEKİ İNCİ

Misafir Yazı : İNCİ

Bir gün odamı düzenlerken rastladım ablamın hastane dosyalarına…

İçinde bilmediğim onlarca tıbbi terim, bilmediğim terminoloji…

İçlerinde tek anladığım test sonuçlarında 46 xy imiş…

Evet evet bunu ortaokulda fenbilgisi dersinde öğrenmiştik;

Dişilerde xx, erkeklerde xy kromozomu varmış…

Peki, ablam bir dişiyse niçin test sonuçları xy? Yoksa? Kafamı kurcalayan onlarca soru… Hemen dosyaları yatağımın altına olduğu yere istifleyip oturup düşündüm sadece aklımdaki şüphelere…

16 yaşıma geldim ve hala diğer kızlar gibi regl olmadım. Bedenim değişiyor, kıllanmalar başlıyor, genital bölgemde değişmeler gözleniyor,  ayaklarım şimdiden büyük numaraysa ilerde ne olur diye düşünüyorum… Ve sesim; küçükken kendi uydurduğum şarkıları sokakta bağıra çağıra söylemek isteyen sesime bir çekingenlik geliyor… Neden mi? Artık sesim bir erkek sesini andırıyor… Olamaz ben böyle düşünmüyordum ergenliği, güzel aşkların yaşandığı bir mevsim gibi algılıyorum hep bu yaşları, çocuksu saf aşkların yaşandığı ilkbaharlar… Okulda sınıf listesinde kız mı erkek mi bölümüne erkek yazmışlar yanlışlıkla. Düzeltmeye gidiyorum ama ileriki zamanlarda düzeltilmediğini görüp vazgeçiyorum önemsiz olduğunu düşünüp. Ve bir arkadaşım rencide ediyor beni sınıfın ortasında; traş mı oluyorsun sen diye. Ne diyeceğimi şaşırıyorum. Tüylenme problemim var deyip geçiştiriyorum…

Ve hastane yolunu tutuyoruz ablamla… Kader arkadaşımla… Dar hastane koridorlarında uzun bekleyişler içinde endişeli bir bekleyişler. Önce kalp doktoruna gidiliyor acaba nefes alıp verme problemimin altında kalp mi var diye.. bir şey yokmuş bizi psikiyatri servisine yönlendiriyor, psikolojik olabileceği şüphesiyle… bu arada çocuk doktoruna muayene oluyorum. Psikiyatride regl olmadığımı açıklayınca kadın doğuma gönderiliyorum. ilk defa birileri apış aramı görüyor(çocuk doktoru ve kadın doğumcu)… Utanıyorum, doktor olmasına rağmen… Kimseye açıklayamadığım halimi görüyorlar…

Ve psikiyatri servisinde endokrin doktorumla tanışıyorum şirin mi şirin bir doktor.

Her türlü testler yapılıyor; bütün bölümlere ve genetiğe de gidip test sonuçlarımızı alıyoruz. Ve sonuç: 46xy… Anlam veremiyorum bir anda.orada 3 teyzemin ve iki kuzeniminde 46 xy olduğunu öğreniyorum ablam özgeçmiş bilgisini verirken doktorlara.. Ablam sessiz kalıyor bana karşı, ben merak ediyorum acaba içinde neler yaşıyor?

O gün psikiyatride randevumuz da var, gidiyoruz görüşmeye ablamla. Önce ablam görüşüyor. Sonra ben. Sonuçları ablama veriyorum ama kabul etmiyor sende kalsın diyor. Ben anlamıyorum ilk başta.. Meğer görüşmedeki konumuz test sonuçlarıymış. Bana sorulan anlam veremediğim ilk soru; “Hemcinslerine karşı bir şey hissediyor musun?” neyse ki görüşme uzun sürmüyor çıkıp eve geliyoruz, babamla ve annemle paylaşılıyor test sonuçları, evdeki diğer kardeşlerimden habersiz. O gün evde ne oldu hatırlayamıyorum benim için sıradan bir gündü çünkü.

Hastaneye gidip gelmelerimiz devam ediyor… psikiyatri servisinde gözlem altındayım, bipolar duygu durum bozukluğu varmış; tedavi görüyorum.liseyi dondurup hastane yollarında mekik dokuyorum.. Her şeyin tuzu biberi bipolar. Rahatlamalar başlıyor sonra, birazcık olsun kendime geliyorum aldığım antipsikotik ilaçlarla ve hormon ilaçlarıyla yavaş yavaş eski kız kimliğime dönüyorum.. Ama ben hala doktorlar beni tedavi edecek ve regl olacağım ilerde de anne olma şansım olacak diye düşünüyorum… Sonra elime geçince hasta dosyam açıp okuyorum bir gün hastane kapısında. Radyoloji sonuçlarım gözüme çarpıyor: “uterus ve overler izlenemedi” işte o zaman yıkılıyorum bir anda. Tüm hayallerim suya düşüyor. Aylar sonra kafama dank ediyor her şey… İçimde fırtınalar kopuyor, travmatik etkiler yaratıyor bende. Ve hastaneye gidip gelmeler, geceleri kasığımdaki ağrılar yüzünden uyanmalarla devam ediyor her şey. Sonunda ameliyat oluyorum kasığımdaki inmemiş testisler alınıyor ilerde kanser yapma riski olduğu gerekçesiyle. O arada ben internetten araştırmalar yapıyorum, ne demek 46 xy olmak diye. Meğer ben bir interseksmişim. Aylarca kız ya da erkek miyim soruları kafamı kurcalıyor… Ve işte o kelime (interseks) imdadıma yetişiyor. Beni tanımlayan, içimi rahatlatan güzel bir kelime diye düşünüyorum.

Ve başlıyor içimdeki interseks sevdası. Evet, ben bir interseksim bir istiridyenin hermafrodit olduğu gibi. Küçümsemeyin istiridyeleri içlerinde ne güzel inciler taşırlar… İçimde yaşadığım fırtınalardı bendeki inciler, kimse o fırtınalarda yaşayamadığı içindi benim için bu incinin kıymeti…

Şimdi ise ben lisedeki o zorlu yıllarımı biraz olsun atlattım ve üniversiteyi kazanıyorum iki yıl gecikmeyle. Yeni inciler bulma umuduyla interseks aktivizmine destek veriyorum şimdilerde. içindeki fırtınaları susturabilmiş bir interseks olarak herşeyden önce bir insan olduğum bilincini taşıyarak…

Lambda’da interseks konuşuldu

27 Nisan 2013 Cumartesi saat 16.00’da Lambdaistanbul’da gerçekleştirilen “İnterseks: Silahlı ve Tehlikeli” başlıklı toplantı tıp camiası dışında Türkiye’de Türkçe gerçekleştirilen interseks konulu ilk etkinlik oldu. 2011 Onur Haftası’nda Arjantinli trans aktivist Mauro Cabral’ın interseks ve tabu üzerine yaptığı sunumdan beri Türkiye LGBT hareketi ilk kez interseks konulu bir toplantıya ev sahipliği yaptı. İnterseks aktivistleri Evrim Bal ve Belgin İnan’ın hazırladıkları toplantıda konuşmayı Belgin İnan gerçekleştirdi. Toplantıda interseks üzerine fikir yürütmelerin yanı sıra interseks ve lgbt hareketlerinin hangi noktalardan işbirliği içerisine girebileceği sorgulandı ve Türkiye LGBT hareketinin interseksin “İ”sini de sahiplenmesinin vakti geldiği üzerinde hemfikir kalındı. Lambda gönüllüleri bundan sonra LGBTİ kısaltmasını kullanmaya dikkat edeceklerini, bunda geç bile kalındığını dile getirdi.

Bu yazının devamını oku