İnterseksüel ŞaLaLa

cinsiyet ve cibilliyetin kaygan zemini

Tag Archives: almanya

Almanya’dan interseksüeller için tarihi karar

*Bu yazı Deutsche Welle Türkçe Servisi’nden alınmıştır.

Alman Anayasa Mahkemesi interseksüellere ilişkin “tarihi” bir karar aldı. Nüfus kayıtlarındaki cinsiyet hanesinde bundan böyle “erkek” ve “kadın” ibarelerinin yanı sıra üçüncü bir cinsiyet seçeneği de kullanabilecek.

Almanya, Avrupa Birliği'nde 3. Cinsiyeti resmen tanıyan ilk ülke olduAlman Anayasaya Mahkemesi’nin yargıçları bugün aldıkları kararda, tipik kadın veya erkek tanımına uymayan anatomik cinsiyet özellikleri taşıyan interseksüel bireylerin doğum kütüklerindeki “erkek” ya da “kadın” ibarelerinden birini seçmek zorunda bırakılmalarının ayrımcılık olduğuna hükmetti.

Şu anda yetişkin yaşta olan interseksüel bir kişinin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı şikayet ve nüfus dairelerindeki uygulamanın değiştirilmesi talebi, böylece başarıyla sonuçlanmış oldu. Yasama birimlerinin 2018 yılının sonuna kadar bu konuda yeni bir düzenlemeye gitmeleri gerekiyor.

Mahkemelerin farklı kararları

Gözlemciler daha önceleri bu konuda hem Hannover Yerel Mahkemesi’nin hem de Federal Yargıtay’ın tamamen farklı kararlar almış olmasından dolayı Federal Anayasa Mahkemesi’nin kararının daha dikkate şayan olduğunu belirtiyorlar.

Federal Meclis‘in atadığı Alman Etik Konseyi de bundan yıllar önce interseksüel insanların sadece tek bir cinsiyeti seçmek zorunda bırakılmalarını onların kişilik haklarına yapılmış haksız bir müdahale olarak nitelendirmişti. 

Etik Konseyi’nin üyelerinden olan etik uzmanı ve ilahiyatçı Andreas Lob-Hüdepohl bu gerekçe ile Anayasa Mahkemesi’nin kararına onay verenlerden. Lob-Hüdepohl Deutsche Welle’ye yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Etik açıdan interseksüellik bedende var olan, alışagelinen iki cinsiyetli insan yaşamının ve insanın cinsel gelişme çizgisinin olağanüstü bir çeşitlemesidir. İnterseksüeller bu anlamda tam bir onayı ve saygıyı hak ediyorlar.“

İntersex bayrağıBilim insanları tarafından “orta cinsiyet” ya da “üçüncü cinsiyet” olarak da tanımlanan interseksüellikte cinsiyet tam olarak belirlenemiyor.  Hem erkeksi hem de kadınsı cinsiyet özelliklerine sahip olan bireylerdeki bu niteliğin onların cinsel kromozomlarından kaynaklandığı ama aynı zamanda hormonlarla da ilgili olabileceği kaydediliyor.

Almanya Aile Bakanı’ndan karar destek

Almanya Aile BakanıKatarina Barley de kararı onaylarından. Sosyal Demokrat Partili politikacı Berlin’de yaptığı açıklamada “Tam olarak erkek ya da kadın özelliklerine sahip olmayan bu kişilerin nüfus kayıtlarında cinsiyet hanesi boş bırakıldığında bunların genel kişilik hakları incitilmiş oluyordu. Ayrıca (Almanya’daki) mevcut ayrımcılık yasağını da çiğneyen bir uygulamaydı.“ 

Katarina Barley yeni bir düzenlemenin zamanının çoktan gelmiş olduğunu kaydederek yeni federal hükümeti oluşturmak için şu sıralarda müzakerelerde bulunan Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU), Hür Demokrat Parti (FDP) ve Yeşiller Partisi’ne çağrıda bulunarak, Federal Anayasa Mahkemesi’nin kararına ilişkin yasal düzenlenlemeleri bir an önce uygulamaya koymalarını talep etti.

Bu tarihî bir gelişme”

Yaklaşık 10 yıldan bu yana faaliyetlerini sürdermekte olan Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi ise kararı tarihî olarak niteledi. Daire Başkanı Christine Lüders bu karar sayesinde Federal Meclis’in yaz aylarında süpriz bir biçimde kabul ettiği ve eşcinsel çiftlerin evlenebilmesine de imkan tanıyan düzenlemenin artık interseksüeller için de geçerli olacağının altını çizdi. 

Almanya İnterseksüeller Derneği’nden Lucie Veith da DW’ye yaptığı açıklamada “Bu karar insan hakları açısından büyük bir adım. Şimdi sıra artık bu kararın yasal düzenlemesindedir“ diye konuştu.

Karar öncesinde bir bilirkişi raporu ile interseksüel bireylerin eşit muamele görmesi yönünde girişimde bulunan Alman İnsan Hakları Enstitüsü de kararı memnuniyetle karşıladı.

Karara mesafeli tepki ise Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere’nin sözcüsü Johannes Dimroth’dan geldi. Dimroth bugün berlin’de yaptığı açıklamada “Karar henüz çok yeni. Onun için bir değerlendirmede bulunmak istemiyorum. Ancak elbette ki karara saygı duyuyoruz“ demekle yetindi.

Federal Anayasa Mahkemesi 31 Aralık 2018’e kadar bu konuda yeni bir yasal düzenleme yapılması için yasama kurumlarına süre tanıdı. Buna göre nüfus kayıtlarında cinsiyet hanesinin ya tamamen ortadan kaldırılması ya da üçüncü bir cinsiyet hanesinin açılması hedefleniyor.

© Deutsche Welle Türkçe

8 Kasım 2017

Kısa link http://p.dw.com/p/2nIcV

Reklamlar

Dünya İnterseks Farkındalığı Günü’nü kutluyoruz !

12189525_443402689180379_5470152569295442921_n

Bugün, 19. kez, interseks bireyler, zorla uygulanmış cerrahi operasyonlardan hayatta kalanlar, sevgililer, eşler, aileler, arkadaşlar ve müttefikler tüm dünyada İnterseks Farkındalığı Günü’nü kutluyor ve Boston’da 26 Ekim 1996 tarihinde gerçekleştirilen dünya tarihindeki ilk interseks protestosunu anıyor. Amerikan Pediatri Akademisi’nin yıllık toplantısı sırasında Heidi Walcutt tarafından gerçekleştirilen bu protestonun başlattığı hareket bugün tüm dünyada büyüyerek devam ediyor ve interseks görünürlüğünü her geçen gün arttırıyor. İnterseks hareketinin zorunlu genital ameliyatları durdurmak için örgütlü mücadelesi 20 yılı aştı. İnterseks Farkındalığı etkinlikleri dünyanın çeşitli kentlerinde 8 Kasım’a kadar devam edecek.

Son yıllarda dünyada interseks bireyler açısından iç açıcı gelişmeler yaşanıyor. Fransa, Almanya, Malta, Şili, ABD gibi pek çok ülkede intersekslerin kimlik belgelerinde cinsiyet belirtme zorunluluğunun kalkması, interseks çocuklara yapılan ameliyatların yasaklanması ya da bu konuda açılan hukuki davaların olumlu sonuçlanması gibi gelişmeler, bunun yanı sıra Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi’nin interseks çocukların bedensel bütünlüğünün korunması ve interseks hakları konusundaki girişimleri ve tavsiyeleri umut verici.

Nereden nereye geldik?

Türkiye’ye bakarsak; Türkiye’de kurumsallaşmış bir interseks hareketinden söz edemiyoruz belki ama on yıl hatta beş yıl öncesi ile karşılaştırdığımızda hayal bile edemeyeceğimiz kadar yol aldık. Öyle büyük bir suskunluğun, görünmezliğin içinden geliyoruz ki son bir kaç yıldır en azından LGBT camia içerisinde edindiğimiz görünürlük ve bir elin parmaklarını zar zor geçen sayıdaki interseks yoldaşlarımız bile çok anlamlı bizim için.

Türkiye’de bir interseks aktivizminin varlığından söz edeceksek bunun başlangıçta internet üzerinden örgütlenme sayesinde, çeşitli internet mecraları sayesinde, en önemlisi de LGBT camiadan interseks olmayan yoldaşların destekleriyle mümkün olduğunu belirtmeliyim. İnterseks bireylerin henüz birbirlerine ulaşamadıkları, sayımızın az olduğu dönemlerde lezbiyen, gey, biseksüel, trans, kuir, anarkofeminist arkadaşlar bizim sesimiz olmaya çalıştılar, iyi ki hala yanımızdalar. Neler yaptık diye kısaca bir göz atarsak, sürecin temelini LGBT örgütlere ulaşıp temaslar kurmaya başladığımız 2009 yılının oluşturduğunu söyleyebiliriz sanırım.

Blog ile çıkmıştık yola…

Ardından intersexualshalala.wordpress.com blogumuzun kurulması, buradaki yazıların Lambda, Kaosgl, Pembe Hayat gibi başka örgütlerin yayın organlarında da çıkması, bu şekilde ufak ufak LGBT çevrelerde interseksin görünürlük kazanmaya başlaması geldi. Bu sırada blog sayesinde biz interseks aktivistleri birbirimizi bulmaya devam ettik, blogun yanı sıra bütün sosyal medya platformlarında hesaplarımızı açtık. Gerek kişisel hikayelerimizin kendi ağzımızdan aktarımı ile, gerekse çeviri çalışmaları ile bu blog Türkçe’deki en doyurucu interseks bilgi kaynağı oldu desek yanlış olmaz. Blogda bazı yazıları İngilizce ve Kürtçe’ye de çevirdik.

Ayrıca, onur haftası kapsamında Arjantinli interseks aktivist Mauro Cabral’ın İstanbul’da bir konuşma yapması, ardından Gabrielle Le Roux’nun “Türkiyeli, Trans, Gururlu” adlı çalışması dahilindeki kitapta blogdaki yazılardan birisinin de İngilizce’ye çevirilerek yer alması, yine blogumuzdaki yazıların Almanca’ya çevrilerek Almanya’da intersekslerin deneyimlerinin anlatıldığı bir kitapta yer alması dünyadaki interseks aktivistlerini de Türkiye’deki intersekslerden haberdar etti.

LGBTİ’nin “İ”si

Bu sırada Lambda ve diğer örgütlerde zaman zaman toplantılar yaparak LGBT müttefiklerimizin interseks bireyleri daha iyi tanımalarını sağlamaya çalıştık. Bu esnada blog aracılığı ile sayımız artmaya devam etti. Onur yürüyüşlerine katılmaya başladıktan bir kaç yıl sonra Lambda’nın “interseksler vardır” lolipopları da onur yürüyüşünde belirmeye başladı ki bu da bizim açımızdan önemli ve hoş bir şeydi. Onur yürüyüşünde gey, lezbiyen, trans, biseksüel lolipoplarının, pankartlarının yanı sıra intersekslerin de adını görmek bir dönüm noktasıydı. Aynı zamanda Lambdaistanbul İnterseks Manifestosu’nu yayınlayarak bundan sonra mücadeleye LGBTİ çatısı altında devam edeceğini duyurdu, bugüne kadar “İ”nterseksi eksik bıraktığı için tüm interseks bireylerden özür diledi. Yola çıkarken lgbt’nin bir de “i”si var, “i” harfini getirmeye geldik demiştik, bunu başardığımızı artık her yerde görüyoruz. “LGBTİ” kısaltması o kadar yaygınlaştı ki homofobik yayınlarda bile artık “i”yi eksik etmiyorlar 🙂

Türkiye pratiğinde 3. dalganın en ilham verici örneklerinden biri olan Feministival’de de yoldaşlarımız sayesinde intersekslerin adının geçmesi feminist hareket ile birbirimizi kucaklamaya dair çok hoş bir gelişmeydi.

Medya görünürlüğü ve video çalışmamız

Bizim için göreceli küçük ama önemli zaferlerden biri de fotoğrafsız, çekine çekine de olsa Hürriyet, Cumhuriyet, Bianet gibi yayın organlarına verdiğimiz röportajlar oldu. Bu şekilde ilk kez daha geniş kitlelere ulaşma şansı bulduk. Bu yıl ise herşey çok daha farklı. Başka bir heyecan içindeyiz. Çünkü biz interseks aktivistleri artık öyle bir iki kişi değiliz, birbirimizi bulduk, hepimiz biraraya gelme, tanışma, hikayelerimizi birbirimizle paylaşma imkanı bulduk, arkadaş olduk, dost olduk. Artık bir iç dayanışma grubumuz var. En son geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz değerli trans aktivisti Aligül Arıkan’ı anma etkinliklerinde hep birlikte bir video hazırladık ve gösterimini yaptık. İlk kez böyle kamusal bir etkinlikte yüzlerimizi açtık, sesimizi duyurduk. Bu çok başka bir duyguydu.

Sırada bir arkadaşımızın kitap projesi ve daha bin bir türlü fikrimiz, planımız var. Umuyoruz ki önümüzdeki süreçte bir çocuğun interseks olduğu fark edildiğinde ailenin danışmak, dayanışmak için başvurabileceği bir örgütlenme haline geleceğiz. Belki bir doktor, psikolog, psikiyatrist interseks bir danışan gördüğünde destek için bize yönlendirecek. İnterseks bireylerin haklarını koruyan bir yasa çıkacak, interseks çocuklar artık rızaları olmadan ameliyat edilemeyecek. Bu noktaya gelmek için daha almamız gereken çok yol var biliyoruz ama umutluyuz. En büyük motivasyonumuz bizden sonraki nesile daha iyi şartlar sunabilmek, bizim yaşadığımız travmaları bundan sonra doğacak interseks çocukların yaşamadıklarını, mutlu ve engellenmeyen bireyler olabildiklerini görebilmek.

İnterseksüel Şalala Yazarları adına Belgin

Fransa’da ilk “NÖTR” Cinsiyet Kimliği Verildi !

*Aşağıdaki haber Hürriyet gazetesinden alınmıştır. ( 14 Ekim 2015)

İlk defa Fransa’da bir mahkeme, daha önce erkek olan bir Fransız vatandaşının kimliğindeki “cinsiyeti” hanesine, “nötr cinsiyet” ibaresini kullanabilmesine karar verdi.image

Tours şehrindeki idari mahkemeye başvuran 64 yaşındaki Fransa vatandaşı, her iki cinsiyete ait organlar ile doğduğunu, bir “mikropenis”e sahip olduğu için kimlik kartına “erkek” yazıldığını söyledi.

Hayatının hiç bir bölümünde kendisini bir erkek gibi hissetmediğini, sakalının çıkmadığını ve kaslarının gelişemediğini söyleyen 64 yaşındaki Fransız vatandaşı, aynı zamanda kendisini bir kadın olarak da hissetmediğini dile getirerek mahkemeye başvurduğunu ifade etti.

Mahkemeden kimlik kartındaki “cinsiyet” hanesine “nötr cinsiyet” yazılması için müracaat eden 64 yaşındaki vatandaşa hak veren hakim mahkeme kararını Tours şehrinin nüfus idaresine gönderdi.

ALMANYA İLK AVRUPA ÜLKESİ

11709554_641534132647860_1197534594268011666_nAlmanya, 2013’te çıkarılan bir yasayla iki cinsiyetin özelliklerini de taşıyan bebekleri kadın ya da erkek yerine üçüncü cins olarak kaydeden ya da cinsiyetini belirlememeyi kabul eden ilk Avrupa ülkesi oldu.

Alman pasaportlarına da, M ve F harfleriyle ifade edilen erkek ve kadın kategorilerinin yanısıra, interseks bireyleri ifade eden X harfi eklendi.

Uygulamanın bir örneği de Nepal‘de bulunuyor. Nepal, 2007 yılında anayasa mahkemesi tarafından alınan bir kararla kimliklere üçüncü cinsiyet seçeneğini ekledi.

Avustralya hükümeti de 2011 yılında pasaportlara üçüncü cinsiyet seçeneği ekledi. Trans bireylere yönelik ayrımcılığın ve gümrük kapılarında yaşanan bürokratik karışıklıkların önlenmesi amacıyla kadın ve erkeğin yanına ‘belirsiz’ seçeneğide yer alıyor.

Almanya ‘üçüncü cinsiyet’i tanıdı – mı?

Almanya’da yapılacak yasal değişiklikle doğum belgelerinde üçüncü cinsiyet kutucuğu yer alacak. Yasal değişiklik diğer hiç bir kimlik belgesini kapsamayacağı ve normalleştirme ameliyatlarını da yasaklamadığı için tüm interseks örgütleri bu değişikliği yetersiz bularak eleştiriyor hattâ karşısında tavır alıyor. BBC ise aşağıda paylaşacağımız bu haberinde hem pasaportlara da 3. cinsiyet kutucuğu ekleneceğini iddia ederek yanlış bilgi vermiş, hem hiç bir interseks bireyin görüşüne yer vermemiş hem de Almanya Üçüncü Cinsiyeti Tanıdı gibi bir başlıkla aslında intersekslerin eleştirdiği bir olayı çok olumlu, çok sevinçle karşılanan birşey gibi yansıtmış.

İnterseksüel Şalala adına yazıştığımız bir Alman interseks aktivistinin yorumu aynen şöyle oldu: 

This law will not change passports and will not ban “normalisation” surgery or discrimination against intersex people or educate people that intersex exists and that it is okay to be intersex. Doctors get to choose which babies receive the blank so it is only an option for doctors and not parents or the person themselves.

No intersex representative organisation wanted this law. Somebody in Germany came up with it and imposed it against the will of the intersex organisations – quite appalling.

Yani: “Bu yasa pasaportları değiştirmeyecek ve normalleştirme ameliyatlarını yasaklamayacak, interseks bireylere karşı ayrımcılığı engellemeyecek, toplumu intersekslerle ilgili bilgilendirmeyecek. Hangi bebeklerin 3. cinsiyet olarak kaydedileceğine ebeveynler ya da -yetişkin olduklarında- bireylerin kendileri değil sadece doktorlar karar verebilecek. 

Hiçbir interseks temsilcisi örgüt bu yasayı istemedi. Almanya’da birisi ortaya çıktı ve intersekslere rağmen bu yasayı yürürlüğe koydu.”

Aşağıda BBC Türkçenin 1Kasım 2013 tarihli ‘bizce’ eksik ve yanlış bilgi içeren haberini de sizlerle paylaşıyoruz.

Ayrıca haberin kendisi için ;   http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2013/11/131101_almanya_ucuncucins.shtml

Almanya ‘üçüncü cinsiyet’i tanıdı

Almanya, iki cinsiyetin özelliklerini de taşıyan bebekleri kadın ya da erkek yerine üçüncü cins olarak kaydeden ya da cinsiyetini belirlememeyi kabul eden ilk Avrupa ülkesi olacak.

Anne babaların da çocuklarının doğum belgelerindeki cinsiyet bölümünü boş bırakmaları mümkün olacak. Bu da pratikte kadın ya da erkek olarak tanımlanmamış yeni cinsiyet kategorilerinin yaratılması anlamına gelecek.

Almanya hükümeti bu adımla, anne babaları, iki cinsiyet özelliklerini de taşıyan bebekleri konusunda aceleyle bir karar vermekten kurtarmayı amaçlıyor.

Bu yazının devamını oku