İnterseksüel ŞaLaLa

cinsiyet ve cibilliyetin kaygan zemini

Tag Archives: cinsiyet

Salyangozlar Sevişirken Ne DüŞünür ?

*Aşağıda paylaştığımız yazı National Geographic dergisinden alıntıdır.Yabancı kaynaktan türkçeye çeviri bir yazıdır. Yayımlanma tarihi :03/07/2015.

Salyangozların yavaş seks hayatı biz basit insanların alışık olmadığı dinamikler içeriyor.
Belli belirsiz, yumuşak bir dokunuşla başlıyor her şey. Bir dokunaç, ikircikli ve ümitli, yavaşça uzanarak havada asılı kalıyor. Bir anlık duraksama. Tenin tene değişi. Biri diğerini yavaşça okşuyor, yakınlaşıyor. Sonra özenle sarılıyorlar, birbirlerini okşuyor, inceliyor, sarmaş dolaş oluyorlar. Hareket ettikçe parlıyor ikisi de. Ve salyangoz oldukları için her şey çok yavaş gelişiyor. Sürtünme, haz, tüm bu yoğunluk… Salyangozları seks yaparken seyretmek olağanüstü güzel. İlk cinsel birleşmesini yaşamaya çalışan Chip adlı bahçe salyangozu gibi. 

 Bahçe salyangozları açık havada –bahçe teraslarında, ormanların açıklıklarında– sevişiyor. Ve bunu bir, iki, üç saat boyunca sürdürüyor. Alakarga, sarı asma kuşu, kurbağa, yılan, kır faresi, fare, böcek gibi onları yemek isteyecek hayvanlar tarafından görülmesine aldırmadan gökyüzünün altında çiftleşiyorlar. Salyangozların çabuk kaçma şansı yok, o yüzden bu kadar ortalıkta olmak tehlikeli, hem de çılgınca tehlikeli. Neler oluyor? Onları böylesine vurdumduymaz yapan, birbirlerine böylesine derinden saplantılı hale getiren şey ne? Cevaplardan biri şu: Salyangoz cinselliği çok karmaşık. Salyangozların seks yaparken düşünecek çok şeyi var. Çünkü salyangozlar hermafrodit. 

 Yani sizlerden (hermafrodit olmayan insanlardan) farklı olarak bahçe salyangozları, aynı anda hem bir erkek gibi sperm üretiyor hem de dişi gibi yumurta taşıyor.

Bu durum hem bir avantaj hem de sorun. Tennessee’li biyoloji profesörü David George Haskell bir keresinde ormanda yere çömelip sizin biraz önceki videoda gördüklerinizin aynısını –cinsel birleşme sırasında bir çift salyangoz– izlemişti. Onun farkı aksiyonu büyüteç yardımıyla bir metre kadar uzaktan seyretmiş olmasıydı. Salyangozların ruh halini fark etmişti. The Forest Unseen adlı kitabında, uzun süren ön sevişmenin ve cinsel ilişkinin, ateşli olduğu kadar diplomatik incelikte bir koreografisi olduğunu da yazıyor. Salyangozlar birbirinin üzerine çıkmıyor, daireler çiziyor. “Yavaşça pozisyon alıyorlar, daima geri çekilmeye ya da farklı bir yerleşime hazırlar.” Cinsellikleri yoğun, coşkulu, yükseliş, durgunluk ve yeniden yükseliş, “evlilik anlaşmasının koşulları üzerine bir konferans.” Neyin müzakeresini yapıyorlar?

Salyangozlar da dahil çoğu hayvanın spermi bol, üretmesi kolay ve boşaltması eğlenceli. O yüzden cinsel ilişki sırasında salyangozların ikisinin de bunu yapmaya çalıştığını düşünüyor insan.

Buna karşılık yumurta sınırlı ve üretmesi zor ve bu nedenle de değerli. Yumurta kesenizi öyle herkesin döllemesine izin veremezsiniz. Haskell’in düşüncesine göre, salyangozlardan biri diğerinde “hastalık kokusu” alırsa içine girmeye hazır oluyor ama kendi içine girilmesine hiç mi hiç yanaşmıyor. Hiçbiri değerli yumurtalarının hasta bir baba tarafından döllenmesini istemiyor. Bu yüzden alıcı durumundaki salyangoz kavitesini eşine kilitlerken, bu arada kendisi onun içine girmeye çalışıyor. Bu durum diğer hayvanda kızgınlık, şaşkınlık ve hatta haksızlık duygusu uyandırabiliyor.

“Hermafroditlerde,” diye yazıyor Haskell, “bireylerin sperm almaya karşı gardını korurken bir taraftan da eşini döllemeye çalışması nedeniyle çiftleşme tedirginlik yüklü hale geliyor.” Seks açısından açıklamak gerekirse, dört zihinli iki salyangoz karmaşık bir cinsel ilişkiye yol açıyor. “Salyangozların bu kadar ikircikli olmasının nedeni işte bu,” diye düşünmüştü Haskell ormanda onları izlerken. Karar vermeleri gereken çok şey var.

Hermafrodit Bolluğu

Neden hermafrodit olunuyor? Bunlardan çok var mı? İşte size bir sürpriz; hermafroditler her yerde.Bitki aleminin yüzde sekseni hem tohum (polen) hem de yumurta (ovül) üretiyor, hem alıcı hem verici oluyor ve bu da onları hermafrodit yapıyor. Hava yağışlı ve soğuk olduğunda polenleme yapmak için arılara güvenilmeyeceğini öğrendiklerinden, “iş başa kalınca biz bunu kendimiz de yaparız” türü bir yedek plan geliştirmişler.

Genel olarak hayvanların cinsiyetleri oluyor, erkek ve dişi olarak ayrılıyorlar. Ancak Stanford biyoloji profesörü Joan Roughgarden, The Genial Gene adlı kitabında bir hesap yapıyor. Hayvanlar aleminin yüzde 75’ini oluşturan ve hermafrodit olmayan böcekleri bir tarafa bırakırsak, elimizde “….tüm hayvan türleri içinde 1/3 oranında hermafrodit tür” kaldığını yazıyor. Büyük bir hermafrodit yüzdesi bu.  

Yani Kimler Hermafrodit?

Pek fazla önem verdiğimiz hayvanlardan değil bunlar (parazit, bağırsak kurdu, yıllık balığı, papağanbalığı, müren, kaya midyesi, solucan, tenya ve daha nicesi) ama cinsiyetleri alışılmışın dışında. Yaşamları boyunca hem verici hem alıcı olabiliyorlar ya da taraf değiştirebiliyorlar. “Sonuçta,” diye yazıyor Roughgarden, “tüm bitkiler ve hayvanlar ele alındığında hermafrodik olan türlerin sayısı, dişisi ve erkeği olan türlere eşit. Ve bu cinsiyet biçimlerinin herhangi birini “standart” olarak değerlendirmek mümkün değil.Erkek/dişi durumunun doğanın tercihi olduğunu düşünenlerin doğaya bakmadığını söylüyor Roughgarden. Ve hatta daha da ileri gidiyor.

Cinsiyetler mi Önce Geldi Hermafroditler mi?
“Hermafrodit mi yoksa erkek/dişi mi daha önce ortaya çıkmıştı?” diye merak ediyor Roughgarden. Gerçekten hayvanlar cinsiyetlerini kazanmadan önce hermafrodit olarak ortaya çıkmış olabilir mi? Böyle bir şey nasıl yaşanmış olabilir? Roughgarden, meslektaşı Priya Iyer ile birlikte hazırladığı bir rapordan bahsediyor.
İlk hayvanların muhtemelen hem sperm hem de yumurta taşıyıcılar olarak ortaya çıktığını, alt gruplardan birinin penisi boşluğa sokma, spermi hedefe nişan alma ve yöneltmede çok ustalaşmış olabileceğini öne sürüyorlar (araştırmacılar buna “adrese teslim” adını veriyor). Bunu öyle büyük bir başarıyla yapıyorlardı ki giderek daha az yumurtaya ihtiyaç duymaya başlamışlar ve sonuçta sperm nişancısı, veya günümüzdeki adlarıyla “erkek” haline gelmişlerdi.
Bu gelişme sonucu diğerleri, spermden tamamen vazgeçerek yumurtalarını korunaklı köşelerde saklamaya odaklanma ve böylece “dişi” durumuna gelme şansını elde etmişti. Böylece giderek daha fazla sayıda hayvan cinsiyet sahibi olmayı kendileri için bir avantaj olarak görmeye başlamıştı.
Ayer ve Roughgarden böyle bir şeyin yaşanıp yaşanmadığından tam emin değil. Var olan kanıtlara göre öykünün “iki yöne doğru” çekilebileceğini söylüyorlar.
Alternatif görüş ise hayvanların en başında Adem ile Havva misali cinsiyetlere ayrılmıştı ama elverişsiz durumlarda istisnalar yaşanıyordu. 

 Örneğin bir grup hayvan düşünelim, örneği somutlaştırmak için de adına salyangoz diyelim. Tür olarak bir facia atlatıyorlar, korkunç bir hastalık, buzul çağı, yeni bir güçlü yırtıcı ya da belki bir yanardağ patlaması.

Ve böylece elimizde tek bir birey kalır, yalnızdır, üreme olasılıklarını araştırmaktadır, etrafta dolaşmakta, biriyle, üreyebileceği herhangi biriyle karşılaşmayı ümit etmektedir ve çok ama çok uzun stresli bir dönemin sonunda en sonunda aradığı şeyi bulur. Giderek yakınlaşır, heyecan doruktadır.Ama kur yapacak kadar yakına gittiğinde birdenbire fark eder ki –hayır, olamaz– onun da cinsiyeti aynıdır…

Burada yavru olanağı yok. Böyle bir durum yüzde elli olasılıkla yaşanıyor (istatistiklere göre ihtimal bu). Artık böyle bir durumda erkek/dişi ayrımı dostunuz değil düşmanınızdır. Şimdi bir hermafrodit, ihtiyacınız neyse hemen o olan bir erkek/dişi salyangoz için neler vermezdiniz. Bir hermafroditle (yine istatistiklere göre) her zaman yavru yapabilirsiniz. Dünya varmış! Belki de böyle bir şey yaşanmıştı. Cinsiyet farklılığı, yavru edinmeye yaramadığı zaman (ve anne baba olarak orada bulunmak zorunda olmadığınızda) ortadan kalkıyor.

Hangi öykü doğru? Bilmiyoruz. Belki de tek öykü, doğanın esnek olduğu. Cinsiyet fayda sağladığında cinsiyetiniz oluyor. Sağlamadığında, olmuyor. İnsan olarak unuttuğumuz şey flörtleşmek, birleşmek, yavru yapmak için bir sürü yol olduğu. Dünya kur yapma yollarıyla dolu. 

Reklamlar

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği “Free&Equal” çalışması sonuç bildirgesi

SONUÇ BİLDİRGESİ

*Aşağıdaki metin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi’nin bildiri metnidir.

Çeviri: Evrim Bal

United_nations_flagİNTERSEKS

 İnterseks Ne Demektir ?

İnterseks insanlar ; genital organlar , kromozom yapısı, gonadlar  vb. açısından tipik dişi ve erkek  özelliklerini tam olarak göstermeyen cinsiyet karakteristiğiyle doğan insanlardır.

İnterseks kelimesi doğuştan gelen ve çok çeşitli farklı bedensel varyasyonları tanımlamak için kullanılan ortak şemsiye bir  terim ve tanımlamadır.

Bazı durumlarda interseks durumu doğuş anında farkedilebilir ama bazı durumlarda ise ergenliğe kadar anlaşılamayabilir.

Bazı kromozomal interseks varyasyonları (çeşitleri)  ise fiziksel olarak görülemeyebilir(anlaşılamayabilir).

Uzmanlara göre ,  nüfusun % 0.05’i ila % 1.7’si arası birey interseks özellikleriyle doğmaktadır. Bu rakamın oransal olarak  kızıl saçlı doğanlarla benzer olduğu tespit edilmiştir.ohchr-logo

İnterseks olmak , o kişinin biyolojik cinsiyet karakteristiğiyle ilişkilidir. Ancak o kişinin cinsel oryantasyonundan(yöneliminden) ve cinsiyet kimliğinden bağımsız bir olgudur. İnterseks bir kişi heteroseksüel(düz cinsel) , eşcinsel (gay veya lezbiyen) ,biseksüel veya aseksüel olabilir. Ve kendini kadın veya erkek veya her ikisi birden olarak tanımlayabilir. Ya da hiç birisi olarak tanımlamaz. Bu , o kişinin tercihidir.

Intersex_flag.svgBedenleri çoğunluktan farklı görünebildiği için interseks çocuklar veya interseks yetişkinler genellikle yaftalamaya veya dışlanmaya , küçük düşürülmeye maruz kalabilmektedirler. Ayrıca sağlık haklarından faydalanamama veya bedensel bütünlüklerine yönelik ihlâller gibi durumları içeren  çok çeşitli insan hakları ihlâllerine maruz kalabilmektedirler. Zoraki yapılan ilaç tedavileri ve bedensel eziyetlere maruz kalabilmekte ve ayrımcılığa uğrayarak eşitlik hakkından faydalanamayabilmektedirler. Bu yazının devamını oku

Dünya İnterseks Farkındalığı Günü’nü kutluyoruz !

12189525_443402689180379_5470152569295442921_n

Bugün, 19. kez, interseks bireyler, zorla uygulanmış cerrahi operasyonlardan hayatta kalanlar, sevgililer, eşler, aileler, arkadaşlar ve müttefikler tüm dünyada İnterseks Farkındalığı Günü’nü kutluyor ve Boston’da 26 Ekim 1996 tarihinde gerçekleştirilen dünya tarihindeki ilk interseks protestosunu anıyor. Amerikan Pediatri Akademisi’nin yıllık toplantısı sırasında Heidi Walcutt tarafından gerçekleştirilen bu protestonun başlattığı hareket bugün tüm dünyada büyüyerek devam ediyor ve interseks görünürlüğünü her geçen gün arttırıyor. İnterseks hareketinin zorunlu genital ameliyatları durdurmak için örgütlü mücadelesi 20 yılı aştı. İnterseks Farkındalığı etkinlikleri dünyanın çeşitli kentlerinde 8 Kasım’a kadar devam edecek.

Son yıllarda dünyada interseks bireyler açısından iç açıcı gelişmeler yaşanıyor. Fransa, Almanya, Malta, Şili, ABD gibi pek çok ülkede intersekslerin kimlik belgelerinde cinsiyet belirtme zorunluluğunun kalkması, interseks çocuklara yapılan ameliyatların yasaklanması ya da bu konuda açılan hukuki davaların olumlu sonuçlanması gibi gelişmeler, bunun yanı sıra Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi’nin interseks çocukların bedensel bütünlüğünün korunması ve interseks hakları konusundaki girişimleri ve tavsiyeleri umut verici.

Nereden nereye geldik?

Türkiye’ye bakarsak; Türkiye’de kurumsallaşmış bir interseks hareketinden söz edemiyoruz belki ama on yıl hatta beş yıl öncesi ile karşılaştırdığımızda hayal bile edemeyeceğimiz kadar yol aldık. Öyle büyük bir suskunluğun, görünmezliğin içinden geliyoruz ki son bir kaç yıldır en azından LGBT camia içerisinde edindiğimiz görünürlük ve bir elin parmaklarını zar zor geçen sayıdaki interseks yoldaşlarımız bile çok anlamlı bizim için.

Türkiye’de bir interseks aktivizminin varlığından söz edeceksek bunun başlangıçta internet üzerinden örgütlenme sayesinde, çeşitli internet mecraları sayesinde, en önemlisi de LGBT camiadan interseks olmayan yoldaşların destekleriyle mümkün olduğunu belirtmeliyim. İnterseks bireylerin henüz birbirlerine ulaşamadıkları, sayımızın az olduğu dönemlerde lezbiyen, gey, biseksüel, trans, kuir, anarkofeminist arkadaşlar bizim sesimiz olmaya çalıştılar, iyi ki hala yanımızdalar. Neler yaptık diye kısaca bir göz atarsak, sürecin temelini LGBT örgütlere ulaşıp temaslar kurmaya başladığımız 2009 yılının oluşturduğunu söyleyebiliriz sanırım.

Blog ile çıkmıştık yola…

Ardından intersexualshalala.wordpress.com blogumuzun kurulması, buradaki yazıların Lambda, Kaosgl, Pembe Hayat gibi başka örgütlerin yayın organlarında da çıkması, bu şekilde ufak ufak LGBT çevrelerde interseksin görünürlük kazanmaya başlaması geldi. Bu sırada blog sayesinde biz interseks aktivistleri birbirimizi bulmaya devam ettik, blogun yanı sıra bütün sosyal medya platformlarında hesaplarımızı açtık. Gerek kişisel hikayelerimizin kendi ağzımızdan aktarımı ile, gerekse çeviri çalışmaları ile bu blog Türkçe’deki en doyurucu interseks bilgi kaynağı oldu desek yanlış olmaz. Blogda bazı yazıları İngilizce ve Kürtçe’ye de çevirdik.

Ayrıca, onur haftası kapsamında Arjantinli interseks aktivist Mauro Cabral’ın İstanbul’da bir konuşma yapması, ardından Gabrielle Le Roux’nun “Türkiyeli, Trans, Gururlu” adlı çalışması dahilindeki kitapta blogdaki yazılardan birisinin de İngilizce’ye çevirilerek yer alması, yine blogumuzdaki yazıların Almanca’ya çevrilerek Almanya’da intersekslerin deneyimlerinin anlatıldığı bir kitapta yer alması dünyadaki interseks aktivistlerini de Türkiye’deki intersekslerden haberdar etti.

LGBTİ’nin “İ”si

Bu sırada Lambda ve diğer örgütlerde zaman zaman toplantılar yaparak LGBT müttefiklerimizin interseks bireyleri daha iyi tanımalarını sağlamaya çalıştık. Bu esnada blog aracılığı ile sayımız artmaya devam etti. Onur yürüyüşlerine katılmaya başladıktan bir kaç yıl sonra Lambda’nın “interseksler vardır” lolipopları da onur yürüyüşünde belirmeye başladı ki bu da bizim açımızdan önemli ve hoş bir şeydi. Onur yürüyüşünde gey, lezbiyen, trans, biseksüel lolipoplarının, pankartlarının yanı sıra intersekslerin de adını görmek bir dönüm noktasıydı. Aynı zamanda Lambdaistanbul İnterseks Manifestosu’nu yayınlayarak bundan sonra mücadeleye LGBTİ çatısı altında devam edeceğini duyurdu, bugüne kadar “İ”nterseksi eksik bıraktığı için tüm interseks bireylerden özür diledi. Yola çıkarken lgbt’nin bir de “i”si var, “i” harfini getirmeye geldik demiştik, bunu başardığımızı artık her yerde görüyoruz. “LGBTİ” kısaltması o kadar yaygınlaştı ki homofobik yayınlarda bile artık “i”yi eksik etmiyorlar 🙂

Türkiye pratiğinde 3. dalganın en ilham verici örneklerinden biri olan Feministival’de de yoldaşlarımız sayesinde intersekslerin adının geçmesi feminist hareket ile birbirimizi kucaklamaya dair çok hoş bir gelişmeydi.

Medya görünürlüğü ve video çalışmamız

Bizim için göreceli küçük ama önemli zaferlerden biri de fotoğrafsız, çekine çekine de olsa Hürriyet, Cumhuriyet, Bianet gibi yayın organlarına verdiğimiz röportajlar oldu. Bu şekilde ilk kez daha geniş kitlelere ulaşma şansı bulduk. Bu yıl ise herşey çok daha farklı. Başka bir heyecan içindeyiz. Çünkü biz interseks aktivistleri artık öyle bir iki kişi değiliz, birbirimizi bulduk, hepimiz biraraya gelme, tanışma, hikayelerimizi birbirimizle paylaşma imkanı bulduk, arkadaş olduk, dost olduk. Artık bir iç dayanışma grubumuz var. En son geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz değerli trans aktivisti Aligül Arıkan’ı anma etkinliklerinde hep birlikte bir video hazırladık ve gösterimini yaptık. İlk kez böyle kamusal bir etkinlikte yüzlerimizi açtık, sesimizi duyurduk. Bu çok başka bir duyguydu.

Sırada bir arkadaşımızın kitap projesi ve daha bin bir türlü fikrimiz, planımız var. Umuyoruz ki önümüzdeki süreçte bir çocuğun interseks olduğu fark edildiğinde ailenin danışmak, dayanışmak için başvurabileceği bir örgütlenme haline geleceğiz. Belki bir doktor, psikolog, psikiyatrist interseks bir danışan gördüğünde destek için bize yönlendirecek. İnterseks bireylerin haklarını koruyan bir yasa çıkacak, interseks çocuklar artık rızaları olmadan ameliyat edilemeyecek. Bu noktaya gelmek için daha almamız gereken çok yol var biliyoruz ama umutluyuz. En büyük motivasyonumuz bizden sonraki nesile daha iyi şartlar sunabilmek, bizim yaşadığımız travmaları bundan sonra doğacak interseks çocukların yaşamadıklarını, mutlu ve engellenmeyen bireyler olabildiklerini görebilmek.

İnterseksüel Şalala Yazarları adına Belgin

Fransa’da ilk “NÖTR” Cinsiyet Kimliği Verildi !

*Aşağıdaki haber Hürriyet gazetesinden alınmıştır. ( 14 Ekim 2015)

İlk defa Fransa’da bir mahkeme, daha önce erkek olan bir Fransız vatandaşının kimliğindeki “cinsiyeti” hanesine, “nötr cinsiyet” ibaresini kullanabilmesine karar verdi.image

Tours şehrindeki idari mahkemeye başvuran 64 yaşındaki Fransa vatandaşı, her iki cinsiyete ait organlar ile doğduğunu, bir “mikropenis”e sahip olduğu için kimlik kartına “erkek” yazıldığını söyledi.

Hayatının hiç bir bölümünde kendisini bir erkek gibi hissetmediğini, sakalının çıkmadığını ve kaslarının gelişemediğini söyleyen 64 yaşındaki Fransız vatandaşı, aynı zamanda kendisini bir kadın olarak da hissetmediğini dile getirerek mahkemeye başvurduğunu ifade etti.

Mahkemeden kimlik kartındaki “cinsiyet” hanesine “nötr cinsiyet” yazılması için müracaat eden 64 yaşındaki vatandaşa hak veren hakim mahkeme kararını Tours şehrinin nüfus idaresine gönderdi.

ALMANYA İLK AVRUPA ÜLKESİ

11709554_641534132647860_1197534594268011666_nAlmanya, 2013’te çıkarılan bir yasayla iki cinsiyetin özelliklerini de taşıyan bebekleri kadın ya da erkek yerine üçüncü cins olarak kaydeden ya da cinsiyetini belirlememeyi kabul eden ilk Avrupa ülkesi oldu.

Alman pasaportlarına da, M ve F harfleriyle ifade edilen erkek ve kadın kategorilerinin yanısıra, interseks bireyleri ifade eden X harfi eklendi.

Uygulamanın bir örneği de Nepal‘de bulunuyor. Nepal, 2007 yılında anayasa mahkemesi tarafından alınan bir kararla kimliklere üçüncü cinsiyet seçeneğini ekledi.

Avustralya hükümeti de 2011 yılında pasaportlara üçüncü cinsiyet seçeneği ekledi. Trans bireylere yönelik ayrımcılığın ve gümrük kapılarında yaşanan bürokratik karışıklıkların önlenmesi amacıyla kadın ve erkeğin yanına ‘belirsiz’ seçeneğide yer alıyor.

“İntersekslere ‘Normalleştirici’ Tıbbi Müdahaleye Son”

Üçüncü Uluslararası İnterseks Formu Bildirgesi‘nde, intersekslere yönelik “normalleştirici” tıbbi müdahalelerin son bulması talebi öne çıktı.

Farklı ülkelerden interseks örgütlenmeleri, interseks çocukların nüfus kayıtları nedeniyle yaşanan sıkıntılara dikkat çekerken, talep halinde cinsiyet kimliği ya da cinsiyet sınıflandırmalarının basit idari süreçlerle düzeltilebilmesinin sağlanması da istendi. İnterseks olma durumunun tıbbileştirilmesi ve damgalanmasının ciddi travma ve akıl sağlığı sorunlarına yol açtığı belirtildi.

ILGA ve ILGA Avrupa’nın desteğiyle 29 Kasım – 1 Aralık 2013 tarihlerinde Malta’nın Valetta kentinde toplanan Üçüncü Uluslararası İnterseks Forumunda dünyanın her bölgesinden 30 interseks örgütünün temsilcisi olan 34 aktivist biraraya gelmişti. Forumun ardından yayınlanan bildirge, SPoD LGBTİ’den Sezen Yalçın tarafından Çark dergisi için Türkçeleştirildi.

Üçüncü Uluslararası İnterseks Forumu Bildirgesi şöyle: Bu yazının devamını oku

Lİ Anatolia navin û li gundek tirkiye Nêremo bûn tiştek çawa ye hûn dizanin?

Köyde İnterseks Bir Çocuk Olmak başlıklı yazının Kürtçe çevirisidir.

Tirkî: https://intersexualshalala.wordpress.com/2013/10/01/koyde-interseks-bir-cocuk-olmak/

12go51wh3 (1)Lİ Anatolia navin û li gundek tirkiye Nêremo bûn tiştek çawa ye hûn dizanin? Wan êşan ez dizanim navlêkirin dema ji dayikê dihat pirsin axkirina wê. Zorakek ew dem qet tirki nizanibu ji min guhdarbikin.

Ew dem ez pênç an ji şeş salî bûm. jinê gundê me dayika min, min bi zorê dirêj kirin û wek ku bijişkbin nav piyê min cihê mehremi et a min dinêrtin û şirove dikirin ew dem qire qire dikir, ez digiriyam. jina ji hevre dıgot: Binêr cihê wî diyar e . Ewê vekin inşallah bi izna xweda, dayika mİn ji digot: Amin inşallah û dilxwaziya xwe dani ziman.

Sala 1978 ande demsala biharê bû. Ji perçek laşê xwe êdi ez ditirsiyam min digot ew der tiştek xirab e. Di navbera mêjiye min û ew herema min de têkiliyek xirap destpê kiribu. Êdi ez bi rojan ji piran ditirsiyam. Jinepir min bidiya min xwe vedişêra. Ji ber ez zexm û xortbüm, di listikande zarokande serkefti derdiketim. Serkeftina min zarokan aciz dikir, dema aciz dibûn gotine xirap ji min re digotin. Ez Ji ber nêremobûm bi kurdi derheqê nasnameya minde bin av lêkirina dijûn dikirin. Ew gotinên wan min din û hardikir. Ez dibaziyam û diçûm malê ji dayika xwere digot: Zarok ji min re wiha dibejên. Dayika min ji nifira dikir û digot: Bila qurbana te bibin. Carna ji bi wan re şer dikir.

Bu yazının devamını oku

Hristiyan, ev hanımı ve interseks

ls4

Kaynak: http://morganguyton.us/2013/10/05/testimony-of-a-happily-married-intersex-eunuch-lianne-simons-story/#more-8045

Çeviri için LGBTI News Turkey‘e teşekkürler

Mutlu bir evliliği olan interseks bir hadımın beyanı

[Bu ziyaretçi yazısı Lianne Simon’dan geliyor. Cinsel belirsizlikle doğan ve 18 yaşına kadar erkek olarak yetiştirilen bir kadın. Takip edecek bir yazı ile sizden gelecek sorulara cevap vermeyi önerdi. Saygılı ve münasip olacağınıza güveniyorum.]

Bir Hristiyan, bir ev hanımı ve bir yazarım. Ayrıca cinsel belirsizlikle sonuçlanan bir durumum var. İnterseks; tipik erkek ya da kadın cinsiyetinden bir şekilde farklı olmakla sonuçlanan birçok farklı tıbbi durum için kullanılan şemsiye bir terim. Teknik detaylarla sizi boğmaktansa birkaç örnek vereceğim.

16 yaşında bir kızınız var diyelim. Cinsel gelişimi normal, iki küçük problem dışında – henüz adet görmedi ve hiç kasık kılı yok. Dolayısıyla onu bir uzmana gönderiyorsunuz ve onda Androjen Duyarsızlığı Sendromu olduğu ortaya çıkıyor. XY kromozomlarına sahip, fakat X kromozomundaki bir mutasyon sebebiyle vücudu erkek hormonlarıyla ne yapacağını bilemiyor. Bir vajinası ve klitorisi var fakat abdomeninde yumurtalıklar ve rahim yerine testisleri var.

Yeni doğmuş bir bebeğiniz var diyelim. İlk bakışta bir oğlan gibi gözüküyor, fakat doktorlar emin olmak için bazı testler yapmaları gerektiğini söylüyorlar. Ve çocuğunuzda Konjenital Adrenal Hiperplazi olduğu ortaya çıkıyor. XX bebeklerde belirsiz üreme organlarına sebep olan en yaygın neden. Tıbbi bir aciliyet ve de hayat boyu sürecek bir sorun. Hayatta kalabilmek için steroit kullanması gerekecek. Herhangi bir yaralanma ya da tıbbi işlem bir krize dönüşebilir. Doktorlar üzerinizde çocuğun jenital bölgesini kadınsılaştırmak üzere baskı kuruyorlar. Fakat daha biraz önce bu çocuklar için ameliyatın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsetmişlerdi. Jenital bölgesindeki bu estetik ameliyat, cinsel fonksiyona zarar verebilir.

Fallusunu bu kadar büyük yapan hormonlar şimdi beynini etkiliyor. Cinsiyeti ile ilgili bir şüphesi yok, fakat bir tomboy ve hayatı boyunca tipik olarak erkeksi ilgi alanları oldu. Diğer kızlardan hoşlanıyor olmak dahil.

Belirsiz üreme organlarına sahip yeni doğmuş bir bebeğiniz var diyelim. Bir testisi ve bir yumurtalığı var. Durumun adı Karışık Gonadal Disgenezi. Doktorlar size yapılacak en iyi şeyin çocuğun jenital bölgesini kadınsılaştırmak ve onu bir kız olarak yetiştirmek olduğunu söylüyorlar. Uzman olan onlar, dolayısıyla kabul ediyorsunuz. Çocuğun eşey organlarını alıyorlar, klitorisini kesiyorlar ve vajinal kanal yaratmak için deri grefti kullanıyorlar.

3-4 yaşlarına geldiğinde ise çocuğunuz bir oğlan olduğunda ısrar etmeye başlıyor. En az bir testisle doğan ve testosterona bağışık olmayan çoğu çocuk oğlandır. Ve siz doktorların onu hadım etmelerine ve üreme organlarını kesmelerine izin verdiniz çünkü çok küçüktü ve şekli doğru değildi.

Doktorlar kızınızın ona yapılandan asla haberdar olmamasını ve size onun cinsiyetinden şüphe etmemeniz gerektiğini söylediler. Çocuğunuzun tek bildiği: vücuduyla ilgili o kadar utanç verici bir şey var ki, bu konuda onunla konuşamıyorsunuz bile.

Bu yazının devamını oku

Oprah Winfrey Show: İnterseks’lere Işık Tutmak -2-

Tekrar Merhaba. Oprah Winfrey Show’a çıkan Amerikalı İnterseks’lerin röportajlarına kaldığımız yerden  devam ediyoruz. Sırada tanınmış interseks aktivistlerden Hida Viloria var.
Şimdi ona kulak verelim ;

Hida büyürken kendini hep farklı hissetmiş. Bunu şöyle belirtiyor : ” Diğer kızlardan hep daha agresiftim. Bir oyunu kızlar gibi ‘mahsusçuktan’ değil gerçekten oynardım ve daha çok oğlanlar gibi bitirirdim.”
Hida 27 yaşındayken intersekslerle ilgili bir makale okumuş ve farketmişki orada anlatılan hikayeler ve insanlar aynı ona benziyor. Fakat onun durumu bir önceki paylaşımda anlatılan Katie’den daha farklı. Hida aynı bir kadın gibi 2 X kromozomuna sahip. Yani XX  ; katie’den farklı olarak. (hatırlarsanız Katie XY kromozomuna sahipti aynı bir erkek gibi).Hida XX kromozomuna sahip dolayısıyla bedeni biyolojik olarak kadın. Ancak onun vücudu bir kadının bedeninin üretmesi gerekenden çok çok daha fazla testosteron hormonu üretiyor. Bu da onun erkeksi halinin ve hareketlerinin nedenini teşkil ediyor. Şöyle diyor Hida : ” Benim klitorisim, klitoristen daha çok küçük bir penisi andırıyor.
    Ama gel gelelim ki , Hida erkek olarak tanımlanabilecekken aslında hiç  erkek   olmayı düşünmemiş. “Aslına bakarsanız tam da gerçek bir erkekfatma (ing:Tomboy) değildim bence. Başka bir sürü interseks olmadığını bildiğim ‘normal’ kızlar benden daha çok ‘erkekfatma’ gibi takılıyorlardı. Örneğin ben büyürken hiç erkek kıyafetleri giymedim. Katolik okuluna gidiyordum ve üniforma giyiyordum. Dolayısıyla etekle bir problemim yoktu.”
Günümüzde ise Hida farklı zaman ve durumlarda bazen ‘daha fazla kadınsı’ bazen de ‘daha fazla erkeksi’ gibi hissettiğini ve göründüğünü söylüyor.
Hida doğduğunda doktorlar onun büyükçene klitorisini küçültmek için operasyon yapma talebinde bulunmuşlar ailesinden. Fakat buna kendisi de Kolombiya’lı bir doktor olan babası karşı çıkmış.

Şöyle diyor : ” Babam diğer bir çok ebeveynden daha bilgili ve bilinçliydi bu konularda. Ve eğer ben sağlıklıysam ve herşey fonksiyonunu normal şekilde yerine getiriyorsa neden ameliyat ediliyordum  ki ? Bu apaçık gereksiz bir ameliyattı kızı yani benim için. Herkes bilir ki eğer bir kişiye ameliyatsız yollardan da yarım edebiliyorsanız , ameliyat yapmayı ilk tercih olarak düşünmemelisiniz. Ve özellikle söz konusu kişi bir bebekse !
Hida sözlerine şöyle devam ediyor : “Benim interseks bedenimle barışık olmamın sebebinin bir tanesi de herhangi bir cinsiyet seçmek için kendimde herhangi bir ihtiyaç hissetmedim ve hiç baskı görmedim… Toplum size ‘tarafınızı seçmeniz için psikolojik bir baskı yapıyor aynı karışık ırktan(melez) insanlara herhangi bir tarafı seçmesi yönünde baskı yaptığı gibi. Örneğin Tiger Woods’a da böyle bir zorlama yapmışlardı. ‘sen gerçek bir siyah mısın yoksa bir Beyaz mısın ‘ diye. O da ben ikisi birdenim. Bunun hakkında size yalan söylemeyeceğim veya inkar etmeyeceğim ya da saklamayacağım. Ben ‘ikisi birden’im. diye cevap vermişti. Ben de aynı Tiger gibi düşünüyorum.
Hida sözlerini şöyle sonlandırıyor : ” İnterseks olmaktan dolayı çok mutluyum ve kendimle barışığım. Hiç bir operasyon geçirmedim ve hiç hormon tedavisi görmedim. Kendimle ilgili hiç bir şeyi değiştiremezdim.”

 

Lambda’da interseks konuşuldu

27 Nisan 2013 Cumartesi saat 16.00’da Lambdaistanbul’da gerçekleştirilen “İnterseks: Silahlı ve Tehlikeli” başlıklı toplantı tıp camiası dışında Türkiye’de Türkçe gerçekleştirilen interseks konulu ilk etkinlik oldu. 2011 Onur Haftası’nda Arjantinli trans aktivist Mauro Cabral’ın interseks ve tabu üzerine yaptığı sunumdan beri Türkiye LGBT hareketi ilk kez interseks konulu bir toplantıya ev sahipliği yaptı. İnterseks aktivistleri Evrim Bal ve Belgin İnan’ın hazırladıkları toplantıda konuşmayı Belgin İnan gerçekleştirdi. Toplantıda interseks üzerine fikir yürütmelerin yanı sıra interseks ve lgbt hareketlerinin hangi noktalardan işbirliği içerisine girebileceği sorgulandı ve Türkiye LGBT hareketinin interseksin “İ”sini de sahiplenmesinin vakti geldiği üzerinde hemfikir kalındı. Lambda gönüllüleri bundan sonra LGBTİ kısaltmasını kullanmaya dikkat edeceklerini, bunda geç bile kalındığını dile getirdi.

Bu yazının devamını oku

Bu cumartesi ( 27 Nisan ) saat 16.00’da Lambdaistanbul’da

8367_10151414814484285_1840572400_n

İNTERSEKS: Silahlı VE Tehlikeli

Birçoğu hayatında hiç Foucault okumadı, İngilizce bilenleri belki Judith Butler’ın bir Holywood ünlüsünün evinde uşak olduğunu sanıyor olabilirler, hiç ellerine bir pankart alıp meydanlarda bağırmadılar, yaşam alanları çoğunlukla ailelerinin arka odaları oldu, seksi bir isimleri var ama genelde seks yapacak partner bulamıyorlar ama ikili cinsiyet sisteminin, üremenin, ailenin temeline dinamit yerleştiriyorlar, cinsellik ve cinsiyetle ilgili bilinen herşeyi yıkıyorlar ve bunu bilinçli yapmıyorlar: Onlar interseks.

Silahları ise kromozomları ve belirsiz genital organları. Cinsiyetlerin kavşak noktası, tampon bölgesi, harikalar diyarı ve cehennemini yaşayan interseks bireyler hakkında ne biliyorsunuz? Neredeyse hiçbirşey.

27 Nisan 2013 Cumartesi saat 16:00’da Lambda Kültür Merkezi’nde gerçekleştireceğimiz bilgilendirme toplantısında interseks olmayı konuşuyoruz. Kendisi de interseks bir birey olan Belgin İnan interseksin ne olduğu ile ilgili temel bilgiler verecek, bunun yanı sıra kendi yaşamından hikayelerle bu durumun toplumda nasıl karşılandığına ayna tutacak ve gelen soruları yanıtlayacak.