İnterseksüel ŞaLaLa

cinsiyet ve cibilliyetin kaygan zemini

Tag Archives: hermafrodit

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği “Free&Equal” çalışması sonuç bildirgesi

SONUÇ BİLDİRGESİ

*Aşağıdaki metin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi’nin bildiri metnidir.

Çeviri: Evrim Bal

United_nations_flagİNTERSEKS

 İnterseks Ne Demektir ?

İnterseks insanlar ; genital organlar , kromozom yapısı, gonadlar  vb. açısından tipik dişi ve erkek  özelliklerini tam olarak göstermeyen cinsiyet karakteristiğiyle doğan insanlardır.

İnterseks kelimesi doğuştan gelen ve çok çeşitli farklı bedensel varyasyonları tanımlamak için kullanılan ortak şemsiye bir  terim ve tanımlamadır.

Bazı durumlarda interseks durumu doğuş anında farkedilebilir ama bazı durumlarda ise ergenliğe kadar anlaşılamayabilir.

Bazı kromozomal interseks varyasyonları (çeşitleri)  ise fiziksel olarak görülemeyebilir(anlaşılamayabilir).

Uzmanlara göre ,  nüfusun % 0.05’i ila % 1.7’si arası birey interseks özellikleriyle doğmaktadır. Bu rakamın oransal olarak  kızıl saçlı doğanlarla benzer olduğu tespit edilmiştir.ohchr-logo

İnterseks olmak , o kişinin biyolojik cinsiyet karakteristiğiyle ilişkilidir. Ancak o kişinin cinsel oryantasyonundan(yöneliminden) ve cinsiyet kimliğinden bağımsız bir olgudur. İnterseks bir kişi heteroseksüel(düz cinsel) , eşcinsel (gay veya lezbiyen) ,biseksüel veya aseksüel olabilir. Ve kendini kadın veya erkek veya her ikisi birden olarak tanımlayabilir. Ya da hiç birisi olarak tanımlamaz. Bu , o kişinin tercihidir.

Intersex_flag.svgBedenleri çoğunluktan farklı görünebildiği için interseks çocuklar veya interseks yetişkinler genellikle yaftalamaya veya dışlanmaya , küçük düşürülmeye maruz kalabilmektedirler. Ayrıca sağlık haklarından faydalanamama veya bedensel bütünlüklerine yönelik ihlâller gibi durumları içeren  çok çeşitli insan hakları ihlâllerine maruz kalabilmektedirler. Zoraki yapılan ilaç tedavileri ve bedensel eziyetlere maruz kalabilmekte ve ayrımcılığa uğrayarak eşitlik hakkından faydalanamayabilmektedirler. Bu yazının devamını oku

Dünya İnterseks Farkındalığı Günü’nü kutluyoruz !

12189525_443402689180379_5470152569295442921_n

Bugün, 19. kez, interseks bireyler, zorla uygulanmış cerrahi operasyonlardan hayatta kalanlar, sevgililer, eşler, aileler, arkadaşlar ve müttefikler tüm dünyada İnterseks Farkındalığı Günü’nü kutluyor ve Boston’da 26 Ekim 1996 tarihinde gerçekleştirilen dünya tarihindeki ilk interseks protestosunu anıyor. Amerikan Pediatri Akademisi’nin yıllık toplantısı sırasında Heidi Walcutt tarafından gerçekleştirilen bu protestonun başlattığı hareket bugün tüm dünyada büyüyerek devam ediyor ve interseks görünürlüğünü her geçen gün arttırıyor. İnterseks hareketinin zorunlu genital ameliyatları durdurmak için örgütlü mücadelesi 20 yılı aştı. İnterseks Farkındalığı etkinlikleri dünyanın çeşitli kentlerinde 8 Kasım’a kadar devam edecek.

Son yıllarda dünyada interseks bireyler açısından iç açıcı gelişmeler yaşanıyor. Fransa, Almanya, Malta, Şili, ABD gibi pek çok ülkede intersekslerin kimlik belgelerinde cinsiyet belirtme zorunluluğunun kalkması, interseks çocuklara yapılan ameliyatların yasaklanması ya da bu konuda açılan hukuki davaların olumlu sonuçlanması gibi gelişmeler, bunun yanı sıra Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi’nin interseks çocukların bedensel bütünlüğünün korunması ve interseks hakları konusundaki girişimleri ve tavsiyeleri umut verici.

Nereden nereye geldik?

Türkiye’ye bakarsak; Türkiye’de kurumsallaşmış bir interseks hareketinden söz edemiyoruz belki ama on yıl hatta beş yıl öncesi ile karşılaştırdığımızda hayal bile edemeyeceğimiz kadar yol aldık. Öyle büyük bir suskunluğun, görünmezliğin içinden geliyoruz ki son bir kaç yıldır en azından LGBT camia içerisinde edindiğimiz görünürlük ve bir elin parmaklarını zar zor geçen sayıdaki interseks yoldaşlarımız bile çok anlamlı bizim için.

Türkiye’de bir interseks aktivizminin varlığından söz edeceksek bunun başlangıçta internet üzerinden örgütlenme sayesinde, çeşitli internet mecraları sayesinde, en önemlisi de LGBT camiadan interseks olmayan yoldaşların destekleriyle mümkün olduğunu belirtmeliyim. İnterseks bireylerin henüz birbirlerine ulaşamadıkları, sayımızın az olduğu dönemlerde lezbiyen, gey, biseksüel, trans, kuir, anarkofeminist arkadaşlar bizim sesimiz olmaya çalıştılar, iyi ki hala yanımızdalar. Neler yaptık diye kısaca bir göz atarsak, sürecin temelini LGBT örgütlere ulaşıp temaslar kurmaya başladığımız 2009 yılının oluşturduğunu söyleyebiliriz sanırım.

Blog ile çıkmıştık yola…

Ardından intersexualshalala.wordpress.com blogumuzun kurulması, buradaki yazıların Lambda, Kaosgl, Pembe Hayat gibi başka örgütlerin yayın organlarında da çıkması, bu şekilde ufak ufak LGBT çevrelerde interseksin görünürlük kazanmaya başlaması geldi. Bu sırada blog sayesinde biz interseks aktivistleri birbirimizi bulmaya devam ettik, blogun yanı sıra bütün sosyal medya platformlarında hesaplarımızı açtık. Gerek kişisel hikayelerimizin kendi ağzımızdan aktarımı ile, gerekse çeviri çalışmaları ile bu blog Türkçe’deki en doyurucu interseks bilgi kaynağı oldu desek yanlış olmaz. Blogda bazı yazıları İngilizce ve Kürtçe’ye de çevirdik.

Ayrıca, onur haftası kapsamında Arjantinli interseks aktivist Mauro Cabral’ın İstanbul’da bir konuşma yapması, ardından Gabrielle Le Roux’nun “Türkiyeli, Trans, Gururlu” adlı çalışması dahilindeki kitapta blogdaki yazılardan birisinin de İngilizce’ye çevirilerek yer alması, yine blogumuzdaki yazıların Almanca’ya çevrilerek Almanya’da intersekslerin deneyimlerinin anlatıldığı bir kitapta yer alması dünyadaki interseks aktivistlerini de Türkiye’deki intersekslerden haberdar etti.

LGBTİ’nin “İ”si

Bu sırada Lambda ve diğer örgütlerde zaman zaman toplantılar yaparak LGBT müttefiklerimizin interseks bireyleri daha iyi tanımalarını sağlamaya çalıştık. Bu esnada blog aracılığı ile sayımız artmaya devam etti. Onur yürüyüşlerine katılmaya başladıktan bir kaç yıl sonra Lambda’nın “interseksler vardır” lolipopları da onur yürüyüşünde belirmeye başladı ki bu da bizim açımızdan önemli ve hoş bir şeydi. Onur yürüyüşünde gey, lezbiyen, trans, biseksüel lolipoplarının, pankartlarının yanı sıra intersekslerin de adını görmek bir dönüm noktasıydı. Aynı zamanda Lambdaistanbul İnterseks Manifestosu’nu yayınlayarak bundan sonra mücadeleye LGBTİ çatısı altında devam edeceğini duyurdu, bugüne kadar “İ”nterseksi eksik bıraktığı için tüm interseks bireylerden özür diledi. Yola çıkarken lgbt’nin bir de “i”si var, “i” harfini getirmeye geldik demiştik, bunu başardığımızı artık her yerde görüyoruz. “LGBTİ” kısaltması o kadar yaygınlaştı ki homofobik yayınlarda bile artık “i”yi eksik etmiyorlar 🙂

Türkiye pratiğinde 3. dalganın en ilham verici örneklerinden biri olan Feministival’de de yoldaşlarımız sayesinde intersekslerin adının geçmesi feminist hareket ile birbirimizi kucaklamaya dair çok hoş bir gelişmeydi.

Medya görünürlüğü ve video çalışmamız

Bizim için göreceli küçük ama önemli zaferlerden biri de fotoğrafsız, çekine çekine de olsa Hürriyet, Cumhuriyet, Bianet gibi yayın organlarına verdiğimiz röportajlar oldu. Bu şekilde ilk kez daha geniş kitlelere ulaşma şansı bulduk. Bu yıl ise herşey çok daha farklı. Başka bir heyecan içindeyiz. Çünkü biz interseks aktivistleri artık öyle bir iki kişi değiliz, birbirimizi bulduk, hepimiz biraraya gelme, tanışma, hikayelerimizi birbirimizle paylaşma imkanı bulduk, arkadaş olduk, dost olduk. Artık bir iç dayanışma grubumuz var. En son geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz değerli trans aktivisti Aligül Arıkan’ı anma etkinliklerinde hep birlikte bir video hazırladık ve gösterimini yaptık. İlk kez böyle kamusal bir etkinlikte yüzlerimizi açtık, sesimizi duyurduk. Bu çok başka bir duyguydu.

Sırada bir arkadaşımızın kitap projesi ve daha bin bir türlü fikrimiz, planımız var. Umuyoruz ki önümüzdeki süreçte bir çocuğun interseks olduğu fark edildiğinde ailenin danışmak, dayanışmak için başvurabileceği bir örgütlenme haline geleceğiz. Belki bir doktor, psikolog, psikiyatrist interseks bir danışan gördüğünde destek için bize yönlendirecek. İnterseks bireylerin haklarını koruyan bir yasa çıkacak, interseks çocuklar artık rızaları olmadan ameliyat edilemeyecek. Bu noktaya gelmek için daha almamız gereken çok yol var biliyoruz ama umutluyuz. En büyük motivasyonumuz bizden sonraki nesile daha iyi şartlar sunabilmek, bizim yaşadığımız travmaları bundan sonra doğacak interseks çocukların yaşamadıklarını, mutlu ve engellenmeyen bireyler olabildiklerini görebilmek.

İnterseksüel Şalala Yazarları adına Belgin

Merhaba

Yazar: EREN 

c7a4149ffad4cc0f98ca218819e50c58

28 yaşını geride bırakmaya yaklaştığım şu günlerde geçmişimle ve kendimle barışma sürecimin getirdiği güzellikleri yaşıyorum bu aralar.

23 veya 24 sene önce yavaş yavaş beliren cinsiyet kavramlarına kıl olmaya başlamıştım aslında ama yine de o anlamsızlığı çok da takıyor değildim. Almanya’dan gelen kuzenler üstsüz evde koştururken benim bunları yapamayacağım söylenmişti, bu baya üzmüştü o zamanlarda. Gizli gizli top oynamak, bacakları dikip oturamamak, annemin bana küpe takma çabaları arasında yaşta ilerlerken sanıyordum ki kız denilen kesimin genel özelliği erkeklere özenmek ve onlar gibi olmak istemek. Ben de bu kesimden biriydim ve hatta daha asi sayılırdım, saçlarımı mantar kestirebiliyordum, annemin taktığı tacı bir sure sona çıkartabiliyordum, direniyordum.

Sanırım 21 sene önceydi, Bülent Ersoy’un cinsiyet değiştirdiğini öğrendiğimde havalara uçmuş ve hemen kuzenime söylemiştim; Ben de cinsiyet değiştireceğim büyüyünce. O annesine yani teyzeme söylemişti, teyzem de anneme. Annem sanırım transfobikti o zamanlar?, güzel dayak yemiştim.

16 sene önceydi, küçük mahallemdeki iki kız arkadaşımdan birinin kocası birinin de metresi olarak oynadığım evciliklerin son dönemleriydi.Yavaş yavaş ailenin kadınları “kıza dönüşme” öncesi belli ritüellere başlamıştı. Annem İpek Ongun kitabı alıyor, benden yaşça büyük kuzenim genç kızlık deneyimi içeren eğitim kitabını bana verip anlatıyordu. Bir keresinde bunların etkisiyle rüyamda kanamam olduğunu görmüş, ya gerçekse diye saatlerce yataktan kalkamamıştım.

15 sene once işler beklenildiği gibi gitmemeye başladı. Spor yaptığım için çoğunu kamufle edebileceğimiz değişimler başlamıştı. Ben tabi farkında olmadan mahallede top peşinde koştururken annem dehşetle boyumun birden bire uzamasını, sesimin kalınlaşmasını ve hiç göğüs gelişimimin olmamasını gözlemliyordu. Sonra bir gün hastaneye gideceğimiz söylendi… Şikayetimiz; adet görmeme – boyda aşırı uzama – ses kalınlaşması.

Ben hayatımdan memnundum fakat annem fazlasıyla dert edinmiş kendine. 3,5 yıl sürecek hastane serüveni böyle başladı. Doktor doktor koştururken bir yandan süngerli sütyen falan alıyordu annem. Makyaj malzemesi bile aldı.Tanı konulamayan ve testlerle dolu bu üç buçuk yılın sonunda basit bir ultrasonla kasıklarımda testis olduğunu farkettiler. Sonradan yanlış olduğunu öğrendiğim o zamanki tanı Testiküler Feminizasyon’du

Tabi işin güzel yanı bu süre içinde kendi ürettiğim testesteronla ergenliğimi tamamlıyordum. Sonradan testesteron sayesinde olduğunu anladığım bir dünya başarı elde etmiştim sporda. Sonra bir yaz günü “bu testisler çocuğu kanser yapar, hemen alıp östrojene başlayalım” dediler

Ve testislerimi aldılar. Soran olursa kasık fıtığı ameliyatı diyecektim. Bu anlarda bana psikologa götürülmem söylendi ama hastaneden kaçmam gerekiyordu ve hep reddettim. Doktorlar ailemin ve stajer çekirgelerinin yanında kadınlardan mı erkeklerden mi hoşlandığımı sordu. Bunu belirleyici sanıyorlardı sanırım. İçimdeki hormonun ve ergenliğin getirisiyle stajerin göğüs dekoltesine bakarken erkeklerden hoşlanıyorum dedim. Cinsiyet değişikliği teklif edildi ama tek sosyal hayatım spor çevrem ve yarışmalardan oluşuyorken sonrasında ne yapacağımı bilemedim. Erkek olarak spora devam edemezdim. Kaldı ki annem çok fazla ağlıyordu, daha fazla üzülmelerini istemezdim. Hayır dedim. Belki de böylesi daha iyi oldu, o yaşta ve küçük bir şehirde bu değişimi yaşamak daha farklı travmalara sebep olabilirdi.

Elime de Estraderm verdiler ilaç niyetine. Tam olarak ne olduğunu anlayana kadar iki buçuk yıl kullandım östrojeni. Vajina kısmına bir operasyon yapılacaktı fakat daha erken, evleneceği zaman yaptırırsınız demiş doktor (sağolsun). Sonradan annemden öğrendiğime gore göğüs kısmına da protez önermişler. Neyseki (!) hormon görevini yerine getirdi de biraz göğüsler oluşmaya başladı.

Sonra sessiz dönemler başladı. Ailemin yanındayken özellikle garip bakışları göğüslemek daha da zordu. Ben alışmıştım sıkıntı yoktu fakat onların üzülmesini istemiyordum. Kabullenmiş hayatına devam eden bir genç olarak annemin de iteklemesiyle üniversiteyi kazandım. Benim görmediğim koruyucu bir kalkan olarak çalışmış annem, kendi ayaklarım üstünde durabilmem için seçtiğim mesleği bile o sevdirmiş.Annem, haksız rekabetten dopingli sayılan sporcuların haberlerini okudukça spor hayatımın da yavaş yavaş bitmesi gerektiğini biliyordu. Sağolsun östrojen yavaş yavaş kilo aldırmaya başlamıştı ve giderek güçsüz hissetmeye başlamıştım. Gülle ve Disk atıyordum ve bu sporda Dünya çapında derece beklenen bir sporcuyken, kötü atışlar yapmaya ve eski derecelerime ulaşamamaya başladım. Kendiliğinden bitti spor.

Kadınlardan hoşlanıyordum, üniversitede butch kavramını yakalayıp sahiplenmiştim. Mis gibi eşcinseldim işte. Başka bir tanıma ihtiyaç duymuyordum. 8 ay öncesine kadar da o şekilde yaşadım. En yakınımdan bile interseks kimliğimi saklayıp hayatıma devam ediyordum.Trans kimliğimden ise haberim bile yoktu. Uzak durmak daha iyi gibiydi, yeniden hastanelerde koşturmak, aileye bunu açıklamak, çevremi adapte edebilmek yerine olduğum gibi yaşamak daha kolaydı.

Sonra bir kırılma noktası yaşayıp senaryoyu mutlu sona çevirmeye başladım. İnterseks ve Trans Erkek olarak açıldım önce kendime, sonra çevreme ve aileme.

Ailem bu duruma benden daha çok sevindi sanırım, tabuya dönen ailede kimsenin bahsetmediği konuları döktük birbirimize. Şu an süre giden bir cinsiyet geçiş sürecinin içinde yoluma devam ediyorum ve bana konması gereken tanının aslında Testiküler Feminizasyon değil de 5 Alfa Redüktaz Eksikliği olduğunu öğrendim. Onu daha bi benimsedim doğrusu. Anne karnında 46 xy karyotipinde biyolojik bir erkek olarak gelişirken enzim eksikliği sonucu testosteron, dihidrotestesterona dönüşememiş ve dış genitaller dişi yönünde gelişip piyasaya sunulmuşum. Sağolsun o enzimin eksikliğinde sıkılmaya fırsat bulamadığım garip ve ilginç bir hayatım oldu.

Aslında daha detaylı bir yazı yazmayı planlıyorum fakat o günlere dair çok şey olmadığını farkettim hafızamda. Lisede mantık dersindeyken işini iyi yapan bir öğretmenimiz sınıfa yaşadığımız kötü şeyleri unutacağımız bir seans düzenlemişti. Herkes gözlerini kapatıp, unutmak isteyeceği şeyleri bir kağıda yazdığını hayal ediyordu. Sonra o kağıdı buruşturup uzay boşluğuna fırlatmıştık hayalimizde. Bütün hastane süreçlerim, doktor görüşmelerim, ameliyat anı ve sonrası da o yolculuktaydı.

İnterseksler sesleniyor: İzinsiz bedenime dokunma!

Bizlerle bir röportaj gerçekleştiren ve panelimize de katılan Hürriyet gazetesi muhabiri Zeynep Bilgehan‘a teşekkür ediyoruz. İntersekslerin sesinin daha geniş mecralarda yankılanmasını sağlayan, bu konuda katkısı olan herkese teşekkürler. 

Aşağıda paylaşacağımız röportaj http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/keyif/26788040.asp keyif adresinde, Hürriyet Gazetesi Kelebek ekinde 11 Temmuz 2014 tarihinde yayınlanmıştır.

int2

Aslında her 2000 doğumda bir vaka olarak ortaya çıkıyor. Fakat ancak LGBT hareketine eklenen ‘İ’ harfiyle daha görünür olan ‘interseksüel bireyler’e yapılan ‘normalleştirme’ ameliyatları tüm dünyada tartışma konusu. En son The Atlantic dergisinin gündeme taşıdığı izinsiz ameliyatlar interseks bireylerde büyük travmalara yol açabiliyor. Türkiye’deki interseks bireyler de haklarını savunmak için örgütleniyor.

İnterseksüalite, halk arasında ‘çift cinsiyetli’, tıp literatüründeyse son dönemlere kadar ‘hermafrodit’ denilen ve farklı genital organlar, üreme organları ve/veya farklı kromozomlara sahip insanları kapsayan biyolojik bir durum. Aslında dünyada her 2 bin doğumda bir interseks vaka görülüyor. Ancak yalnızca Türkiye’de değil dünyada görünürlükleri çok azdı. Son yıllardaysa interseks bireylere uygulanan ‘normalleştirme’ ameliyatları tartışılıyor. İnterseks bireyler ve aileleri kendi fikirleri alınmadan yapılan bu ameliyatlara karşı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu da, geçen yıl işkenceyle ilgili yayınlanan raporunda üye ülkeleri interseks bireylerin ‘zorla cinsel organ normalleştirme’ ameliyatı olmalarına imkan sağlayan yasaları kaldırmasını istedi.    Bu yazının devamını oku

Lİ Anatolia navin û li gundek tirkiye Nêremo bûn tiştek çawa ye hûn dizanin?

Köyde İnterseks Bir Çocuk Olmak başlıklı yazının Kürtçe çevirisidir.

Tirkî: https://intersexualshalala.wordpress.com/2013/10/01/koyde-interseks-bir-cocuk-olmak/

12go51wh3 (1)Lİ Anatolia navin û li gundek tirkiye Nêremo bûn tiştek çawa ye hûn dizanin? Wan êşan ez dizanim navlêkirin dema ji dayikê dihat pirsin axkirina wê. Zorakek ew dem qet tirki nizanibu ji min guhdarbikin.

Ew dem ez pênç an ji şeş salî bûm. jinê gundê me dayika min, min bi zorê dirêj kirin û wek ku bijişkbin nav piyê min cihê mehremi et a min dinêrtin û şirove dikirin ew dem qire qire dikir, ez digiriyam. jina ji hevre dıgot: Binêr cihê wî diyar e . Ewê vekin inşallah bi izna xweda, dayika mİn ji digot: Amin inşallah û dilxwaziya xwe dani ziman.

Sala 1978 ande demsala biharê bû. Ji perçek laşê xwe êdi ez ditirsiyam min digot ew der tiştek xirab e. Di navbera mêjiye min û ew herema min de têkiliyek xirap destpê kiribu. Êdi ez bi rojan ji piran ditirsiyam. Jinepir min bidiya min xwe vedişêra. Ji ber ez zexm û xortbüm, di listikande zarokande serkefti derdiketim. Serkeftina min zarokan aciz dikir, dema aciz dibûn gotine xirap ji min re digotin. Ez Ji ber nêremobûm bi kurdi derheqê nasnameya minde bin av lêkirina dijûn dikirin. Ew gotinên wan min din û hardikir. Ez dibaziyam û diçûm malê ji dayika xwere digot: Zarok ji min re wiha dibejên. Dayika min ji nifira dikir û digot: Bila qurbana te bibin. Carna ji bi wan re şer dikir.

Bu yazının devamını oku

Hristiyan, ev hanımı ve interseks

ls4

Kaynak: http://morganguyton.us/2013/10/05/testimony-of-a-happily-married-intersex-eunuch-lianne-simons-story/#more-8045

Çeviri için LGBTI News Turkey‘e teşekkürler

Mutlu bir evliliği olan interseks bir hadımın beyanı

[Bu ziyaretçi yazısı Lianne Simon’dan geliyor. Cinsel belirsizlikle doğan ve 18 yaşına kadar erkek olarak yetiştirilen bir kadın. Takip edecek bir yazı ile sizden gelecek sorulara cevap vermeyi önerdi. Saygılı ve münasip olacağınıza güveniyorum.]

Bir Hristiyan, bir ev hanımı ve bir yazarım. Ayrıca cinsel belirsizlikle sonuçlanan bir durumum var. İnterseks; tipik erkek ya da kadın cinsiyetinden bir şekilde farklı olmakla sonuçlanan birçok farklı tıbbi durum için kullanılan şemsiye bir terim. Teknik detaylarla sizi boğmaktansa birkaç örnek vereceğim.

16 yaşında bir kızınız var diyelim. Cinsel gelişimi normal, iki küçük problem dışında – henüz adet görmedi ve hiç kasık kılı yok. Dolayısıyla onu bir uzmana gönderiyorsunuz ve onda Androjen Duyarsızlığı Sendromu olduğu ortaya çıkıyor. XY kromozomlarına sahip, fakat X kromozomundaki bir mutasyon sebebiyle vücudu erkek hormonlarıyla ne yapacağını bilemiyor. Bir vajinası ve klitorisi var fakat abdomeninde yumurtalıklar ve rahim yerine testisleri var.

Yeni doğmuş bir bebeğiniz var diyelim. İlk bakışta bir oğlan gibi gözüküyor, fakat doktorlar emin olmak için bazı testler yapmaları gerektiğini söylüyorlar. Ve çocuğunuzda Konjenital Adrenal Hiperplazi olduğu ortaya çıkıyor. XX bebeklerde belirsiz üreme organlarına sebep olan en yaygın neden. Tıbbi bir aciliyet ve de hayat boyu sürecek bir sorun. Hayatta kalabilmek için steroit kullanması gerekecek. Herhangi bir yaralanma ya da tıbbi işlem bir krize dönüşebilir. Doktorlar üzerinizde çocuğun jenital bölgesini kadınsılaştırmak üzere baskı kuruyorlar. Fakat daha biraz önce bu çocuklar için ameliyatın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsetmişlerdi. Jenital bölgesindeki bu estetik ameliyat, cinsel fonksiyona zarar verebilir.

Fallusunu bu kadar büyük yapan hormonlar şimdi beynini etkiliyor. Cinsiyeti ile ilgili bir şüphesi yok, fakat bir tomboy ve hayatı boyunca tipik olarak erkeksi ilgi alanları oldu. Diğer kızlardan hoşlanıyor olmak dahil.

Belirsiz üreme organlarına sahip yeni doğmuş bir bebeğiniz var diyelim. Bir testisi ve bir yumurtalığı var. Durumun adı Karışık Gonadal Disgenezi. Doktorlar size yapılacak en iyi şeyin çocuğun jenital bölgesini kadınsılaştırmak ve onu bir kız olarak yetiştirmek olduğunu söylüyorlar. Uzman olan onlar, dolayısıyla kabul ediyorsunuz. Çocuğun eşey organlarını alıyorlar, klitorisini kesiyorlar ve vajinal kanal yaratmak için deri grefti kullanıyorlar.

3-4 yaşlarına geldiğinde ise çocuğunuz bir oğlan olduğunda ısrar etmeye başlıyor. En az bir testisle doğan ve testosterona bağışık olmayan çoğu çocuk oğlandır. Ve siz doktorların onu hadım etmelerine ve üreme organlarını kesmelerine izin verdiniz çünkü çok küçüktü ve şekli doğru değildi.

Doktorlar kızınızın ona yapılandan asla haberdar olmamasını ve size onun cinsiyetinden şüphe etmemeniz gerektiğini söylediler. Çocuğunuzun tek bildiği: vücuduyla ilgili o kadar utanç verici bir şey var ki, bu konuda onunla konuşamıyorsunuz bile.

Bu yazının devamını oku

Oprah Winfrey Show: İnterseks’lere Işık Tutmak -2-

Tekrar Merhaba. Oprah Winfrey Show’a çıkan Amerikalı İnterseks’lerin röportajlarına kaldığımız yerden  devam ediyoruz. Sırada tanınmış interseks aktivistlerden Hida Viloria var.
Şimdi ona kulak verelim ;

Hida büyürken kendini hep farklı hissetmiş. Bunu şöyle belirtiyor : ” Diğer kızlardan hep daha agresiftim. Bir oyunu kızlar gibi ‘mahsusçuktan’ değil gerçekten oynardım ve daha çok oğlanlar gibi bitirirdim.”
Hida 27 yaşındayken intersekslerle ilgili bir makale okumuş ve farketmişki orada anlatılan hikayeler ve insanlar aynı ona benziyor. Fakat onun durumu bir önceki paylaşımda anlatılan Katie’den daha farklı. Hida aynı bir kadın gibi 2 X kromozomuna sahip. Yani XX  ; katie’den farklı olarak. (hatırlarsanız Katie XY kromozomuna sahipti aynı bir erkek gibi).Hida XX kromozomuna sahip dolayısıyla bedeni biyolojik olarak kadın. Ancak onun vücudu bir kadının bedeninin üretmesi gerekenden çok çok daha fazla testosteron hormonu üretiyor. Bu da onun erkeksi halinin ve hareketlerinin nedenini teşkil ediyor. Şöyle diyor Hida : ” Benim klitorisim, klitoristen daha çok küçük bir penisi andırıyor.
    Ama gel gelelim ki , Hida erkek olarak tanımlanabilecekken aslında hiç  erkek   olmayı düşünmemiş. “Aslına bakarsanız tam da gerçek bir erkekfatma (ing:Tomboy) değildim bence. Başka bir sürü interseks olmadığını bildiğim ‘normal’ kızlar benden daha çok ‘erkekfatma’ gibi takılıyorlardı. Örneğin ben büyürken hiç erkek kıyafetleri giymedim. Katolik okuluna gidiyordum ve üniforma giyiyordum. Dolayısıyla etekle bir problemim yoktu.”
Günümüzde ise Hida farklı zaman ve durumlarda bazen ‘daha fazla kadınsı’ bazen de ‘daha fazla erkeksi’ gibi hissettiğini ve göründüğünü söylüyor.
Hida doğduğunda doktorlar onun büyükçene klitorisini küçültmek için operasyon yapma talebinde bulunmuşlar ailesinden. Fakat buna kendisi de Kolombiya’lı bir doktor olan babası karşı çıkmış.

Şöyle diyor : ” Babam diğer bir çok ebeveynden daha bilgili ve bilinçliydi bu konularda. Ve eğer ben sağlıklıysam ve herşey fonksiyonunu normal şekilde yerine getiriyorsa neden ameliyat ediliyordum  ki ? Bu apaçık gereksiz bir ameliyattı kızı yani benim için. Herkes bilir ki eğer bir kişiye ameliyatsız yollardan da yarım edebiliyorsanız , ameliyat yapmayı ilk tercih olarak düşünmemelisiniz. Ve özellikle söz konusu kişi bir bebekse !
Hida sözlerine şöyle devam ediyor : “Benim interseks bedenimle barışık olmamın sebebinin bir tanesi de herhangi bir cinsiyet seçmek için kendimde herhangi bir ihtiyaç hissetmedim ve hiç baskı görmedim… Toplum size ‘tarafınızı seçmeniz için psikolojik bir baskı yapıyor aynı karışık ırktan(melez) insanlara herhangi bir tarafı seçmesi yönünde baskı yaptığı gibi. Örneğin Tiger Woods’a da böyle bir zorlama yapmışlardı. ‘sen gerçek bir siyah mısın yoksa bir Beyaz mısın ‘ diye. O da ben ikisi birdenim. Bunun hakkında size yalan söylemeyeceğim veya inkar etmeyeceğim ya da saklamayacağım. Ben ‘ikisi birden’im. diye cevap vermişti. Ben de aynı Tiger gibi düşünüyorum.
Hida sözlerini şöyle sonlandırıyor : ” İnterseks olmaktan dolayı çok mutluyum ve kendimle barışığım. Hiç bir operasyon geçirmedim ve hiç hormon tedavisi görmedim. Kendimle ilgili hiç bir şeyi değiştiremezdim.”

 

İSTİRİDYEDEKİ İNCİ

Misafir Yazı : İNCİ

Bir gün odamı düzenlerken rastladım ablamın hastane dosyalarına…

İçinde bilmediğim onlarca tıbbi terim, bilmediğim terminoloji…

İçlerinde tek anladığım test sonuçlarında 46 xy imiş…

Evet evet bunu ortaokulda fenbilgisi dersinde öğrenmiştik;

Dişilerde xx, erkeklerde xy kromozomu varmış…

Peki, ablam bir dişiyse niçin test sonuçları xy? Yoksa? Kafamı kurcalayan onlarca soru… Hemen dosyaları yatağımın altına olduğu yere istifleyip oturup düşündüm sadece aklımdaki şüphelere…

16 yaşıma geldim ve hala diğer kızlar gibi regl olmadım. Bedenim değişiyor, kıllanmalar başlıyor, genital bölgemde değişmeler gözleniyor,  ayaklarım şimdiden büyük numaraysa ilerde ne olur diye düşünüyorum… Ve sesim; küçükken kendi uydurduğum şarkıları sokakta bağıra çağıra söylemek isteyen sesime bir çekingenlik geliyor… Neden mi? Artık sesim bir erkek sesini andırıyor… Olamaz ben böyle düşünmüyordum ergenliği, güzel aşkların yaşandığı bir mevsim gibi algılıyorum hep bu yaşları, çocuksu saf aşkların yaşandığı ilkbaharlar… Okulda sınıf listesinde kız mı erkek mi bölümüne erkek yazmışlar yanlışlıkla. Düzeltmeye gidiyorum ama ileriki zamanlarda düzeltilmediğini görüp vazgeçiyorum önemsiz olduğunu düşünüp. Ve bir arkadaşım rencide ediyor beni sınıfın ortasında; traş mı oluyorsun sen diye. Ne diyeceğimi şaşırıyorum. Tüylenme problemim var deyip geçiştiriyorum…

Ve hastane yolunu tutuyoruz ablamla… Kader arkadaşımla… Dar hastane koridorlarında uzun bekleyişler içinde endişeli bir bekleyişler. Önce kalp doktoruna gidiliyor acaba nefes alıp verme problemimin altında kalp mi var diye.. bir şey yokmuş bizi psikiyatri servisine yönlendiriyor, psikolojik olabileceği şüphesiyle… bu arada çocuk doktoruna muayene oluyorum. Psikiyatride regl olmadığımı açıklayınca kadın doğuma gönderiliyorum. ilk defa birileri apış aramı görüyor(çocuk doktoru ve kadın doğumcu)… Utanıyorum, doktor olmasına rağmen… Kimseye açıklayamadığım halimi görüyorlar…

Ve psikiyatri servisinde endokrin doktorumla tanışıyorum şirin mi şirin bir doktor.

Her türlü testler yapılıyor; bütün bölümlere ve genetiğe de gidip test sonuçlarımızı alıyoruz. Ve sonuç: 46xy… Anlam veremiyorum bir anda.orada 3 teyzemin ve iki kuzeniminde 46 xy olduğunu öğreniyorum ablam özgeçmiş bilgisini verirken doktorlara.. Ablam sessiz kalıyor bana karşı, ben merak ediyorum acaba içinde neler yaşıyor?

O gün psikiyatride randevumuz da var, gidiyoruz görüşmeye ablamla. Önce ablam görüşüyor. Sonra ben. Sonuçları ablama veriyorum ama kabul etmiyor sende kalsın diyor. Ben anlamıyorum ilk başta.. Meğer görüşmedeki konumuz test sonuçlarıymış. Bana sorulan anlam veremediğim ilk soru; “Hemcinslerine karşı bir şey hissediyor musun?” neyse ki görüşme uzun sürmüyor çıkıp eve geliyoruz, babamla ve annemle paylaşılıyor test sonuçları, evdeki diğer kardeşlerimden habersiz. O gün evde ne oldu hatırlayamıyorum benim için sıradan bir gündü çünkü.

Hastaneye gidip gelmelerimiz devam ediyor… psikiyatri servisinde gözlem altındayım, bipolar duygu durum bozukluğu varmış; tedavi görüyorum.liseyi dondurup hastane yollarında mekik dokuyorum.. Her şeyin tuzu biberi bipolar. Rahatlamalar başlıyor sonra, birazcık olsun kendime geliyorum aldığım antipsikotik ilaçlarla ve hormon ilaçlarıyla yavaş yavaş eski kız kimliğime dönüyorum.. Ama ben hala doktorlar beni tedavi edecek ve regl olacağım ilerde de anne olma şansım olacak diye düşünüyorum… Sonra elime geçince hasta dosyam açıp okuyorum bir gün hastane kapısında. Radyoloji sonuçlarım gözüme çarpıyor: “uterus ve overler izlenemedi” işte o zaman yıkılıyorum bir anda. Tüm hayallerim suya düşüyor. Aylar sonra kafama dank ediyor her şey… İçimde fırtınalar kopuyor, travmatik etkiler yaratıyor bende. Ve hastaneye gidip gelmeler, geceleri kasığımdaki ağrılar yüzünden uyanmalarla devam ediyor her şey. Sonunda ameliyat oluyorum kasığımdaki inmemiş testisler alınıyor ilerde kanser yapma riski olduğu gerekçesiyle. O arada ben internetten araştırmalar yapıyorum, ne demek 46 xy olmak diye. Meğer ben bir interseksmişim. Aylarca kız ya da erkek miyim soruları kafamı kurcalıyor… Ve işte o kelime (interseks) imdadıma yetişiyor. Beni tanımlayan, içimi rahatlatan güzel bir kelime diye düşünüyorum.

Ve başlıyor içimdeki interseks sevdası. Evet, ben bir interseksim bir istiridyenin hermafrodit olduğu gibi. Küçümsemeyin istiridyeleri içlerinde ne güzel inciler taşırlar… İçimde yaşadığım fırtınalardı bendeki inciler, kimse o fırtınalarda yaşayamadığı içindi benim için bu incinin kıymeti…

Şimdi ise ben lisedeki o zorlu yıllarımı biraz olsun atlattım ve üniversiteyi kazanıyorum iki yıl gecikmeyle. Yeni inciler bulma umuduyla interseks aktivizmine destek veriyorum şimdilerde. içindeki fırtınaları susturabilmiş bir interseks olarak herşeyden önce bir insan olduğum bilincini taşıyarak…

Köyde interseks bir çocuk olmak

12go51wh3Yazar: Şerife

Anadolu’da, Türkiye’nin herhangi bir köyünde interseks olmak nasıl bir şey bilir misiniz? Ben bilirim o acıları, lakaplar takılan bir çocuk olmayı, bir anneye sorulduğunda çektiği ahı. Bir zamanlar hiç Türkçe bilmeyen benden dinleyin.

Sanırım 5 veya 6 yaşındaydım, köyün bir kaç kadını ve annemin beni tutup zorla yatırarak, ağlamalarım ve feryat figan çığlıklarım arasında birer doktor edasıyla apış arama bakıp ellediklerini, yorumlar yaptıklarını hatırlıyorum. “Bak şurada yeri belli. Açarlar Allah’ın izniyle” diyerek anneme teselli veriyorlardı. Annem de “Amin. İnşallah” diyerek minnettarlıkla katılıyordu onlara.

İlk defa bir parçamın öcü olduğunu, kötü olduğunu algılıyordum, zihnimle o bölgem arasında iletişim başlamıştı. Günlerce yaşlılardan korkarak uzak durdum. 1978 ilkbaharı. Bu yazının devamını oku

Orijinali doğurgan kız çocuğu (Ezgi Başaran)

ezg

BU YAZI RADİKAL GAZETESİ’NDEN ALINMIŞTIR

http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ezgi_basaran/orijinali_dogurgan_kiz_cocugu-1151483

ÖNCE: Habere konu olan olayın vahametini kısaca şöyle anlatmak isterim: Intersex, çift cinsiyet veya artık pek de siyaseten doğru bulunmayan deyimiyle hermafroditlere tıbbi yaklaşım konusu son derece tartışmalıdır. Son eğilim, geri dönüşü olmayacak cinsiyet ameliyatlarının doktor ve veli tayinine göre yapılmamasıdır. Ve hatta San Francisco İnsan Hakları Komisyonu’nun 3 Mayıs 2005 tarihinde aldığı bir kararda da bu tür ameliyatların çocukluk çağında yapılması insan haklarına aykırı görülmüştü. Elbette Anadolu Ajansı’nın servis ettiği haberde bu detaylar katiyen bulunmuyor. Ya ne var?  Bu yazının devamını oku