İnterseksüel ŞaLaLa

cinsiyet ve cibilliyetin kaygan zemini

Tag Archives: interseksüel

Ünlü Top Model İntersex Olduğunu Açıkladı

Kaynak: BBC Türkçe.

Ünlü  Top modelin interseks olduğunu açıklaması büyük sansasyon yarattı. 

Belçikalı top model Hanne Gaby Odiele, “İnterseks” yani hem erkek hem kadın cinsiyet özelliklerine sahip olarak doğduğunu açıkladı.

ABD’de yayımlanan USA TODAY gazetesine konuşan 29 yaşındaki model, “tabuları yıkmak amacıyla” bu açıklamayı yaptığını söyledi.

Odiele, “inmemiş testis” denilen tıbbi durumla doğduğunu, kanser riski taşıması nedeniyle 10 yaşında ameliyatla yumurtalıklarının alındığını(gonadektomi) belirtti.

“Ameliyattan bir süre sonra çocuk sahibi olamayacağımı anladım” diyen Odiele, “Regl olmuyordum. Kendimde bir farklılık olduğunun farkındaydım” dedi.

Tıbbi adı “Androjen Duyarsızlığı” olan sendromla   { androgyn insensitivy syndrome } doğan Odiele, “Yaşadığımız bu zamanda ve çağda bunlardan bahsetmenin tamamıyla normal olması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

18 yaşında vajina konstrüksiyon ameliyatı olan ünlü model, kendi yaşadığı sıkıntıları başkalarının yaşamaması, ailelerin gereksiz ( tıbbi gerekliliği olmayan toplum normlarına uydurmaya yönelik kozmetik nitelikli ) ameliyatlardan çocuklarını koruması gerektiğini düşündüğü için bu açıklamayı yaptığını kaydetti.

Eşinden ve Vogue dergisinden övgü

“İnterseks” olmanın büyütülecek bir şey olmadığını söyleyen Hanne Gaby Odiele, “Eğer benimle baştan beri dürüst olunsaydı , benim için bu kadar travmatik olmazdı.  Bunun bende bir travma olmasının sebebi dürüst olunmamasıdır” dedi.

Odiele’in model olan eşi John Swiatek de, USA TODAY’e, eşinin durumu hakkında konuşmasından gurur duyduğunu açıkladı.

Ünlü moda dergisi Vogue ise “İnterseks olarak doğanlar sesi” diyerek tanımladığı Odiele’in cesaretini övdü.

Birleşmiş Milletler verilerine göre “İnterseks” kişiler, toplam dünya nüfusunun yüzde 1,7’sini oluşturuyor.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği “Free&Equal” çalışması sonuç bildirgesi

SONUÇ BİLDİRGESİ

*Aşağıdaki metin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi’nin bildiri metnidir.

Çeviri: Evrim Bal

United_nations_flagİNTERSEKS

 İnterseks Ne Demektir ?

İnterseks insanlar ; genital organlar , kromozom yapısı, gonadlar  vb. açısından tipik dişi ve erkek  özelliklerini tam olarak göstermeyen cinsiyet karakteristiğiyle doğan insanlardır.

İnterseks kelimesi doğuştan gelen ve çok çeşitli farklı bedensel varyasyonları tanımlamak için kullanılan ortak şemsiye bir  terim ve tanımlamadır.

Bazı durumlarda interseks durumu doğuş anında farkedilebilir ama bazı durumlarda ise ergenliğe kadar anlaşılamayabilir.

Bazı kromozomal interseks varyasyonları (çeşitleri)  ise fiziksel olarak görülemeyebilir(anlaşılamayabilir).

Uzmanlara göre ,  nüfusun % 0.05’i ila % 1.7’si arası birey interseks özellikleriyle doğmaktadır. Bu rakamın oransal olarak  kızıl saçlı doğanlarla benzer olduğu tespit edilmiştir.ohchr-logo

İnterseks olmak , o kişinin biyolojik cinsiyet karakteristiğiyle ilişkilidir. Ancak o kişinin cinsel oryantasyonundan(yöneliminden) ve cinsiyet kimliğinden bağımsız bir olgudur. İnterseks bir kişi heteroseksüel(düz cinsel) , eşcinsel (gay veya lezbiyen) ,biseksüel veya aseksüel olabilir. Ve kendini kadın veya erkek veya her ikisi birden olarak tanımlayabilir. Ya da hiç birisi olarak tanımlamaz. Bu , o kişinin tercihidir.

Intersex_flag.svgBedenleri çoğunluktan farklı görünebildiği için interseks çocuklar veya interseks yetişkinler genellikle yaftalamaya veya dışlanmaya , küçük düşürülmeye maruz kalabilmektedirler. Ayrıca sağlık haklarından faydalanamama veya bedensel bütünlüklerine yönelik ihlâller gibi durumları içeren  çok çeşitli insan hakları ihlâllerine maruz kalabilmektedirler. Zoraki yapılan ilaç tedavileri ve bedensel eziyetlere maruz kalabilmekte ve ayrımcılığa uğrayarak eşitlik hakkından faydalanamayabilmektedirler. Bu yazının devamını oku

Dünya İnterseks Farkındalığı Günü’nü kutluyoruz !

12189525_443402689180379_5470152569295442921_n

Bugün, 19. kez, interseks bireyler, zorla uygulanmış cerrahi operasyonlardan hayatta kalanlar, sevgililer, eşler, aileler, arkadaşlar ve müttefikler tüm dünyada İnterseks Farkındalığı Günü’nü kutluyor ve Boston’da 26 Ekim 1996 tarihinde gerçekleştirilen dünya tarihindeki ilk interseks protestosunu anıyor. Amerikan Pediatri Akademisi’nin yıllık toplantısı sırasında Heidi Walcutt tarafından gerçekleştirilen bu protestonun başlattığı hareket bugün tüm dünyada büyüyerek devam ediyor ve interseks görünürlüğünü her geçen gün arttırıyor. İnterseks hareketinin zorunlu genital ameliyatları durdurmak için örgütlü mücadelesi 20 yılı aştı. İnterseks Farkındalığı etkinlikleri dünyanın çeşitli kentlerinde 8 Kasım’a kadar devam edecek.

Son yıllarda dünyada interseks bireyler açısından iç açıcı gelişmeler yaşanıyor. Fransa, Almanya, Malta, Şili, ABD gibi pek çok ülkede intersekslerin kimlik belgelerinde cinsiyet belirtme zorunluluğunun kalkması, interseks çocuklara yapılan ameliyatların yasaklanması ya da bu konuda açılan hukuki davaların olumlu sonuçlanması gibi gelişmeler, bunun yanı sıra Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi’nin interseks çocukların bedensel bütünlüğünün korunması ve interseks hakları konusundaki girişimleri ve tavsiyeleri umut verici.

Nereden nereye geldik?

Türkiye’ye bakarsak; Türkiye’de kurumsallaşmış bir interseks hareketinden söz edemiyoruz belki ama on yıl hatta beş yıl öncesi ile karşılaştırdığımızda hayal bile edemeyeceğimiz kadar yol aldık. Öyle büyük bir suskunluğun, görünmezliğin içinden geliyoruz ki son bir kaç yıldır en azından LGBT camia içerisinde edindiğimiz görünürlük ve bir elin parmaklarını zar zor geçen sayıdaki interseks yoldaşlarımız bile çok anlamlı bizim için.

Türkiye’de bir interseks aktivizminin varlığından söz edeceksek bunun başlangıçta internet üzerinden örgütlenme sayesinde, çeşitli internet mecraları sayesinde, en önemlisi de LGBT camiadan interseks olmayan yoldaşların destekleriyle mümkün olduğunu belirtmeliyim. İnterseks bireylerin henüz birbirlerine ulaşamadıkları, sayımızın az olduğu dönemlerde lezbiyen, gey, biseksüel, trans, kuir, anarkofeminist arkadaşlar bizim sesimiz olmaya çalıştılar, iyi ki hala yanımızdalar. Neler yaptık diye kısaca bir göz atarsak, sürecin temelini LGBT örgütlere ulaşıp temaslar kurmaya başladığımız 2009 yılının oluşturduğunu söyleyebiliriz sanırım.

Blog ile çıkmıştık yola…

Ardından intersexualshalala.wordpress.com blogumuzun kurulması, buradaki yazıların Lambda, Kaosgl, Pembe Hayat gibi başka örgütlerin yayın organlarında da çıkması, bu şekilde ufak ufak LGBT çevrelerde interseksin görünürlük kazanmaya başlaması geldi. Bu sırada blog sayesinde biz interseks aktivistleri birbirimizi bulmaya devam ettik, blogun yanı sıra bütün sosyal medya platformlarında hesaplarımızı açtık. Gerek kişisel hikayelerimizin kendi ağzımızdan aktarımı ile, gerekse çeviri çalışmaları ile bu blog Türkçe’deki en doyurucu interseks bilgi kaynağı oldu desek yanlış olmaz. Blogda bazı yazıları İngilizce ve Kürtçe’ye de çevirdik.

Ayrıca, onur haftası kapsamında Arjantinli interseks aktivist Mauro Cabral’ın İstanbul’da bir konuşma yapması, ardından Gabrielle Le Roux’nun “Türkiyeli, Trans, Gururlu” adlı çalışması dahilindeki kitapta blogdaki yazılardan birisinin de İngilizce’ye çevirilerek yer alması, yine blogumuzdaki yazıların Almanca’ya çevrilerek Almanya’da intersekslerin deneyimlerinin anlatıldığı bir kitapta yer alması dünyadaki interseks aktivistlerini de Türkiye’deki intersekslerden haberdar etti.

LGBTİ’nin “İ”si

Bu sırada Lambda ve diğer örgütlerde zaman zaman toplantılar yaparak LGBT müttefiklerimizin interseks bireyleri daha iyi tanımalarını sağlamaya çalıştık. Bu esnada blog aracılığı ile sayımız artmaya devam etti. Onur yürüyüşlerine katılmaya başladıktan bir kaç yıl sonra Lambda’nın “interseksler vardır” lolipopları da onur yürüyüşünde belirmeye başladı ki bu da bizim açımızdan önemli ve hoş bir şeydi. Onur yürüyüşünde gey, lezbiyen, trans, biseksüel lolipoplarının, pankartlarının yanı sıra intersekslerin de adını görmek bir dönüm noktasıydı. Aynı zamanda Lambdaistanbul İnterseks Manifestosu’nu yayınlayarak bundan sonra mücadeleye LGBTİ çatısı altında devam edeceğini duyurdu, bugüne kadar “İ”nterseksi eksik bıraktığı için tüm interseks bireylerden özür diledi. Yola çıkarken lgbt’nin bir de “i”si var, “i” harfini getirmeye geldik demiştik, bunu başardığımızı artık her yerde görüyoruz. “LGBTİ” kısaltması o kadar yaygınlaştı ki homofobik yayınlarda bile artık “i”yi eksik etmiyorlar 🙂

Türkiye pratiğinde 3. dalganın en ilham verici örneklerinden biri olan Feministival’de de yoldaşlarımız sayesinde intersekslerin adının geçmesi feminist hareket ile birbirimizi kucaklamaya dair çok hoş bir gelişmeydi.

Medya görünürlüğü ve video çalışmamız

Bizim için göreceli küçük ama önemli zaferlerden biri de fotoğrafsız, çekine çekine de olsa Hürriyet, Cumhuriyet, Bianet gibi yayın organlarına verdiğimiz röportajlar oldu. Bu şekilde ilk kez daha geniş kitlelere ulaşma şansı bulduk. Bu yıl ise herşey çok daha farklı. Başka bir heyecan içindeyiz. Çünkü biz interseks aktivistleri artık öyle bir iki kişi değiliz, birbirimizi bulduk, hepimiz biraraya gelme, tanışma, hikayelerimizi birbirimizle paylaşma imkanı bulduk, arkadaş olduk, dost olduk. Artık bir iç dayanışma grubumuz var. En son geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz değerli trans aktivisti Aligül Arıkan’ı anma etkinliklerinde hep birlikte bir video hazırladık ve gösterimini yaptık. İlk kez böyle kamusal bir etkinlikte yüzlerimizi açtık, sesimizi duyurduk. Bu çok başka bir duyguydu.

Sırada bir arkadaşımızın kitap projesi ve daha bin bir türlü fikrimiz, planımız var. Umuyoruz ki önümüzdeki süreçte bir çocuğun interseks olduğu fark edildiğinde ailenin danışmak, dayanışmak için başvurabileceği bir örgütlenme haline geleceğiz. Belki bir doktor, psikolog, psikiyatrist interseks bir danışan gördüğünde destek için bize yönlendirecek. İnterseks bireylerin haklarını koruyan bir yasa çıkacak, interseks çocuklar artık rızaları olmadan ameliyat edilemeyecek. Bu noktaya gelmek için daha almamız gereken çok yol var biliyoruz ama umutluyuz. En büyük motivasyonumuz bizden sonraki nesile daha iyi şartlar sunabilmek, bizim yaşadığımız travmaları bundan sonra doğacak interseks çocukların yaşamadıklarını, mutlu ve engellenmeyen bireyler olabildiklerini görebilmek.

İnterseksüel Şalala Yazarları adına Belgin

İnterseksler sesleniyor: İzinsiz bedenime dokunma!

Bizlerle bir röportaj gerçekleştiren ve panelimize de katılan Hürriyet gazetesi muhabiri Zeynep Bilgehan‘a teşekkür ediyoruz. İntersekslerin sesinin daha geniş mecralarda yankılanmasını sağlayan, bu konuda katkısı olan herkese teşekkürler. 

Aşağıda paylaşacağımız röportaj http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/keyif/26788040.asp keyif adresinde, Hürriyet Gazetesi Kelebek ekinde 11 Temmuz 2014 tarihinde yayınlanmıştır.

int2

Aslında her 2000 doğumda bir vaka olarak ortaya çıkıyor. Fakat ancak LGBT hareketine eklenen ‘İ’ harfiyle daha görünür olan ‘interseksüel bireyler’e yapılan ‘normalleştirme’ ameliyatları tüm dünyada tartışma konusu. En son The Atlantic dergisinin gündeme taşıdığı izinsiz ameliyatlar interseks bireylerde büyük travmalara yol açabiliyor. Türkiye’deki interseks bireyler de haklarını savunmak için örgütleniyor.

İnterseksüalite, halk arasında ‘çift cinsiyetli’, tıp literatüründeyse son dönemlere kadar ‘hermafrodit’ denilen ve farklı genital organlar, üreme organları ve/veya farklı kromozomlara sahip insanları kapsayan biyolojik bir durum. Aslında dünyada her 2 bin doğumda bir interseks vaka görülüyor. Ancak yalnızca Türkiye’de değil dünyada görünürlükleri çok azdı. Son yıllardaysa interseks bireylere uygulanan ‘normalleştirme’ ameliyatları tartışılıyor. İnterseks bireyler ve aileleri kendi fikirleri alınmadan yapılan bu ameliyatlara karşı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu da, geçen yıl işkenceyle ilgili yayınlanan raporunda üye ülkeleri interseks bireylerin ‘zorla cinsel organ normalleştirme’ ameliyatı olmalarına imkan sağlayan yasaları kaldırmasını istedi.    Bu yazının devamını oku

Bir Söyleşi : Alanında Türkiye’nin en yetkin akademisyeni ile Transeksüellik , İnterseksüellik ve Türk tıbbının bu konudaki evrimi üzerine konuşulanlar

Öncellikle merhaba 🙂

       Biliyoruz uzun zamandan beri herhangi bir paylaşım yapmadık , hem kişisel meseleler hem de biraz üşengeçlik ve elimizde yeterli nüve olmamasından dolayı biraz arayı açtık ama çok sağlam olduğunu düşündüğümüz bir röportaj ile döndük. Röportajı T24 haber sitesinden Hazal Özvarış , Prof. Dr. Şahika Yüksel ile yapmış. Şahika Hanımın; cinsellik , cinsel psikoloji , cinsel kimlik ve cinsel yönelim konularında ne kadar önemli ve yetkin bir insan olduğunu , türk tıbbının bu konudaki gelişiminde çok önemli bir payı olduğunu hatta bir çok açıdan bir ilk olduğunu röportajı okuduğunuzda göreceksiniz. Röportaj temel olarak transseksüeller üzerine olsa da hep söylediğimiz gibi transseksüllere fiziksel ve ruhsal olarak en çok benzeyen ve yakın olan grup olarak interseksüelleri ve bu konuya merakı olanları da ilgilendiriyor. Zaten röportaj içerisinde sıklıkla interseksüel ifadesi de geçmekte. “İnterseks” sözcüğünün bile belli bir evrim süreci sonucunda artık tıp uzmanları tarafından kullanıldığını belirtmek gerek tıpkı “transseksüel” kelimesi gibi. 

     Röportajı okuduğunuzda yıllar öncesinde ve hâlâ,  transların ve intersekslerin toplumsal , çevresel ve ailevî açıdan nasıl zorluklarla karşılaştığını , bunun yanında  devletin saçma ve bilimsellikten uzak uygulamalarını ama yine de kör topal şekilde de olsa bu meselelerde yavaş yavaş olumlu gelişmeler yaşandığını göreceksiniz. Tabii ki bu ilerlemede Şahika Hoca gibi değerli insanların emeği ve payı büyük. Kendisine yıllar içindeki tüm çalışmalarından ve öncülük ettiği tüm gelişmelerden ve bunun yanında yeri geldiğinde kendisini de sorgulayarak kendisine de özeleştiriyle yaklaşmasından   ötürü çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca bir özel teşekkürü Sevgili Hazal Özvarış‘a da bir borç biliriz , yoğun gündem maddeleri arasında böyle görülmeyen, aslında görülmek istenmeyen önemli meselelere de eğildiği ve tanınırlığımıza, bilinirliğimize destek olduğu , sesimizi duyurduğu için…

Korkma, dinle, anla: Şahika Hoca transseksüelleri anlatıyor

“Bülent Abi.”

33 yıl önce ameliyat olmuş Bülent Ersoy’a ithafen kamuoyu önünde zaman zaman “yanlışlıkla” söylenen bu söz, Türkiye’nin tüketilemeyen magazin malzemelerinden biri. Bu haberleri okuyunca neredeyse bir refleks olarak yapılan kıkırdamayla cinayet arasında uzanan yolun ismi de transfobi.

Çoğunluğun ortaklaştığı bu fobi nedeniyle, kasten öldürmenin cezası müebbet hapisken öldürülen kişi transsa katilin şu iki cümleden birini söylemesi hakimlerin ceza indirimi vermesi için yeterli olabiliyor:

“Kadın sanmıştım.”

“Bana ters ilişki teklif etti!”

Böylece “serde erkeklik olduğu” söylenen hakim, muhtemelen hemcinsi olan katile “haksız tahrik” yapıldığına kanaat getiriyor ve Türkiye’nin bir Avrupa birinciliğini daha elinde tutması garantileniyor.

Sadece mahkeme salonunda değil, devletin izini bıraktığı her alanda yaşadıkları nefret, saldırı ve cinayetler nedeniyle 16-22 Haziran arasında yapılacak Trans Onur Haftası’nın teması “Faili Devlet.”

Gazetelere yansımayan ya da popüler programlarda konuşulmayan transların Türkiye’sini öğrenmek için Prof. Şahika Yüksel’i ziyaret ettik.

Prof. Dr. Şahika Yüksel

Yüksel’in 40 yılı aşkın kariyeri, Türkiye’nin hukuk ve sağlık alanında translara bakışına da mim koyuyor.

Meslektaşları transseksüelleri geri çevirirken farklı bir yol seçen Şahika Yüksel, doçent olduktan sonra, 1985’te İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gelen transseksüellerle görüşmeye başladı. İlkeleri yurt dışındaki meslektaşlarına danışarak öğrenen Yüksel, transseksüelliğin ameliyattan ibaret olmadığını, sürece bakımı da katarak gösterdi. 80’li yılların sonunda grup tedavisine başlayan Yüksel, çok geçmeden Anadolu’dan transseksüellerin kapısını çaldığı isim oldu.

Geçen sene emekliliğini isteyen Yüksel, İstanbul Psikososyal Travma Birimi’nin kurucu başkanı, Cinsel Eğitim, Tedavi, Araştırma Derneği’nin (CETAD) kurucu üyesi ve eski Türkiye Psikiyatri Derneği Başkanı olmanın yanı sıra Mor Çatı Sığınağı Vakfı ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın da kurucu üyelerinden.

1970’lerden 2010’lara uzanan deneyimleri alternatif bir tarihi de barındıran Şahika Yüksel’in T24’ün sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

1970’lerde cinsiyet değiştirme  ameliyatları nasıl yapılıyordu?

– LGBTİ sizin hayatınıza nasıl girdi?

Psikiyatriye 1972 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü’nde başladığım Türkiye’de gerek cinsellik, gerek cinsel sorunlara akademik alanda ilgi varsa bile örtülü idi. Dolayısıyla, bu konularda bilgisiz öğrencilerdik. Dünyada da cinsel tedavilerin yeni geliştiği bir devreydi. Gey ve lezbiyenleri 1968 hareketiyle duymaya başlamıştık. Ama o devrede ruh sağlığı ve sorunların hepsi benim için yeni idi. LGBT’lerle ilgilendiğimi hatırlamıyorum. Cinsel yönelim, cinsel kimlik değiştirme pek bilinen şeyler değildi. Ana akım içinde de, marjinalde de yoktu. İlk hatırladığım şey 1970’lerin sonunda Türkiye’de çok önemli bir estetik cerrahı olan Prof. Ali Nihat Mındıkoğlu. Cinsiyet değiştirme ameliyatları yapıyordu ama o sırada bu ameliyatların hangi ilkelerle, kimlere yapıldığı konularında netlik yoktu.

‘Uğur Dündar’ın programından sonra  üniversiteler translara kapıları kapadı’

– 1970’lerde “Ben cinsiyet değiştirmek istiyorum” diyen biri, parası da varsa, Mındıkoğlu’na gidip ameliyat olabiliyor muydu?

Bir piskiyatrist rapor veriyordu, ancak henüz ilkeler netleşmemişti. Ameliyata talip olanların tümü kendilerinin ne olduğunu bilen ve dönüşüme hazır kişiler değildi, aralarında muhtemelen eşcinseller de vardı. Uğur Dündar, Mındıkoğlu ile bir program yaptı. Ameliyatlardan bahsederken televizyon yayınına “Benim hayatımı mahvettin” diyen, Mındıkoğlu tarafından ameliyat olmuş bir kişi girdi. Bundan sonra Mındıkoğlu tıp camiasından dışlandı. Üniversitede öğretim üyesi olan Mındıkoğlu olayından sonra resmi bir karar olmasa da Türkiye çapında bu ameliyatlar uygun olmayan yerlerde, gizli yapılmaya başlandı. Çok zor ameliyatları yapabilen üniversiteler transseküellere kapıları kapamıştı. 1985’te transseksüellere görüşmeye başlayana kadar bu konuda konuşan tek hocam Prof. Metin Özek olmuştu.

1980 sonrasında ‘duvar’ ameliyatları

– Darbe dönemi ameliyatları nasıl etkiledi?

Bazı transseksüeller Eskişehir’e sürgün edilirken özellikle eğlence sektöründe çalışan erkeklere çok ağır baskı, işkence yapılıyor ve çalışmaları engelleniyordu. Bu devrede translara, heteroseksüel olmayanlara artan baskılar nedeniyle ameliyat olması gerekmeyen eşcinsel olan bazı kişilere duvar adı verilen bir ameliyat yapılmaya başlandı.

– Nedir “duvar”?

Daha çok Beyoğlu’ndaki eğlence sektöründe çalışan eşcinsel kişiler polis tarafından hoş görülmüyor ve iş yerleri de zarar görüyordu. O kişileri kadın gibi göstermek için penislerinin kesildiği bir ameliyat yapılıyordu.

– Yerine vajina yapılmıyor muydu?

Yapılmıyordu çünkü o insanların vajinaya ihtiyacı yoktu, erkeklerdi zaten. İnsanlar da hayatta kalabilmek için bu korkunç ameliyatı yapmak zorunda kaldılar. Nokta’da bu konu kahramanları ile röportajlar yayınlandı.

‘Transseksüeller hastanede istenmeyen gruptu’

– Hastaneler yerine merdiven altı diye tabir edilen yerlerde mi yapıldı bu “duvarlar”? Tıbbi sorun yaşatan doktorlar şikayet edilebildi mi?

O ameliyatlar kayıt altına alınmadıkları için enfeksiyon ve kayıplara ilişkin hiçbir hak iddia edemiyorlardı. Üstelik çok daha fazla para ödüyorlardı. Bu dönem cinsel kimlik ile cinsel yönelim arasındaki fark bilinmiyordu, ilgilenilmiyordu da. Birçok solcu grup da “devrimden sonraya kalacak” konulardan biri olarak gördüğü için ilgilenmiyordu. Ben de o dönem doçent oldum, kendi hastalarımı görmeye başladım ve transseksüeller de gelmeye başladı.

– Neden siz gördünüz?

Kimsenin istemediği bir gruptu, bense istiyordum. Ne yapılacağı bilinmeyen vakalara açıktım. İngiltere’de, o zamanlar çok yeni olan davranış psikoterapisi de öğrenmiştim, muhtemelen bu nedenle de genç arkadaşlar bana yolluyordu. Bu yazının devamını oku

LGBT “İ” /Türkiye’de İNTERSEKS Hareketini Başlatmanın İmkanları Üzerine

1231702_10151684587209285_1201149546_n

Avustralya ve Almanya ard arda doğum belgelerine üçüncü cinsiyet hanesi koyarken, interseks bireylerin haklarının geliştirilmesi ve saldırılardan korunmaları ile ilgili yasal düzenlemeler dünyada konuşulurken, ABD’de evlat edindikleri interseks çocuğun ebeveynleri çocuk yetişkin yaşa gelip rıza vermeden cerrahi müdahale edildiği için doktorlara dava açarak emsal teşkil ederken, Türkiye’de interseksler nerede?

Dolaptan çıkmaktan korkan ya da nereden başlayacağını bilemeyen interseks bireylere nasıl ulaşabiliriz?

Lambdaistanbul’da Türkiye’de interseks hareketini başlatmanın imkanları üzerine tartışıyoruz. Bugüne dek sesleri duyulmayan, adları telaffuz edilmeyen interseks bireyler görünmezlik perdesini yırtmak istiyor. Türkiye LGBT hareketi son bir kaç yıldır “İ” harfini de bünyesine katmaya daha yakın.

21 Eylül Cumartesi Saat 16:00’da interseks aktivisti Belgin İnan’ın katılımıyla yapacağımız toplantıda öncelikle interseks ile ilgili temel bilgilerimizi gözden geçireceğiz, ardından interseks örgütlenmesi için ne gibi yollar izlenebilir, nasıl daha çok interseks bireye ulaşılabilir ve dünyada interseks hareketinin şu anki durumu ve hareketteki yeni gelişmeler nedir başlıkları altında tartışacağız.

Not: Toplantının sonunda Lambdaistanbul’un hattâ Türkiye geneli tüm LGBTİ örgütlerinin imza koyabileceği bir interseks bireylere sahip çıkış ve çağrı metni de oluşturmayı umuyoruz.

https://www.facebook.com/events/420347414736469/

21 Eylül 2013 Cumartesi Saat 16.00

Lambda İstanbul Kültür Merkezi

İnterseks LGBTİ Sohbetler’de

http://lgbtsohbetler.blogspot.com/2013/09/lgbti-sohbetler-25-interseks-101.html Ali Arıkan ve Öner Ceylan bu hafta interseksi konuştu! İnterseksüel Şalala olarak LGBTİ Sohbetler’e sevgilerimizi ve teşekkürlerimizi gönderiyoruz 🙂

“Bu hafta da yepisyeni bir videoyla daha karşınızdayız, kabul buyrunuz efenim 🙂

Bu seferki konumuz, pek de bilinmeyen interseks meselesi. Halk arasında yanlış şekilde hermafrodit diye bilinen bu olguyu kısaca ele almaya çalıştık. Videonun adından da anlaşılacağı gibi bu yalnızca konuya bir giriş niteliğinde. İleride bu konuyu yeniden işlemek istiyoruz. Ayrıntılar için, videoda sözünü ettiğimiz şu bağlantılara başvurabilirsiniz:

İnterseks konusuyla ilgili türkçe derli toplu bir kaynak, interseksüel şalala:
https://intersexualshalala.wordpress.com

Bu da sitenin facebook sayfası:
https://www.facebook.com/interseksturkiye

İngilizce kaynaklar:
http://www.isna.org/

http://oiiinternational.com/

İnterseks konusunda yayınlanmış birkaç yazı

İnterseksler, rüyalar, enjektörler
https://intersexualshalala.wordpress.com/2012/05/24/interseksler-ruyalar-enjektorler/

Cinsiyet Coğrafyasının Tampon Bölgesi: Intersex
http://www.kaosgl.com/sayfa.php?id=4065

KaosGL. İnterseks: Toplumsal Cinsiyet Belirsizliği Hakkında Gerçekler
http://www.kaosgl.com/sayfa.php?id=4540

Lambdaistanbul Kültür Merkezi’nde geçen Nisan ayında yapılan söyleşinin özeti:
http://www.lambdaistanbul.org/s/yasam/lambdada-interseks-konusuldu/

Bu Cumartesi (21 Eylül 2013) LKM’de yapılacak olan interseks söyleşisinin duyurusu:
https://www.facebook.com/events/420347414736469/