İnterseksüel ŞaLaLa

cinsiyet ve cibilliyetin kaygan zemini

Tag Archives: onur haftası

“LGBT’ye İ eklenmesi bizim toplumdaki tek sesimiz oldu”

İstanbul LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks) Onur Haftası’nda interseks aktivistleri anlattı: “Benim ses tonum bu mu, bu! Bize yaratık muamelesi yapılmasın.”

interseks_paneli

Haber için Kaos GL’ye teşekkürler http://www.kaosgl.com/sayfa.php?id=16974

Cinsiyet yelpazesindeki çeşitliliğin bir utanç kaynağı olarak görülmesine karşı interseks aktivistleri dün gerçekleşen panelde kendi hikâyelerini anlattılar. Şerife ve Zeynep, görünürlük sıkıntısı yaşadıkları için yalnızca salondan çektiğimiz fotoğrafı paylaşıyoruz.

“Aileler ne istiyorsa bizi o kalıba sokuyorlar”

Şerife, köyde doğup büyümüş bir interseks. Kendisini “Köyde İnterseks Bir Çocuk Olmak” yazısından tanıyor olabilirsiniz. Ailelerin interseks çocuklarını bir yara gibi saklamaya çalıştıklarını söyleyen Şerife, zorunlu ameliyatlardan dem vuruyor:

“İnterseks çocuklar küçük yaşta doktorlara götürülüyor, neşterlerden geçiyor, zulüm… Cerrahî doktorlar acımasız. Bizim duygularımızı hiç bilmeden aileler ne istiyorsa bizi o kalıba sokmaya çalışıyorlar. Bu yazının devamını oku

Reklamlar

Panel: Türkiye’de İnterseks Olmak

Görüntü

26 Haziran Perşembe – 15:00 – 16:50

LGBT Hareketine eklenen “İ” nin ne olduğunu merak edenler, bilip de daha fazlasını öğrenmek isteyenler, bu panelde Bilim camiasında hermafrodit, halk arasında çiftcinsiyetli, erdişi, hünsa gibi isimlerle adlandırılan, biyolojik cinsiyet farklılıkları ile doğmuş interseks bireylerin ailede ve toplumda yaşadıkları zorlukları, hayat hikayelerini ve örgütlenme mücadelelerini dinleyeceğiz.

Moderatör: Rosi Da

Konuşmacılar: Zeynep, Şerife

Yer: Cezayir Apartmanı

– See more at: http://tr.prideistanbul.org/events/panel-turkiyede-interseks-olmak/#sthash.HX8BKdSM.dpuf

Bu cumartesi ( 27 Nisan ) saat 16.00’da Lambdaistanbul’da

8367_10151414814484285_1840572400_n

İNTERSEKS: Silahlı VE Tehlikeli

Birçoğu hayatında hiç Foucault okumadı, İngilizce bilenleri belki Judith Butler’ın bir Holywood ünlüsünün evinde uşak olduğunu sanıyor olabilirler, hiç ellerine bir pankart alıp meydanlarda bağırmadılar, yaşam alanları çoğunlukla ailelerinin arka odaları oldu, seksi bir isimleri var ama genelde seks yapacak partner bulamıyorlar ama ikili cinsiyet sisteminin, üremenin, ailenin temeline dinamit yerleştiriyorlar, cinsellik ve cinsiyetle ilgili bilinen herşeyi yıkıyorlar ve bunu bilinçli yapmıyorlar: Onlar interseks.

Silahları ise kromozomları ve belirsiz genital organları. Cinsiyetlerin kavşak noktası, tampon bölgesi, harikalar diyarı ve cehennemini yaşayan interseks bireyler hakkında ne biliyorsunuz? Neredeyse hiçbirşey.

27 Nisan 2013 Cumartesi saat 16:00’da Lambda Kültür Merkezi’nde gerçekleştireceğimiz bilgilendirme toplantısında interseks olmayı konuşuyoruz. Kendisi de interseks bir birey olan Belgin İnan interseksin ne olduğu ile ilgili temel bilgiler verecek, bunun yanı sıra kendi yaşamından hikayelerle bu durumun toplumda nasıl karşılandığına ayna tutacak ve gelen soruları yanıtlayacak.

Onur yürüyüşünde interseksler de vardı!

İnterseksler, İstanbul’daki 2012 onur yürüyüşünde “İnterseksler de vardır”, “İnterseks çocuk ameliyatlarına son” sloganları, intersexualshalala.wordpress.com adresi ve salyangoz simgesi içeren 5 adet döviz ile temsil edildi. Bize destek veren lgbt arkadaşlarla birlikte, dönüşümlü olarak dövizlerimizi taşıdık. Türkiye onur yürüyüşlerinde bu bir ilk oldu. İnsanlar durdurup “Meler oluyor? Çocuklara ne yapıyorlar?”, “İnterseks ne demek?” gibi sorular sordular.

Bu yazının devamını oku

Taşralı salyangozun daşı dorpağı altın şehirdeki onur yürüyüşü maceraları vesaire

* Yürüyüşte burukluk duyduğum tek şey intersekslerle ilgili herhangi bir pankart ya da slogan olmamasıydı. Ama bu biraz da benim plansızlığım, tembelliğim ve çekingenliğimden kaynaklandı. Bunlar bir kenara, onur yürüyüşü çok mutluluk verici, çok güzel bir deneyimdi benim için.

* İstanbul’a indiğim ilk gün, ilk saatlerde çok bocaladım. Etrafta o kadar çok insan, o kadar çok ses, o kadar çok görüntü, yani kısacası o kadar çok uyaran var ki… İnsan detayları algılayamıyor önce, baktığımı göremiyorum filan diye düşündüm bir süre. Çok yorucu. Kronik panik atağa yakalanmak için Taksim bire bir!

* Patricia Piccini’nin “Hold Me Close To Your Heart”, “Beni Bağrına Bas” isimli sergisini de gördüm. Yaşadığım dandik kasabada nah görürdüm böyle güzel sergiyi, çok yorucu, çok bilmemne ama İstanbul böyle de ufuk açan, dünyayı ayağına getiren bir yer işte. Sergideki en sevdiğim bir kaç işin fotosunu yazının arasına serpiştiriyorum bu uzun yazının paragrafları arasında fotolarla soluklanırsınız. Bu yazının devamını oku