İnterseksüel ŞaLaLa

cinsiyet ve cibilliyetin kaygan zemini

Tag Archives: çift cinsiyet

Dünya Sağlık Örgütü Trans ve İnterseks bireylerin zorla kısırlaştırılmalarını kınadı

346367-3-4-de05d

(http://www.gaystarnews.com/article/world-health-organization-condemns-forced-sterilization-trans-and-intersex-people020614)

Çeviri için Nilgün Uygun’a teşekkürler.

2 Haziran 2014 Andrew Potts

Dünya Sağlık Örgütü ile birlikte yarım düzine Birleşmiş Milletler grubu transgender ve interseks bireylerin ikili toplumsal cinsiyet kalıbına uydurmak amacıyla zorla kısırlaştırmalarıni kınadı.

Dünya Sağlık Örgütü (the WHO), UN Kadınlar, UN AİDS, UNİCEF, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ile bir araya gelerek çığır açıcı bir raporla transgender ve interseks bireylerin zorla kısırlaştırılmalarını kınadı.

“Kurumlarası Rapor: Zorla, baskı ya da başka yollarla istem dışı kısırlaştırmalara son verilmesi” başlıklı rapor küresel bazda bugüne kadar transgender ve interseks bireylerin invazif (invasive) bir cerrahi müdaheleye maruz kalmadan benimsedikleri cinsiyetle tanınmalarını destekleyen en güçlü bildiri. Bildiri 30 Mayıs tarihinde yayınlandı.

Rapor isteğe bağlı kısırlaştırmanın dünyanın pek çok yerinde kullanılan önemli bir doğum kontrol yöntemi olduğunu kaydederken bireyin rızası dışında ya da insanların hükümetlerin kriterlerine bağlı olarak baskı ile yönlendirildikleri kısırlaştırmaları kınıyor.

Raporda “Kısırlaştırma bireyler ve çiftler doğurganlıklarını kontrol edebilmeleri açısından önemli bir seçenek ve kısırlaştırma dünyada en fazla kullanılan doğum kontrol yöntemlerinden birisi” deniyor.

Bu yazının devamını oku

Bir Söyleşi : Alanında Türkiye’nin en yetkin akademisyeni ile Transeksüellik , İnterseksüellik ve Türk tıbbının bu konudaki evrimi üzerine konuşulanlar

Öncellikle merhaba :)

       Biliyoruz uzun zamandan beri herhangi bir paylaşım yapmadık , hem kişisel meseleler hem de biraz üşengeçlik ve elimizde yeterli nüve olmamasından dolayı biraz arayı açtık ama çok sağlam olduğunu düşündüğümüz bir röportaj ile döndük. Röportajı T24 haber sitesinden Hazal Özvarış , Prof. Dr. Şahika Yüksel ile yapmış. Şahika Hanımın; cinsellik , cinsel psikoloji , cinsel kimlik ve cinsel yönelim konularında ne kadar önemli ve yetkin bir insan olduğunu , türk tıbbının bu konudaki gelişiminde çok önemli bir payı olduğunu hatta bir çok açıdan bir ilk olduğunu röportajı okuduğunuzda göreceksiniz. Röportaj temel olarak transseksüeller üzerine olsa da hep söylediğimiz gibi transseksüllere fiziksel ve ruhsal olarak en çok benzeyen ve yakın olan grup olarak interseksüelleri ve bu konuya merakı olanları da ilgilendiriyor. Zaten röportaj içerisinde sıklıkla interseksüel ifadesi de geçmekte. “İnterseks” sözcüğünün bile belli bir evrim süreci sonucunda artık tıp uzmanları tarafından kullanıldığını belirtmek gerek tıpkı “transseksüel” kelimesi gibi. 

     Röportajı okuduğunuzda yıllar öncesinde ve hâlâ,  transların ve intersekslerin toplumsal , çevresel ve ailevî açıdan nasıl zorluklarla karşılaştığını , bunun yanında  devletin saçma ve bilimsellikten uzak uygulamalarını ama yine de kör topal şekilde de olsa bu meselelerde yavaş yavaş olumlu gelişmeler yaşandığını göreceksiniz. Tabii ki bu ilerlemede Şahika Hoca gibi değerli insanların emeği ve payı büyük. Kendisine yıllar içindeki tüm çalışmalarından ve öncülük ettiği tüm gelişmelerden ve bunun yanında yeri geldiğinde kendisini de sorgulayarak kendisine de özeleştiriyle yaklaşmasından   ötürü çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca bir özel teşekkürü Sevgili Hazal Özvarış‘a da bir borç biliriz , yoğun gündem maddeleri arasında böyle görülmeyen, aslında görülmek istenmeyen önemli meselelere de eğildiği ve tanınırlığımıza, bilinirliğimize destek olduğu , sesimizi duyurduğu için…

Korkma, dinle, anla: Şahika Hoca transseksüelleri anlatıyor

“Bülent Abi.”

33 yıl önce ameliyat olmuş Bülent Ersoy’a ithafen kamuoyu önünde zaman zaman “yanlışlıkla” söylenen bu söz, Türkiye’nin tüketilemeyen magazin malzemelerinden biri. Bu haberleri okuyunca neredeyse bir refleks olarak yapılan kıkırdamayla cinayet arasında uzanan yolun ismi de transfobi.

Çoğunluğun ortaklaştığı bu fobi nedeniyle, kasten öldürmenin cezası müebbet hapisken öldürülen kişi transsa katilin şu iki cümleden birini söylemesi hakimlerin ceza indirimi vermesi için yeterli olabiliyor:

“Kadın sanmıştım.”

“Bana ters ilişki teklif etti!”

Böylece “serde erkeklik olduğu” söylenen hakim, muhtemelen hemcinsi olan katile “haksız tahrik” yapıldığına kanaat getiriyor ve Türkiye’nin bir Avrupa birinciliğini daha elinde tutması garantileniyor.

Sadece mahkeme salonunda değil, devletin izini bıraktığı her alanda yaşadıkları nefret, saldırı ve cinayetler nedeniyle 16-22 Haziran arasında yapılacak Trans Onur Haftası’nın teması “Faili Devlet.”

Gazetelere yansımayan ya da popüler programlarda konuşulmayan transların Türkiye’sini öğrenmek için Prof. Şahika Yüksel’i ziyaret ettik.

Prof. Dr. Şahika Yüksel

Yüksel’in 40 yılı aşkın kariyeri, Türkiye’nin hukuk ve sağlık alanında translara bakışına da mim koyuyor.

Meslektaşları transseksüelleri geri çevirirken farklı bir yol seçen Şahika Yüksel, doçent olduktan sonra, 1985’te İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gelen transseksüellerle görüşmeye başladı. İlkeleri yurt dışındaki meslektaşlarına danışarak öğrenen Yüksel, transseksüelliğin ameliyattan ibaret olmadığını, sürece bakımı da katarak gösterdi. 80’li yılların sonunda grup tedavisine başlayan Yüksel, çok geçmeden Anadolu’dan transseksüellerin kapısını çaldığı isim oldu.

Geçen sene emekliliğini isteyen Yüksel, İstanbul Psikososyal Travma Birimi’nin kurucu başkanı, Cinsel Eğitim, Tedavi, Araştırma Derneği’nin (CETAD) kurucu üyesi ve eski Türkiye Psikiyatri Derneği Başkanı olmanın yanı sıra Mor Çatı Sığınağı Vakfı ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın da kurucu üyelerinden.

1970’lerden 2010’lara uzanan deneyimleri alternatif bir tarihi de barındıran Şahika Yüksel’in T24’ün sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

1970’lerde cinsiyet değiştirme  ameliyatları nasıl yapılıyordu?

- LGBTİ sizin hayatınıza nasıl girdi?

Psikiyatriye 1972 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü’nde başladığım Türkiye’de gerek cinsellik, gerek cinsel sorunlara akademik alanda ilgi varsa bile örtülü idi. Dolayısıyla, bu konularda bilgisiz öğrencilerdik. Dünyada da cinsel tedavilerin yeni geliştiği bir devreydi. Gey ve lezbiyenleri 1968 hareketiyle duymaya başlamıştık. Ama o devrede ruh sağlığı ve sorunların hepsi benim için yeni idi. LGBT’lerle ilgilendiğimi hatırlamıyorum. Cinsel yönelim, cinsel kimlik değiştirme pek bilinen şeyler değildi. Ana akım içinde de, marjinalde de yoktu. İlk hatırladığım şey 1970’lerin sonunda Türkiye’de çok önemli bir estetik cerrahı olan Prof. Ali Nihat Mındıkoğlu. Cinsiyet değiştirme ameliyatları yapıyordu ama o sırada bu ameliyatların hangi ilkelerle, kimlere yapıldığı konularında netlik yoktu.

‘Uğur Dündar’ın programından sonra  üniversiteler translara kapıları kapadı’

- 1970’lerde “Ben cinsiyet değiştirmek istiyorum” diyen biri, parası da varsa, Mındıkoğlu’na gidip ameliyat olabiliyor muydu?

Bir piskiyatrist rapor veriyordu, ancak henüz ilkeler netleşmemişti. Ameliyata talip olanların tümü kendilerinin ne olduğunu bilen ve dönüşüme hazır kişiler değildi, aralarında muhtemelen eşcinseller de vardı. Uğur Dündar, Mındıkoğlu ile bir program yaptı. Ameliyatlardan bahsederken televizyon yayınına “Benim hayatımı mahvettin” diyen, Mındıkoğlu tarafından ameliyat olmuş bir kişi girdi. Bundan sonra Mındıkoğlu tıp camiasından dışlandı. Üniversitede öğretim üyesi olan Mındıkoğlu olayından sonra resmi bir karar olmasa da Türkiye çapında bu ameliyatlar uygun olmayan yerlerde, gizli yapılmaya başlandı. Çok zor ameliyatları yapabilen üniversiteler transseküellere kapıları kapamıştı. 1985’te transseksüellere görüşmeye başlayana kadar bu konuda konuşan tek hocam Prof. Metin Özek olmuştu.

1980 sonrasında ‘duvar’ ameliyatları

- Darbe dönemi ameliyatları nasıl etkiledi?

Bazı transseksüeller Eskişehir’e sürgün edilirken özellikle eğlence sektöründe çalışan erkeklere çok ağır baskı, işkence yapılıyor ve çalışmaları engelleniyordu. Bu devrede translara, heteroseksüel olmayanlara artan baskılar nedeniyle ameliyat olması gerekmeyen eşcinsel olan bazı kişilere duvar adı verilen bir ameliyat yapılmaya başlandı.

- Nedir “duvar”?

Daha çok Beyoğlu’ndaki eğlence sektöründe çalışan eşcinsel kişiler polis tarafından hoş görülmüyor ve iş yerleri de zarar görüyordu. O kişileri kadın gibi göstermek için penislerinin kesildiği bir ameliyat yapılıyordu.

- Yerine vajina yapılmıyor muydu?

Yapılmıyordu çünkü o insanların vajinaya ihtiyacı yoktu, erkeklerdi zaten. İnsanlar da hayatta kalabilmek için bu korkunç ameliyatı yapmak zorunda kaldılar. Nokta’da bu konu kahramanları ile röportajlar yayınlandı.

‘Transseksüeller hastanede istenmeyen gruptu’

- Hastaneler yerine merdiven altı diye tabir edilen yerlerde mi yapıldı bu “duvarlar”? Tıbbi sorun yaşatan doktorlar şikayet edilebildi mi?

O ameliyatlar kayıt altına alınmadıkları için enfeksiyon ve kayıplara ilişkin hiçbir hak iddia edemiyorlardı. Üstelik çok daha fazla para ödüyorlardı. Bu dönem cinsel kimlik ile cinsel yönelim arasındaki fark bilinmiyordu, ilgilenilmiyordu da. Birçok solcu grup da “devrimden sonraya kalacak” konulardan biri olarak gördüğü için ilgilenmiyordu. Ben de o dönem doçent oldum, kendi hastalarımı görmeye başladım ve transseksüeller de gelmeye başladı.

- Neden siz gördünüz?

Kimsenin istemediği bir gruptu, bense istiyordum. Ne yapılacağı bilinmeyen vakalara açıktım. İngiltere’de, o zamanlar çok yeni olan davranış psikoterapisi de öğrenmiştim, muhtemelen bu nedenle de genç arkadaşlar bana yolluyordu. Bu yazının devamını oku

Lİ Anatolia navin û li gundek tirkiye Nêremo bûn tiştek çawa ye hûn dizanin?

Köyde İnterseks Bir Çocuk Olmak başlıklı yazının Kürtçe çevirisidir.

Tirkî: http://intersexualshalala.wordpress.com/2013/10/01/koyde-interseks-bir-cocuk-olmak/

12go51wh3 (1)Lİ Anatolia navin û li gundek tirkiye Nêremo bûn tiştek çawa ye hûn dizanin? Wan êşan ez dizanim navlêkirin dema ji dayikê dihat pirsin axkirina wê. Zorakek ew dem qet tirki nizanibu ji min guhdarbikin.

Ew dem ez pênç an ji şeş salî bûm. jinê gundê me dayika min, min bi zorê dirêj kirin û wek ku bijişkbin nav piyê min cihê mehremi et a min dinêrtin û şirove dikirin ew dem qire qire dikir, ez digiriyam. jina ji hevre dıgot: Binêr cihê wî diyar e . Ewê vekin inşallah bi izna xweda, dayika mİn ji digot: Amin inşallah û dilxwaziya xwe dani ziman.

Sala 1978 ande demsala biharê bû. Ji perçek laşê xwe êdi ez ditirsiyam min digot ew der tiştek xirab e. Di navbera mêjiye min û ew herema min de têkiliyek xirap destpê kiribu. Êdi ez bi rojan ji piran ditirsiyam. Jinepir min bidiya min xwe vedişêra. Ji ber ez zexm û xortbüm, di listikande zarokande serkefti derdiketim. Serkeftina min zarokan aciz dikir, dema aciz dibûn gotine xirap ji min re digotin. Ez Ji ber nêremobûm bi kurdi derheqê nasnameya minde bin av lêkirina dijûn dikirin. Ew gotinên wan min din û hardikir. Ez dibaziyam û diçûm malê ji dayika xwere digot: Zarok ji min re wiha dibejên. Dayika min ji nifira dikir û digot: Bila qurbana te bibin. Carna ji bi wan re şer dikir.

Bu yazının devamını oku

Hristiyan, ev hanımı ve interseks

ls4

Kaynak: http://morganguyton.us/2013/10/05/testimony-of-a-happily-married-intersex-eunuch-lianne-simons-story/#more-8045

Çeviri için LGBTI News Turkey‘e teşekkürler

Mutlu bir evliliği olan interseks bir hadımın beyanı

[Bu ziyaretçi yazısı Lianne Simon’dan geliyor. Cinsel belirsizlikle doğan ve 18 yaşına kadar erkek olarak yetiştirilen bir kadın. Takip edecek bir yazı ile sizden gelecek sorulara cevap vermeyi önerdi. Saygılı ve münasip olacağınıza güveniyorum.]

Bir Hristiyan, bir ev hanımı ve bir yazarım. Ayrıca cinsel belirsizlikle sonuçlanan bir durumum var. İnterseks; tipik erkek ya da kadın cinsiyetinden bir şekilde farklı olmakla sonuçlanan birçok farklı tıbbi durum için kullanılan şemsiye bir terim. Teknik detaylarla sizi boğmaktansa birkaç örnek vereceğim.

16 yaşında bir kızınız var diyelim. Cinsel gelişimi normal, iki küçük problem dışında – henüz adet görmedi ve hiç kasık kılı yok. Dolayısıyla onu bir uzmana gönderiyorsunuz ve onda Androjen Duyarsızlığı Sendromu olduğu ortaya çıkıyor. XY kromozomlarına sahip, fakat X kromozomundaki bir mutasyon sebebiyle vücudu erkek hormonlarıyla ne yapacağını bilemiyor. Bir vajinası ve klitorisi var fakat abdomeninde yumurtalıklar ve rahim yerine testisleri var.

Yeni doğmuş bir bebeğiniz var diyelim. İlk bakışta bir oğlan gibi gözüküyor, fakat doktorlar emin olmak için bazı testler yapmaları gerektiğini söylüyorlar. Ve çocuğunuzda Konjenital Adrenal Hiperplazi olduğu ortaya çıkıyor. XX bebeklerde belirsiz üreme organlarına sebep olan en yaygın neden. Tıbbi bir aciliyet ve de hayat boyu sürecek bir sorun. Hayatta kalabilmek için steroit kullanması gerekecek. Herhangi bir yaralanma ya da tıbbi işlem bir krize dönüşebilir. Doktorlar üzerinizde çocuğun jenital bölgesini kadınsılaştırmak üzere baskı kuruyorlar. Fakat daha biraz önce bu çocuklar için ameliyatın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsetmişlerdi. Jenital bölgesindeki bu estetik ameliyat, cinsel fonksiyona zarar verebilir.

Fallusunu bu kadar büyük yapan hormonlar şimdi beynini etkiliyor. Cinsiyeti ile ilgili bir şüphesi yok, fakat bir tomboy ve hayatı boyunca tipik olarak erkeksi ilgi alanları oldu. Diğer kızlardan hoşlanıyor olmak dahil.

Belirsiz üreme organlarına sahip yeni doğmuş bir bebeğiniz var diyelim. Bir testisi ve bir yumurtalığı var. Durumun adı Karışık Gonadal Disgenezi. Doktorlar size yapılacak en iyi şeyin çocuğun jenital bölgesini kadınsılaştırmak ve onu bir kız olarak yetiştirmek olduğunu söylüyorlar. Uzman olan onlar, dolayısıyla kabul ediyorsunuz. Çocuğun eşey organlarını alıyorlar, klitorisini kesiyorlar ve vajinal kanal yaratmak için deri grefti kullanıyorlar.

3-4 yaşlarına geldiğinde ise çocuğunuz bir oğlan olduğunda ısrar etmeye başlıyor. En az bir testisle doğan ve testosterona bağışık olmayan çoğu çocuk oğlandır. Ve siz doktorların onu hadım etmelerine ve üreme organlarını kesmelerine izin verdiniz çünkü çok küçüktü ve şekli doğru değildi.

Doktorlar kızınızın ona yapılandan asla haberdar olmamasını ve size onun cinsiyetinden şüphe etmemeniz gerektiğini söylediler. Çocuğunuzun tek bildiği: vücuduyla ilgili o kadar utanç verici bir şey var ki, bu konuda onunla konuşamıyorsunuz bile.

Bu yazının devamını oku

Lambda’da interseks konuşuldu

27 Nisan 2013 Cumartesi saat 16.00’da Lambdaistanbul’da gerçekleştirilen “İnterseks: Silahlı ve Tehlikeli” başlıklı toplantı tıp camiası dışında Türkiye’de Türkçe gerçekleştirilen interseks konulu ilk etkinlik oldu. 2011 Onur Haftası’nda Arjantinli trans aktivist Mauro Cabral’ın interseks ve tabu üzerine yaptığı sunumdan beri Türkiye LGBT hareketi ilk kez interseks konulu bir toplantıya ev sahipliği yaptı. İnterseks aktivistleri Evrim Bal ve Belgin İnan’ın hazırladıkları toplantıda konuşmayı Belgin İnan gerçekleştirdi. Toplantıda interseks üzerine fikir yürütmelerin yanı sıra interseks ve lgbt hareketlerinin hangi noktalardan işbirliği içerisine girebileceği sorgulandı ve Türkiye LGBT hareketinin interseksin “İ”sini de sahiplenmesinin vakti geldiği üzerinde hemfikir kalındı. Lambda gönüllüleri bundan sonra LGBTİ kısaltmasını kullanmaya dikkat edeceklerini, bunda geç bile kalındığını dile getirdi.

Bu yazının devamını oku

Bu cumartesi ( 27 Nisan ) saat 16.00’da Lambdaistanbul’da

8367_10151414814484285_1840572400_n

İNTERSEKS: Silahlı VE Tehlikeli

Birçoğu hayatında hiç Foucault okumadı, İngilizce bilenleri belki Judith Butler’ın bir Holywood ünlüsünün evinde uşak olduğunu sanıyor olabilirler, hiç ellerine bir pankart alıp meydanlarda bağırmadılar, yaşam alanları çoğunlukla ailelerinin arka odaları oldu, seksi bir isimleri var ama genelde seks yapacak partner bulamıyorlar ama ikili cinsiyet sisteminin, üremenin, ailenin temeline dinamit yerleştiriyorlar, cinsellik ve cinsiyetle ilgili bilinen herşeyi yıkıyorlar ve bunu bilinçli yapmıyorlar: Onlar interseks.

Silahları ise kromozomları ve belirsiz genital organları. Cinsiyetlerin kavşak noktası, tampon bölgesi, harikalar diyarı ve cehennemini yaşayan interseks bireyler hakkında ne biliyorsunuz? Neredeyse hiçbirşey.

27 Nisan 2013 Cumartesi saat 16:00’da Lambda Kültür Merkezi’nde gerçekleştireceğimiz bilgilendirme toplantısında interseks olmayı konuşuyoruz. Kendisi de interseks bir birey olan Belgin İnan interseksin ne olduğu ile ilgili temel bilgiler verecek, bunun yanı sıra kendi yaşamından hikayelerle bu durumun toplumda nasıl karşılandığına ayna tutacak ve gelen soruları yanıtlayacak.

İnterseks durumları

tttt

  • 5-alpha reductase deficiency
  • Androgen Insensitivity Syndrome (AIS)
  • Aphallia
  • Clitoromegaly (large clitoris)
  • Congenital Adrenal Hyperplasia (CAH)
  • gonadal dysgenesis (partial & complete)
  • hypospadias
  • Klinefelter Syndrome
  • micropenis
  • mosaicism involving “sex” chromosomes
  • MRKH (Mullerian agenesis; vaginal agenesis; congenital absence of vagina)
  • ovo-testes (formerly called “true hermaphroditism”)
  • Partial Androgen Insensitivity Syndrome (PAIS)
  • Progestin Induced Virilization
  • Swyer Syndrome
  • Turner Syndrome

Bu yazının devamını oku

İnterseks Vaka Çalışmaları

http://www.cosmosmagazine.com/features/intersex-case-studies/ adresinden Aligül Arıkan tarafından çevrilmiştir.

İnterseks Vaka çalışmaları

David Salt ve Zoe Brain

Batı dünyası cinsiyeti iki kategoriye ayırır. Gerçekte ise cinsiyet bir spektrumdur. Neden toplum ve hatta bilim bu insanların erkek ve kadın arasında bir yerlerde olduklarını anlamakta bu kadar zorlanır?

66857_271147656353178_1070282979_n (1)HERCULINE BARBIN (HERCULINE BARBARIN)

Doğumunda kadın cinsiyeti atanmış, skandal yaratan aşk ilişkisi ve sağlık muayenesinden sonra cinsiyeti erkek olarak tekrar atanan 19. yüzyılda yaşamış Fransız hermafrodittir.

Hayatına bir hermafrodit, dini bütün bir kız olarak Katolik yetimhanesinde başladı. Sınıf arkadaşlarının olgunlaşan bedenleriyle büyülenmiş bir şaşkın olarak ergenliğe girdi, sonra da okul müdiresinin tutkulu aşkı oldu. Bu aşk ilişkisi ortaya çıktıktan sonra erkek kategorisine sokuldu.

30 yaşında, yalnız ve kimsesizdi. 1868’de Paris’te bir çatı katında intihar etti. Etkili ve güzel, erotik hatıralarını Michel Foucault Fransa Kamu Sağlığı Bölümü arşivlerinde buldu. Barbin’in ölümünden önce ve sonraki vücudunu tarifleyen tıbbi grafiklerle birlikte yayınlandı. Bu yazının devamını oku

“Hadım edilmek gibi”

(İsmini vermemize gerek görmeyen mutevazı bir okuyucumuzun çevirisiyle… Alman Die Zeit gazetesinde çıkan röportajın aslı şu adreste: http://www.zeit.de/2012/03/M-Intersex-Streitgespraech/seite-1)

Bazı çocuklar dünyaya açıkça kız ya da açıkça erkek olarak gelmiyor; interseksüel olarak geliyorlar. Çoğunlukla erken yaşlarda ameliyat ediliyorlar. Eleştirenlere göre bu bir insan hakları ihlâli. Bir münakaşa…

Lucie Veith (55), İnterseksüel İnsanlar derneğini yönetiyor. Yönetim sekreterliği yapıyor und serbest sanatçı olarak çalışıyor. Olaf Hiort ise (50), hormon rahatsızlıkları konusunda uzman, Lübeck pediyatri profesörü. Büyük araştırma projesi EuroDSD‘yi (Cinsel gelişim bozuklukları) koordine ediyor ve DSD/İnterseksüalite ağının sözcüsü.

Bu yazının devamını oku

İnterseksler, rüyalar, enjektörler

Pembe Hayat’ın Lubunya adlı dergisinde çıkan yazım…

Yıllardan beri rüyalarıma giren bir imge var. İğne ve enjektör. Bazen ben Filistinli bir militan oluyorum, annem İsrail askeri oluyor, başıma iğne vuruyor. Bazen ben iki kişi oluyorum, bir kadın, bir erkek. Erkek olan ben kadın olana iğne yapıyor, sarı bir ilaç var enjektörde. Bazen bir gemide gidiyoruz, bir adam koluma iğne yapıyor, ben kıpırdayamıyorum, bir yatağa hapsolmuşum.

14 yaşımda başlamıştı ne olduğunu bilmediğim iğnelerle maceram. Yaşıtlarım gibi regl olamıyordum. Kapı kapı doktorları, tıp fakültelerini gezdiriyordu bana ailem. Sonra o içlerinde sarı, koyu bir sıvının olduğu enjektörler geldi işte. Her seferinde ağlıyordum. Acıdan değil. Enjekte edilen ilacın ne olduğunu bilmek istediğimden de değil. Neden ağlıyordum halâ bilmiyorum. Sanırım sadece o sarı sıvının sözüm ona gerekliliği sinirimi bozuyordu, çevremde başka kimse ücra bir takım eczanelerden zar zor bulunmuş, piyasadan kalkmış iğneler vurulmuyordu. Kendimi yalnız hissediyordum. Dünyada bir tek ben diğerleri gibi olabilmek için tadilattan geçirilmek zorundaydım. Bunu kimsenin söylediği ya da benim kendime anlattığım da yoktu, söylemiyordum ama yalnız ve yabancı olduğuma dair uyku sersemi bir farkındalık sırıtıyordu bana dipten. Bu yazının devamını oku

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 936 takipçiye katılın